Site tools



Sevginizi Ertelemeyin
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Aşk ve Evlilik - Aşk

Sevginizi Ertelemeyin

Onu ilk kez orta 2 de görmüştüm. Gerçekten çok güzeldi. Dümdüz saçları, ela gözleri vardı. İçimde acayip birşey hissetmiştim. Ama o bana sadece bakmıştı. Benim sanki dünyam yıkılmıştı. Sonraki günler gene okulda onu görüyordum. Ama o bana sadece bakıyordu. Onu düşünerek bütün yılı geçirmiştim.

 

Son sınıftaydım. Okulun ilk günüydü. Herkes birbiriyle selamlaşıyordu. Ben biraz geç gitmiştim. Zaten okulun ilk günüydü. Gene onu görmüştüm. Çok güzeldi. Daha bir güzel olmuştu. Sanki bütün bir yaz, güzellik merkezinde geçirmiş gibiydi. Koridorda yürürken herkes ona bakıyordu. O an “allahım!! Ne kadar güzel bir kız…!!!!!!” Diye geçirdim içimden. Ama biliyordum, böyle bir kız benimle beraber olmazdı. Sınıfı benimkinin hemen yanıydı. Arkadaşlarımı görme bahanesiyle sınıflarına girerdim. Amacım onu daha çok görmekti. Ogün birçok kez onunla göz göze gelmiştim. Ama o hep başka taraflara bakıyordu. Benimse sanki dünyam yıkılıyordu. O akşam eve gittim. Gece hep onu düşündüm. Kendi kendime: “ben ne yapıyorum!!” Dedim. Muhakkak beraber olduğu biri vardır diye geçiriyordum içimden. Unutmaya çalışıyordum. Ama hep onu düşünüyordum. Hergün gözgöze bakışmalarla sömestr gelmişti. Kafama koymuştum. Tatilden sonra muhakkak onunla tanışacaktım. Ve bu hayalimle yarıyıl tatiline girmiştim.

 

Nihayet tatil bitmişti. 15 gün bana 15 asır gibi gelmişti.bir gün kantinde tek başıma otururken yanıma geldi. Ben şaşkınlıktan hiçbirşey yapamamıştım. O dünya güzeli kız neden yanıma gelmişti diye kendi kendime sorarken, bana : “geçen gün için sizden özür dilerim. “ dedi. Ve uzun uzun gözlerimin içine baktı. Gözlerimin içine bakarken yüreğimde bir sıcaklık hissettim. Ama heyecanımdan hiçbirşey söyleyemedim. Ve yanımdan kalktı gitti. Hiçbirşey anlamamıştım. Neden özür diledi. Ve neden gözlerimin taa içine uzun uzun bakmıştı.

 

Artık karar vermiştim. Onunla ne pahasına olursa olsun tanışacaktım. Birgün okul çıkışında gözlerim onu aradı. Ve en sonunda onu gördüm. Hemde yanlızdı. İşte fırsat diye geçirdim içimden ve ona doğru yürümeye başladım. Yanına vardığımda bana baktı ve gene uzun uzun gözlerimin içine baktı. O an nasıl yaptım hala bilmiyorum ama ona : “ sizinle konuşabilirmiyiz??” Dedim. Bir an bir suskunluk oldu. Ve “olabilir!” Dedi. Sanki dünyalar benim olmuştu. Uzun zamandır hoşlandığım kızla tanışma imkanı bulmuştum. Okulumuzun hemen yanında park vardı. Oraya doğru yürümeye başladık. Ama hiçbirşey konuşmuyorduk. En sonunda parka varmıştık. O oturmuştu ben ayaktaydım. “benimle ne konuşmak istiyorsunuz?” Dedi. Bende bütün cesaretimi toplayarak: “sınıflarımız yanyana… sizin sınıfta hemen herkesi tanıyorum. Siz hariç.. Sizinlede tanışmak istemiştim de.” Demiştim. Oda “biliyorum. Hemen her teneffüs bizim sınıftasınız.” Dedi. Heyecanım giderek azalıyordu. Ama kalbim deli gibi atıyordu. Sonra : “b!

En rıdvan” dedim elimi uzatarak. “bende arzu!!!” Dedi. Tokalaştık. Arzu dedim içimden. “efendim” dedi. Sadece bakışıyorduk. Bir an “elleriniz titriyor!!” Diye bir ses duydum. Özür dilerim dedim. Ellerimiz ayrılırken dualar ediyordum. Bu an hiç bitmesin diye. “yarın daha çok vaktimiz olur. Eve geç kaldım!!” Dedi. Ben sadece bakakalmıştım. Ayrılırken gene bana baktı ve güldü. Ama bu seferki bir başka gülüştü. Kalbim deli gibi atıyordu. Sabahı iple çekiyordum. O gün zar zor uyumuştum.

 

Daha sonraki günlerde onunla kantine inip muhabbet ettik. Bazen sınıflarına gittiğimde onunla konuşan erkek gördümmü ters ters bakardım o çocuklara. Onun hiçbir erkekle beraber olmasına tahammül edemiyordum. Onu herkesten kıskanıyordum. Hemen her teneffüs beraberdik. O da bundan rahatsız gibi görünmüyordu. Samimiyetimiz bayağı ilerlemişti. En sonunda kafama koydum. Ona soracaktım. Beraber olduğu biri varmı. Eğer beraber olduğu biri yoksa, acaba beni kabul edermi??? Evet bunu yapacaktım...

 

Son hafta “tatilde ne yapacaksın” diye sordum arzu’ya. “memlekete gideceğiz” dedi. Ben sanki yıkılmıştım. “yani izmir’emi gidiyorsunuz” diyebildim. Başını öne eğerek “evet!!!” Dedi. Bir an durdum ve “sen gelene kadar seni bekleyeceğim!!!” Dedim. Bana baktı ve güldü. Gözlerine baktım sanki ışıl ışıl parlıyordu. Ve aniden boynuma sarıldı. Sanki “beni bırakma !!” Der gibiydi. O an kalbimde bir sıcaklık hissettim. Ağlamamak için kendimi zor tuttum. Sonra “hadi git….. Ne olur çabuk dön!!” Dedim. Ve gitti.

 

Okul bitti. Tatile girdik. Ben hep onu düşünüyordum. Geceleyin sokaklarda boş boş dolaşıp onu hayal ediyordum. Eve geç gidiyordum. Bu aralar evlede aram açılmaya başlamıştı. Onun yanındayken birkaç saniye gibi geçen saatler, artık asırlar gibi geliyordu. Onu çok özlüyordum. Acaba oda beni özlüyormu diye içimdende geçiriyordum. Hergün dualar ediyordum. Onun yüzünü biran önce görmek için. En sonunda dualarım kabul olmuştu. Okulların açılmasına bir ay kala istanbula gelmişti. Telefon çaldığında bakmıştım. Arayan oydu. Sesini hemen tanıdım. “ben geldim.. Beni hala bekliyormusun?” Diye sordu bana. “evet. Hemde dualar ederek bekliyorum” dedim. Okulun önünde buluşalım dedi. Tamam dediğim gibi dışarı çıktım. Yürümüyor sevincimden koşuyordum. Okula vardığımda ter içinde kalmıştım. Onu beklemeye başladım. Ve onu köşeden dönerken gördüğümde gözlerime inanamadım. 2 ay boyunca göremediğim, uğruna dualar ettiğim kız bana gülümseyerek geliyordu. Bende ona doğru yürümeye başladım. En sonund!

A beraber olmuştuk. “hoşgeldin” dedim, oda “hoşbulduk” dedi. Gözlerim dolmuştu. “seni çok özledim arzu” dedim ve boynuna sarıldım. Öyle bir sarıldım ki 2 ayın hıncını çıkartıyordum adeta. Oda bana sarılıyordu. Sonra gözlerimiz buluştu. “senin en çok neyini özledim biliyormusun!!! Ela gözlerini ve en çok da gülüşünü” dedim. Bir an bakakaldı. Sana birşey söyleyeceğim dedi. Ailem liseyi bakırköyde okumama izin verdi. Bu lafı duyunca sanki dünyalar benim olmuştu. Sevdiğim kızla aynı yerde liseyi okuyacaktım.

 

Birbirimizin telefonlarını aldık ve onun hangi liseye kayıt olacağını öğrendim. Kendimi de o liseye kayıt ettirdim. Okulun ilk günüydü. Onu kapının önünde bekleyeme başladım. En sonunda görünmüştü. Ama yanında bir erkek vardı. O an dünyam başıma yıkılmıştı. Sevdiğim kızın yanında bir erkek vardı. Hemde bayağı büyük biriydi. Bu bana çok koymuştu. Ben bunları düşünürken o beni gördü koşarak yanıma geldi. “merhaba” dedi. Ben sadece gözlerine bakıyordum. Cevap vermediğimi görünce “ne oldu” dedi. “kim o çocuk” dedim. Şakayla karışık “yoksa kıskandınmı?” Dedi. Bayağı sinirlenmiştim. O da bunu anlayınca o benim abim. Okulun ilk günü beni bırakmaya geldi. Nasıl bir okul olduğunu annemlere söyleyecek dedi. Ben “oh be “ dedim. “neden oh be dedin” diye sordu bana. “hiiiç” dedim. Gözlerimin içine baktı. Sanki bana birşeyler anlatmak istiyordu. Sonra “arzu” diye bir ses duydum. İkimizde aynı yöne bakınca abisinin yanımıza geldiğini gördüm. Hadi gir içeri dedi. O da tamam dedi. Abisi bana!

Bir baktı. Sonra çekti gitti. Ben çok mutluydum. Çünkü sevdiğim kızla aynı okuldaydım.

 

Bir hafta sonra arzu’ ya “seninle birşey konuşacağım.” Dedim. “ne hakkında” diye sordu. “özel birşey” dedim. Gözleri parlayarak “tamam” dedi. “cumartesi okulun önüne gel orda buluşup biryerlere gidip konuşuruz” dedim. O da olur dedi. Bu sefer bütün cesaretimi toplayıp bu kıza onu deliler gibi sevdiğimi söyleyeceğim. Diye içimden geçiriyordum. Cuma günü arzu birini getirdi yanında. Ben arkadaşı sanmıştım. Sizi tanışatırayım dedi. Kızın adı fulyaymış. Arzu’ nun yeğeniymiş. Aynı okulda olmasının bir sebebi de oymuş. Ailesi bir akrabası yanında olursa daha iyi olur demiş.

 

Ertesi gün erkenden kalktım güzelce giyinip okulun yolunu tuttum. Okulun önünde beklemeye başladım. Köşeyi döndüğünü görünce şok olmuştum. Harika giyinmişti. “ne kadar güzel!!” Diye geçirdim içimden. Yanıma geldi “merhaba” dedi. “bugün çok güzelsin” dedim. Yanakları kıpkırmızı oldu. Başını önüne eğip “teşekkür ederim!!” Dedi. İleride bir café var oraya gidelim dedim. Olur dedi. Kafeye vardığımızda birşeyler söyledik. Ve konuşmaya başladık. “benimle ne konuşmak istiyorsun?” Diye sordu arzu. “bir kızdan hoşlanıyorum. Ama ona bir türlü açılamıyorum. Bana yardım edermisin?” Dedim. Ben bunları söyledikten sonra gözleri dolmuştu. Ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Gözlerimin içine bakarak “o kızı tanıyormuyum?” Diye sordu. “evet!!! Hemde çok yakından tanıyorsun..” Diye cevap verdim gözlerinin taa içine bakarak. Sanki daha bi yıkılmıştı. Ama bilmiyorduki hoşlandığım kız oydu. “sence ne yapmalıyım?”

Diye sordum ona. İçinden ne geliyorsa onu yap dedi. “ben duygularımı kolay kolay anlatamam..” Dedim. “sen bilirsin.” “artık beni eve götür!!!” Dedi. “neden! Ne olduki ?” Diye sordum. “başım ağrıyor!” Diye karşılık verdi. Peki deyip onu evine kadar götürdüm. Eve gidene kadar yolda hiç konuşmadık. Evinin önüne gelince gözlerimin içine baktı. İçim sızlamıştı o bakışlar karşısında. Boynuma sarılıp kulağımın içine birşeyler söyledi. Ama anlamamıştım. Tekrar söylermisin dedim. Boşver dedi yüzüme bakmadan apartmanın içine girdi. Sanırım ağlıyordu. Sanırım onu üzmüştüm. Hayatta tek değer verdiğim insanı ağlatmıştım. Bu bende tarif edilemez bir acıya sebep olmuştu. Ondan sonraki günler benimle pek konuşmamaya başlamıştı. Onu her gördüğümde bir yerlere dalıp gidiyordu. Bir hafta sonra “arzu neyin var!!! Kaç gündür benimle fazla konuşmuyorsun..” Diye sordum. Oda bana “o hoşlandığın kızla seni yanlız bırakıyorum ya!! Daha ne istiyorsun!!” Dedi. Sinirli sinirli bakarak. Beni okul çıkışın!

Da eski okulumuzun ordaki parkta bekle. Sana o kızın kim olduğunu söyleyeceğim dedim. Başını öne eğerek “olur beklerim!!” Dedi. Okul çıkışını iple çekiyordum. Çok ama çok heyecanlıydım. Ve sonunda zil çalmıştı. Okulun kapısından çıkarken “allahım bana güç ver!!” Diye dualar ettim. Parkın önüne gelip beklemeye başladım. Bir kaç dakika sonra yanıma geldi. “hadi söyle!!” Dedi. “sana daha öncede söylemiştim…. Ben duygularımı, içimdekileri kolay kolay dile getiren biri değilim. “ dedim. Gözlerinin taa içine bakarak. “hoşlandığım kızın en çok neyini beğeniyorum biliyormusun"”diye sordum. Gözlerimin içine bakarak “söyle!!” Dedi. Gözlerimi kapatıp ve bütün cesaretimi toplayıp

“ela gözlerini!!!!! Ve en çok da gülüşünü!!!!” Dedim. Sonra gözlerimi açtım. Rahat bir dakika sadece bakıştık. Sonra boynuma sarıldı. Ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Kulağıma “bende!” Dedi. O kız kim anladınmı? Diye sordum. Başını salladı. Sonra yüzüme bakarak tekrar “bende!” Dedi. Ve koşarak evine gitti. Hiç kıpırdayamıyordum. Sanki donup kalmıştım. “allahım sana şükürler olsun!!” Diye defalarca içimden geçirdim. En sonunda benimde artık bir sevdiğim var. Diyordum. Heyecanımdan kalbim deli gibi atıyordu. O hoşlandığım kız, uğruna dualar ettiğim kız. O da benden hoşlanıyormuş. Bunu bildikçe sevincim bir kat daha artıyordu. Sonra o parktan taa eve kadar yürüyerek geldim. Akşam yattığımda ne kadar yorulduğumu anladım. Sabahleyin kalkar kalkmaz kahvaltı bile yapmadan okula gittim. Sınıflarına gittim daha gelmemişti. Çok iyi dedim içimden. Onu karşılarım. Dedim içimden.. 10 dakika sonra koridorun ucunda görünmüştü. Sanki bana daha bir başka gözüküyordu. Daha bir güzelleşmiş g!

İbiydi. Koca okulda sadece koridorda yürüyen arzu, birde ona bakan ben vardım sanki. Hiçkimseyi gözüm görmüyordu. Koridorda yürürken sadece o bana bende ona bakıyordum. Yanıma geldi “merhaba” dedi. Kekeleyerek “merhaba” diyebildim. “kantine gidelimmi “ diye sordu. “tabiki” dedim. Kantine vardığımızda kimseler yoktu. Kantinin ortasında durdu, bana döndü, resmen ağlamak üzereydi. Boynuma sarılıp “ne olur beni bırakma!!” Dedi. O anki duyguyu anlatamam. Hani derler ya yaşanmadan anlamazsın, gerçektende öyle birşeydi. Ağlayarak cevap verdim. “hiçbir zaman!!” Dedim. Sonra bana daha bi sıkı sarılmaya başladı. Rahat bir dakika boyunca birbirimize sarılmıştık. Sonra gözlerimiz birbirimize baktı ikimizde ağlıyorduk. “biliyorum!! Duygularını dile getiremiyorsun.. Ama inan sendeki duyguların aynısını bende sana hissediyorum… söylemesende biliyorum… beni deli gibi seviyorsun… bunu hissedebiliyorum..” Dedi. Ben sadece kafamı öne eğip “evet!!” Diyebildim. Neden bilmiyorum ama söyleyemiyord!

Um. Onu deliler gibi sevdiğimi uğruna canımı verebileceğimi bağıra bağıra söylemek istiyordum, ama yapamıyordum. Bütün bir yıl boyunca hep beraber dolaştık. Hafta sonlarını ve teneffüsleri iple çekiyordum. Onu daha fazla görebilmek amacıyla.

 

Yıl sonu yaklaşıyordu. Okulun kapanmasına yaklaştıkça daha bir hüzünleniyordu. Bir gün “neden son günlerde hüzünleniyorsun?” Diye sordum. “biliyorsun!! Tatillerde hep memlekete gidiyoruz. Senden ayrılmak beni mahvediyor. Onun için üzülüyorum.” Dedi. Biliyordum. Her yaz memlekete giderlerdi. Ve bu beni daha bir üzerdi. “ne olur gitme!! Hiç olmazsa bu yaz istanbul da kal” dedim ağlayarak. “ağlama!!! Sen ağladıkça ben dayanamıyorum. Çok üzülüyorum.” Diyordu. “benim içinde çok zor geçecek. Sensiz 2 koca ay” dedi. Ve sonunda okullar kapandı. Giderken onu son bir kez daha görmek için evlerine gittim. Kapıda babasının arabası vardı. Evet gidiyorlardı. Az sonra hepsi birden kapıdan çıktılar. Annesi, babası, abisi ve en sonunda arzu.. Herkes arabaya bindi. Arzu tam binerken kendimi gösterdim. Ağlayarak ona baktım sanki o da ağlıyordu. “ne olur beni bırakma!! Gitmeme izin verme” der gibiydi. Araba çalıştı. Sanki, deliler gibi sevdiğim kızı elimden zorla alıyorlar, götürüyorlar gibiydi!

. Gitmişti. 2 ay boyunca onu göremeyecek, onunla olamayacaktım. Her gece dualar ediyordum. Sokaklarda boş boş dolaşıyordum. Onu düşünüyordum. “keşke yanımda olsa” diyordum.

 

Birgün telefon çaldı. Arayan arzu’ ydu. Hatrımı sormak için aramış. “yakında geleceğim.!!! Seni çok özledim.” Dedi. “bende!!” Diye cevap verdim. “beni düşünüyormusun?” Diye sordu. “her gün her saat “ dedim. “dinle o zaman” dedi. “beni yanında istiyorsan, geceleri ay’ a bak beni düşün.... Eğer kalbinde bir sıcaklık hissedersen, anlaki bende seni,,, ay’ a bakıp düşünüyorumdur…” dedi. Ben ağlamaya başladım. Beni, benden fazla seven biri vardı diye geçirdim içimden. “tamam!! Canım” dedim. Sonra telefonu kapattı. O akşam onun dediğini yaptım. Aya baktım onu düşündüm 10-15 dakika sonra bir kalbimde sıcaklık hissettim. “allahım!! Sen ne büyüksün!” Dedim içimden. Gerçektende kalbimde onu hissettim. Ne olur çabuk gel dedim aya bakarak.

 

Aradan bir ay geçti. Tekrar telefon çaldı. Arayan gene arzu’ydu. “istanbula geldim. Teyzemlerdeyim. Bir saat sonra okulun önünde buluşalım canım “ dedi. “tamam” dedim. En güzel kıyafetlerimi giydim. Eee kolaymı? Sevdiğim kız uzaktan geliyor. O kadar çok heyecanlıydım ki. Hemen okulun önüne gittim. Daha 20 dakika vardı. Onu beklerken her dakika bir ömür gibi geliyordu bana. En sonunda görmüştüm onu. 2 aydır göremediğim sadece kalbimde hissettiğim kız, bana doğru geliyordu. Bende ona doğru koşmaya başladım. Yan yana geldiğimizde “hoşgeldin “ dedim. Ağlamaya başladım. Ve sonra öyle bir sarıldım ki, bütün özlemimi sanki ondan çıkarıyordum. “seni çok özledim canım!!” Diyordum. “bende!!!” Dedi. Hep o bana bende! Derdi. Sonra “gel!!! Seni teyzemle tanıştıracağım” dedi. Teyzesinin evine doğru yola koyulduk. Eve vardığımızda teyzesini gördüm. Koltuğa oturdum. Arzu’ da yanıma oturdu. Teyzesi “bu o çocuk mu?” Diye sordu. Arzu’ da utanarak “evet!!” Dedi. Teyzesi “bahsettiğin kadar varmı!

Ş kız “ dedi. Bir ara gülüştüler. Ben hiçbirşey anlamamıştım bu konuşmadan ama onların gülmesi benimde hoşuma gitmişti. Bütün gün teyzesinde oturduk. Muhabbet ettik. Teyzesi beni sevmişti. Ayrılırken kapının önünde ben ayakkabılarımı giyerken teyzesi ve arzu beni izliyordu. Ben hoşçakalın diyecekken teyzesi “ben sizi yanlız bırakayım ?” Dedi gülerekten. Sanki aklımı okumuştu. “teyzen çok iyi biri….

Ne olur kendine dikkat et.!!!!!!!” Dedim ve ona doya doya sarıldım. O da “güle güle” dedi. Onu çok seviyordum. Oda bunu biliyordu. Ama bunu bir türlü söyleyemiyordum. Okullar açılana kadar hergün onunla beraberdim. O yanımdayken zaman hiç geçmesin, o anlar hiç bitmesin istiyordum.

 

Okullar açıldığında gene beraberdik. Sınıflarımız gene yanyanaydı. Her teneffüs onu görmek için yanına giderdim. Her yanına gidişimde, ayrı bir heyecan vardı yüreğimde. Kalbim onun yanındayken deli gibi atardı. Eğer ben onu üzmüşsem, yanlız kaldığımız bir anda bana masum masum bakar, ben ne olduğunu anlar nedenini bile sormadan “özür dilerim! “ derdim.. Bütün yıl boyunca hep böyle geçti. Derslerim zayıfmış artık hiç umrumda bile değildi. Onunla beraberken dünyayı tanımıyordum. Yıl sonunda onun doğum günü vardı. Ona söz vermiştim. Okulların kapandığı hafta onu bir yere götürecektim ve doğum gününü orda beraber kutlayacaktık. Hafta sonu arzu’yla beraber yola koyulduk. Akşam saat 10’da teyzesinden zor izin almıştım. Doya doya 2 saatim vardı. Onunla sahile gittik. Bir demet kırmızı gül almıştım. O gün hava biraz bozuktu. Çiçeği arzu ‘ya verdim. Biraz yürüdükten sonra bir bankta yanyana oturduk. Bana “kırmızı gülün ne anlama geldiğini biliyormusun?” Diye sordu. Başımı evet anlamı!

Nda salladım. “söyle o zaman“ dedi. Gözlerine baktım, sanki o iki kelimeyi ona söylemem için bana yalvarıyordu. “ayağa kalk” dedim. Onu karşıma aldım ve bütün cesaretimi toplamaya çalışıyordum. Gözlerimi kapadım. “hadi söyle” diyordu. Söylemiyor adeta yalvarıyordu. “arzu” dedim. “evet !!! Devam et !” Dedi. “ben se………” dedim ve burnuma bir yağmur damlası geldi. Sonra bir tane daha, bir tane daha. Ve yağmur başlamıştı. O an onun gözlerine baktığımda sanki “ne olur durma!!!! Söyle !” Diyordu. Ama benim bütün cesaretim kırılmıştı. O yağmur beni mahvetmişti. Yağmur o anki bütün büyüyü bozmuştu. Sonra o bana ben ona bakarak gülmeye başladık. Yağmur deli gibi yağıyordu. Birden onun gözlerine baktım. Gülmeyi bırakmış sadece bakışıyorduk. “nereye gidersen git yanında olacağım!!!!!!!!!

O iki kelimeyi söyleyemesende!!!!” Dedi. Gözlerimin taa içine bakarak. Ondan sonra bir sarıldı ki……. O an hiç bitmesin istedim. Islanmaya başlamıştık. Seni evine götüreyim dedim. Eve kadar yürüdük. Hiç durmadan çiçeklere bakıyordu. “benim güzellerim!!” Diyordu. Eve geldik. İyi geceler dedim. Ve ona sarıldım. Onu eve bıraktıktan sonra sokaklarda, o yağmurlu caddelerde dolaşmaya başladım. O kadar mutluydum ki. Her ne kadar söyleyemesemde, bir sevdiğim vardı. Hemde benim onu sevdiğim kadar. Ve o kötü an gene gelmişti. Her yaz olduğu gibi gene memlekete gidiyorlardı. Onu uğurlamaya gidecektim. Ama o izin vermedi. “senin ağlamana dayanamıyorum.. Seni üzmek istemiyorum.” Dedi. Onun yanında ağlamamı hiç istemezdi. Ve gitti. Ben gene o boş sokaklarda deli gibi onu düşünüyordum. Her gün aya bakıyordum. Onu düşünüyordum.

 

Ama bu sefer tatil sanki daha bi erken bitmişti. Gene okul açılmıştı. Onu gene görmüştüm. Okulun koridorunda yürürken bana öyle bir bakıyordu ki…… anlatamam. Yanıma geldiğinde “hoşgeldin…. Canım!!” Dedim. “hoşbulduk!!” Dedi. Bütün bir yılı onunla beraber geçirdim. Okulun kapanmasına 2-3 ay kala “üniversite sınavına girecekmisin?” Diye sordum. Evet dedi. “peki istanbul içini kazanabilirmisin?” Dedim. “bilmiyorum….. Ama sanmam… istanbul içi çok puan….. O kadar puanı alamam” dedi. Bende “ o zaman sende, açıköğretimi yaz” dedim. Olur dedi. “ama sende bir yere gitme olurmu. Sensiz ben buralarda ne yaparım” dedi. “seni hiçbir zaman bırakmayacağım..” Dedim. Okul kapanmıştı. Sınav günü gelmişti. Onu aradım. “inşallah kalbindeki yeri kazanırsın” dedim . “kazandım bile……. Çünkü kalbimde sen varsın!!! “ dedi.. Ben o an müthiş derecede sevinmiştim. Sonra sınava girdim. Sınavda dualar ediyordum. Arzu yanımda olsun diye. Ama onun benim yanımda olması için benimde istanbul içinde bir yere !

Puan tutturmam lazımdı. Ve bunları düşünerek sınavdan çıkmıştım. Sınavdan sonra hemen arzuyu aradım. Nasıl geçti diye sordum. “çok iyi…. Seninki nasıldı” diye sordu. Benimkide iyiydi dedi. O sene tatile gitmemişti. Bütün yaz beraberdik sınav sonuçları açıklanınca kendi kazandığım yere baktığımda şok olmuştum. Boğaziçi gibi bir yeri tutturmuştum. Bu mutlu haberi hemen arzuya ilettim. O da çok sevindi. Sen nereyi kazandın diye sordum. “ilk tercihim açıköğretimdi…. Orayı kazandım..” Deyince dünyalar benim olmuştu. Bir ara ailesinin yanına gitti. Bir hafta kadar sonra geri geldi. Onlarıda çok özledim. Onun için gittim dedi. En sonunda ben üniversiteye yazıldım. İlk gün beraber gittik. Kantindeki manzara çok güzeldi. Köprünün bir kısmı gözüküyordu. Deniz ayaklarının altındaydı. Kantinde çevreme baktım. Her kesimden insan vardı. “ne kadar özgür bir yer değil mi?” Diye sordum. Gözlerimin içine öyle bir baktıki “ne oldu? Niye öyle bakıyorsun” dedim. “ben sana bir isim takmıştım… dem!

İn onu söyledin?” Dedi. “neymiş o isim” diye sordum. “başbaşa kaldığımız bir zaman söylerim.” Dedi. “peki “ dedim.

 

Yarıyıl tatili yaklaşırken arkadaşlarımla kantinde konuşurken biri “yaa… harçlarada baya zam yaptılar bee” dedi. Ben şaşırmıştım. Daha bir açıklayıcı olmasını istedim. Çok para istiyorlarmış. Zaten benim babam harcın bir kısmını zar zor vermişti. Bu kadar parayı kesinlikle bulamazdı. Hemen rehber öğretmenin yanına gittim. Herşeyi anlattım hocaya. Hoca “derslerin nasıl diye sordu…” diye sordu. “pek iyi değil” dedim. Biraz daha konuştuktan sonra benim babamın bu parayı bulamayacağını söyleyerek birazda kızarak kaydımı sildirdim. Üniversite hayatım tamamen bitmişti. Canım çok sıkılıyordu. Ama arzu hep yanımda oldu. Bu durumu hemen atlattım. Bir ay sonra arzu telefon etti. Ağlayarak “ne olur yanıma gel!!” Dedi. Ben şok olmuştum. Telefonu kapattığım gibi teyzesinin evine gittim. Kapıyı çalar çalmaz açtı. Beni karşısında görünce daha çok ağlamaya başladı. Onu salona kadar götürdüm. “ne oldu kızım.. Anlatsana” dedim. “biliyorsun.. Babamı işten kovmuşlardı.... Kaç aydır iş arıyor.. !

En sonunda burda yapamıyacağımızı, izmirdeki akrabalardan birinin iş teklifi yaptığını söyledi… baba gitmeyelim dedim ama o beni dinlemedi. 2 gün sonra izmire taşınıyoruz..” Dedikten sonra hüngür hüngür ağlayarak boynuma sarıldı. Ben bu sözleri duyunca şok oldum. Dayanamayıp bende ağladım. “sen ağlama.. Ben senin ağlamana dayanamıyorum. “ dedi. Salonun ortasında konuşmadan öylece duvarlara bakıyordum. “peki ne yapacağız” dedim. “bilmiyorum. “ dedi. Ben felaket derecede üzülmüştüm. Sevdiğim kız bu sefer gerçekten gidiyordu. Hemde dönmemecesine. Bir ara o bana baktı ve gülmeye başladı. “neden gülüyorsun” dedim. “sen benim en çok neyimi seviyordun” diye cevap verdi. Sonra bende gülmeye başladım. “seni ağlarken görmek beni kahrediyor.. Lütfen ağlama” dedi. Sonra bende ne demek istediğini anladım. Gözlerine baktım ağlamamak için kendini zor tutuyordu. O bana ben ona bakıyorduk. İkimizde biliyorduk 2 gün sonra ayrılacağız. Sonra birden “hani sen ünivertedeki ilk günümde bana birşe!

Y söylemiştin hatırladınmı” diye sordum. “hiç unutmadım ki “ dedi. “neydi bana taktığın o isim “ dedim. Elini kalbime koydu ve gözlerimin içine bakarak “özgür adam” dedi. Ben donmuştum. Ama kalbimde öyle bir sıcaklık hissettim ki anlatamam. “neden…….. “ diyecektimki elini ağzıma götürüp susmamı söyledi. “sen sokaklarda beni düşünürken ben seni rüyalarımda görüyordum. Sokaklarda dolaşıp beni düşünüyordun. Bunu sadece özgür bir adam yapar.” Dedi. O an içimden “işte gerçek sevgi bu olmalı “ dedim. O gün onlarda kaldım sabahleyin kalktığımızda telefon çaldı. Arayan babasıydı. Hemen eve gelmesini istedi. Onu istemiyerek de olsa evine götürdüm. Ona sordum “nereden saat kaçta gidiyorsunuz.” Cevap vermedi. “senin ağlamana dayanamıyorum. “ dedi. “akşama son kez buluşalım”dedim. Kafasını evet anlamında salladı.

 

Onu bıraktıktan 1-2 saat sonra yağmur yağmaya başladı. Akşam olunca evinin önünde onu beklemeye başladım. Onu çağırdım. Aşağıya geldi. “biraz yürüyelim” dedim. “ama bu yağmurda…. Ya hasta olursan ben ne yaparım” dedi. “sana birşey söyleyeceğim.” Dedim. Gözlerinin taa içine bakarak. Gözlerinin içi parlamıştı bir anda “hadi yürüyelim !!! “ dedi. Yağmur altında koca sokakta yürümeye başladık. Bir kaç adımdan sonra bana döndü. “ne olur söyle!! Artık o iki kelimeyi duymak istiyorum!!!” Dedi. Anlamıştı sanırım. Bu sefer söyleyecektim. Gözlerimi kapattım. “söyle!! Ne olur söyle!!” Diyordu. “seni s……” dedim ve arzu diye kalın birsesle irkildim. Camdan babası çağırıyordu. Arzuda bana usul usul bakarak evine gitti. O koca caddede sadece o ve ben vardık. O bana bakarak eve giderken, ben ona elimi uzatmış “ne olur gitme…. Beni bırakma!!!!!” Diyordum. Apartmana girerken bana son bir kez baktı ve güldü. Ben kaderime isyan ediyordum. Sevdiğim kıza bir kez olsun onu deliler gibi sevdiğimi s!

Öyleyemedim diye. Sevdiğim kızı elimden alıyorlar diye. Kalbim çok acıyordu. Onsuz ne yapacağımı düşünüyordum. Ertesi gün erkenden kalktım. Evlerinin önüne gittim. Ama camlarında perde yoktu. Apartmana koşarak girdim. Kapı açıktı eve girdim hiçbir eşya yoktu. Bütün odalar bomboştu. “siz kimsiniz” diye bir sesle irkildim. “ben arzunun bir arkadaşıyım. Onu ziyarete geldim “ dedim. “onlar taşındılar.. Bir daha istanbula belkide hiç gelmeyecekler. Ben onların komşusuyum. Sen galiba o çocuksun.” Dedi yaşlı teyze. “hangi çocuk” diye sordum. “bazen arzu’ yu evde görürdüm. Çok nadiren… onu her gördüğümde kendi duvarına bakıp dalardı.. Gözleri dolardı.. Sanırım birini düşünüyordu… delikanlı,,,,, bizde genç olduk.. Bizde bu duyguları yaşadık…. Allah sana yardım etsin!!!” Dedi ve gitti. Ben hemen onun odasına gittim. Ve duvarına baktım. Baktığım gibi gözlerim doldu. Bir kalp resmi vardı. Çok ufaktı. Ama benim için çok büyüktü. Kalbin içinde birşeyler yazıyordu. Yaklaşıp baktığımda kalb!

İmde bir sıcaklık hissettim. Kalbin içinde “özgür adam” yazıyordu. Gözlerim dolmuştu. O bana böyle bir isim takmıştı. Demek duvara bakıp beni düşünüyordu. Diye geçirdim içimden. Ne yapacağımı bilmiyordum. Gene sokaklarda boş boş dolaşıyordum. Ama bu seferki bir başkaydı. İçimde kötü bir his vardı. Sanki bir şey olacakmış gibi bir his vardı içimde.

 

Aradan 4 gün geçti. O gün 2 marttı. Akşam uyuyamamıştım. Geceleyin hava biraz bozuktu. Gökyüzüne bakıp ayı aradım. Ama bulamadım. Uykuya dalar gibi oldum. Kalbimde çok büyük bir acıyla uyandım. Kalbim çok acıyordu. O an aklıma arzu geldi. Acaba ne oldu diye düşünürken, aklıma gökyüzü geldi. Orda ayı aradım. Bir kaç dakika sonra görmüştüm. Hemde bütün ihtişamıyla duruyordu. Bembeyazdı. Onu düşünürken gene kalbimde bir acı hissettim. Tam o anda ayın yanından bir yıldız kaydı. 10 saniye boyunca o yıldızın kayışını izledim. İzlerkende kalbim acıyordu. Yıldız kaydı. Kalbimin acısıda durdu. “acaba ne oldu” dedim içimden. Ertesi günler içimde bir huzursuzluk vardı. Aşağı yukarı 2 hafta olmuştu. Ama arzu hala aramamıştı. 9 mart günü telefon çaldı. Arayan fulyaydı. Sesi ağlamaklıydı. “rıdvan” dedi. “ben şu an izmirdeyim. Arzu ve babası trafik kazasında öldü…. Murat abimde komadan yeni çıktı… ne olur metin ol” dedi. Ben yıkılmıştım. Telefonu kapattım. Yere diz çöktüm. “allahım!!!! Ned!

En ben ?” Dedim. Kendi kendime bir söz söyledim; “kaybetmeye mahkum bir adamsın!!” Kısaca kmba derdim. Dışarı çıktım. Sahil kenarına gittim. Ağlamamak için acayip çaba sarfediyordum. Çünkü o benim ağlamamı istemezdi. Sahile vardım. Kimse yoktu. Deniz acayip dalgalıydı. “hayır ya !!! Neden ben ya neden!!!” Bağırmaya başladım. En sonunda dayamayıp ağladım. Gözümden bir yaş damladı. Kalbimde bir sıcaklık hissettim. Sanki bana ağlama diyordu. Ama ben kendimi tutamıyordum. Deliler gibi ağlıyordum. Şimdi ne yapacağım diyordum kendi kendime. O akşam deli gibi yağmur yağıyordu. O yağmurlu sokaklarda, o soğuk caddelerde ben tek başıma ağlayarak dolaşıyordum. Ağlamam hiç durmuyordu. Hep onu düşünüyordum. Birkaç gün sonra gene fulya aradı. “ne olur ağlama.. Biliyorsun!! O senin ağlamanı hiç istemezdi.” Dedi. “peki “ dedim. Bana telefonda herşeyi anlattı. Kazanın nasıl olduğunu. Kimin hatalı olduğunu. Ondan mezarlığın adresini aldım. Sonra hemen bir işe başladım. Amacım para bulup bir a!

N önce mezarlığa gitmekti. Kafama koymuştum, mezarlığın yanına gittiğimde birşey yapacaktım. Hala düşünüyorum.....

 

Yapsammı........ Yapmasammı.......

 

Hiçbirşey için beklemeyin çünkü ne zaman öleceğinizi bilmiyorsunuz

Sevginizi ertelemeyin çünkü kimi seveceğinizi bilmiyorsunuz

Yaşam insana verilmiş en büyük hediyedir...

 

Aşk

Sevginizi Ertelemeyin

 

Aramalar: aşk, sevgi, sevginizi, ertelemeyin, aşkınız, aşkım, sevgim, sevgili, aşk öyküleri, aşk hikayeleri, aşkla ilgili, aşk nedir Aşk

 


Aşk ve Evlilik


 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Paylaş

Share |

SAĞLIK