Site tools



İLK BİLGİSAYAR
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Bilgisayar - Donanım - Yazılım


İLK BİLGİSAYAR

Bilgisayar tarihçesine bir göz atarsak, bilgisayar fikrinin çok eskilere dayanmadığını görürüz. Daha 1830'larda Charles Babbage (1792-1871) fark makinesini ve ardından analitik makineyi yapmasıyla hesaplama işlerinin elektro mekanik araçlara yaptırılması ve sonuçların elde edilmesi görüşü doğmuştu. Charles Babbage yaptığı bu makineler ile başarılı sonuçlar elde edememesine rağmen, bilgisayarların temelinin onun tarafından atıldığı kabul edilmektedir.

 

1850 yılında George Boole kendi adıyla anılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri sistemini bularak, bilgisayarların gelişimi üzerinde önemli rol oynamıştır.

 

1890'da Herman Hollerith tarafından, delikli kartlarla bilgilerin yüklenebildiği ve bu bilgiler üzerinde toplama işlemlerinin yapılabildiği bir elektro mekanik araç geliştirdi. Bu hesaplayıcı ABD’nin 1890 nüfus sayımında başarılı biçimde kullanıldı.

 

İlk analog bilgisayar 1931 yılında Vannevar Bush tarafından gerçekleştirildi. Buna karşılık, ilk sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939'da New York’taki Bell Laboratuvarında üretti. Stibiz ikili sistemi bu makinaya uygulayarak komplex sayılarla aritmetik işlemler yapılmasını sağladı.

 

Bilgisayarlar konusunda en önemli ve hızlı gelişmelerin 2. Dünya Savaşından sonra başladığı görülüyor. Haward Aitken IBM ile işbirliği yapmak suretiyle 1944'de MARK I’i tamamladı. Bu bilgisayar küçük kapasiteli olmasına rağmen o günün koşullarında büyük bir başarı olarak kabul edildi. MARK I’e bilgiler delikli kartlarla veriliyor ve sonuçlar yine delikli kartlarla alınıyordu.

 

Bir grup bilim adamı tarafından 1945'de ENIAC isimli bir bilgisayar yapıldı. ENIAC askeri amaçlar için geliştirildi. Radyo lambaları kullanılıyordu ve MARK I’e göre oranla oldukça hızlıydı. Bu bilgisayar ile elektronik bilgisayara geçiş başlamış ve mekanik donanım yerini elektronik devrelere bırakmıştır.

 

Ticari amaçlarla kullanılabilen ve seri halde üretimi yapılan ilk bilgisayar UNIVAC I oldu. Bu bilgisayarın giriş-çıkış birimleri manyetik bant idi ve bir yazıcıya sahipti. Aynı yıllarda IBM 701 bilgisayarı piyasaya çıktı. Bu bilgisayarın vakum tüplü ve basit biçimde programlanabilen bir yapısı bulunuyordu. IBM firması 1958'den itibaren bilgisayarda vakum tüpleri yerine diot ve transistorları kullanmaya başladı. Buna bağlı olarak daha küçük, hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar pazarlandı. Ayrıca bilgi depolama ortamları olarak disk ve tamburlar kullanılmaya başlandı.

 

1964 yılından itibaren transistorların yerini bütünleşik devrelerin alması bilgisayar alanındaki gelişmelere ivme kazandırmış; daha hızlı, güvenilir ve maliyeti daha ucuz bilgisayarlar üretilmeye başlanmıştır. 1970 yılından itibaren geniş çapta bütünleşik devrelerin kullanılmaya başlanmasının bilgisayar devrimine yeni boyutlar kattığı görülmüştür. Özellikle 1993 yılından itibaren geniş bellekli ve hızlı bilgisayarlar yanı sıra güçlü programlama dilleri ve işletim sistemlerinin ortaya çıktığı dikkatleri çekmektedir. Artık eski bilgisayarlarda kullanılan çekirdek bellek yerine daha ucuz manyetik iç bellekler kullanılmakta ve bilgisayar maliyetleri gün geçtikçe düşmektedir.

 

İLK BİLGİSAYARLAR

Bilgisayardan, PC, Kişisel Bilgisayar, IBM-uyumlu bilgisayar diye söz edildiğini, kimi zaman 386,486, Pentium adlarıyla adlandırıldığını duymuş olmalısınız. Biraz daha ileri giderek, ISA, EISA, PCI bilgisayarlardan da söz edildiğine rastlamışsınızdır. Biraz daha teknik konulara meraklı olanlar, AT, XT, Ps/2 gibi terimlere de aşina olmalılar.

 

1980'lerden bu yana kişisel bilgisayarları ya ana kartının genel mimarisi, ya da ana işlemcinin modeline göre türlere ayırmak gelenek oldu. Şimdi PC dünyasına biraz daha yakından bakabiliriz:

 

IBM-PC

Bilgisayar çılgınlığını başlatan bu cihaz, 1981 yılında piyasaya sürüldüğünde, hangi tür mağazalarda satılabileceği bile belli değildi. İki adet 5.25 inçlik floppy disket sürücüsü olan IBM PC’nin sabit diski yoktu. Ana işlemcisi Intel 8086 idi; beş adet kart yuvası vardı. Bir süre sonra IBM bu modele sabit disk koydu; ama RAM çipi denilen bilgisayarın hafızasını oluşturan çipi alakartla birleşik olduğu için arttırılması mümkün değildi. Elinizde böyle bir antika bilgisayar varsa, yenilemek güncelleştirmekten vazgeçin; olduğu gibi saklayın. Bir süre sonra antikacılara ya da bilgisayar-teknoloji müzelerine satabilirsiniz.

 

IBM XT

 IBM firmasının 10 megabyte sabit disk koyduğu ilk kişisel bilgisayarı olan XT’nin CPU’su da ilk PC’ye göre daha hızlı Intel 8088'di. Kart yuvası sayısı 8'e çıkartılmıştı. 8-bit tabir edilen standartta kart kabul eden bu bilgisayarın da bugün layık olduğu tek yer müze!

 

IBM AT

 1985'te piyasaya sürülen ve bugünkü şekliyle PC’nin gerçek büyükannesi olan AT, Intel 80286 CPU üzerine inşa edilmişti. Orijinal PC’ye göre beş kere daha hızlıydı ve 16-bit standardında kart kabul ediyordu. IBM firması, bu bilgisayarla, ISA denen ana kart mimarisini bütün endüstrinin yararlanabileceği şekilde kullanıma açtı. ISA bütün bilgisayar endüstrisi için standart mimari anlamına geliyordu; nitekim öyle de oldu. Bir anda yüzlerce şirket, AT ile uyumlu cihazlar imal etmeye başladı. Modemlerin, tarayıcı ve diğer harici cihazların bilgisayara bağlanmasında kullanılan ara-birim kartlarının bir anda mağazaları doldurması, bu standardın gerçekten bütün endüstri tarafından kabul edilmesiyle mümkün oldu. Ancak AT bilgisayarların ana kart hızı bugünkülere oranla son derece düşük olduğu için böyle bir bilgisayarın yeni kartlarla güncelleştirilmesi, yeni kartlara verilecek paranın çöpe atılması olur. IBM-AT bilgisayarın ana kart büyüklüğü, günümüzdeki modern kartlarla aynı olduğuna göre, kasasının boş kutu olarak değerlendirilip, içindeki herşeyi değiştirmek mümkündür. Ancak orijinal AT’nin güç birimine ayırdığı yer çok küçük olduğu için, yenilemek için göstereceğiniz zahmet, boş kutu masrafından sağlayacağınız tasarrufa değmeyecektir.

 

PCjr ve PS/2

ISA standardının kabulü ile IBM dışındaki firmaların IBM-uyumlu denilen bilgisayar imalatı da hızlandı. IBM’in ilk AT bilgisayarları oldukça pahalı idi. Diğer firmaların IBM-uyumlu bilgisayarları ise çok daha ucuzdu. IBM, 1986 ve 1987 yıllarında çıkarttığı PCjr modeli ile diğer firmalara kaptırmaya başladığı ev-bilgisayarı pazarını geri almaya çalıştı. PS/2 ise, IBM başka firmalar tarafından benzerinin yapılmasına izin vermediği bir mimari ile yapılıyordu. IBM bu mimariye MCA (Micro Channel mimarisi) adını veriyordu. ISA’dan farklı, günümüzdeki Tak-Çalıştır türü kartlar gibi, MCA bilgisayarları için yapılacak kartların ayarlarının kullanıcı tarafından değil, bilgisayar tarafından otomatik yapılacak olmasıydı. Ne var ki, bu strateji tutmadı. PCjr, çok az yetenekli oluşu; PS/2 ise herhangi bir mağazadan satın alınabilecek ISA kartları kabul etmediği ve MCA kartları diğerlerine oranla üç-dört kat daha pahalı olduğu için PS/2 bilgisayarları birkaç kişi ve firmanın antikaları arasında yer aldı. IBM, daha sonra fazla duyurmadan, PS/2 bilgisayarların ISA modellerini de çıkarttı. Eğer böyle bir bilgisayara sahipseniz, anakart yeri yeni anakartları alacağı ve güç birimine ayrılan köşe oldukça geniş olduğu için her şeyi yenilemek şartıyla, boş kutusu olarak kullanabilirsiniz. Ancak dökme-metal şasesi yüzünden yerinden kaldırması zor olan PS/2, kullanıcıya hayatı bayağı zorlaştırabilir.

 

386, 486 ve PENTIUM

Ve geldik günümüzün modern bilgisayarlarına. 1987'den itibaren Intel firması her iki yılda bir ana-işlem çipini daha hızlı ve daha çok işlem yapabilen modellerle geliştirmeye başladı. 486'yı 586 izledi. Bu sırada diğer firmalarda CPU üretmeye ve kendi çiplerine Intel-benzeri isimler vermeye başlamışlardı. Intel firması, rakamdan oluşan marka ve mamul adlarının telif hakkını korumanın güç, hatta imkansız olduğunu acı şekilde öğrenince, 586 çipine “beş kelimesinin Latincesinden (Penta) türetme Pentium adını verdi. (Pentium adı o kadar tuttu ki, Intel 686 ve 786 olması gereken çiplerine Pentium II ve Pentium III adını verdi.)

 

İntel Ailesinin Gelişimi

Intel firmasının 386 çipi ile geliştirdiği bilgi işlem yöntemi, daha sonraki bütün çiplerinde aynen uygulanmıştır.Bir başka deyişle 486 ve Pentium çipleri sadece daha gelişmiş 386'dır. Bugün sadece “386-çipi” diye adlandırılan ISA mimarisinde inşa edilmiş bilgisayarlar, hafıza ve sabit disk alanına göre modern işletim sistemlerinin bir sürümü ile çalışırlar. Bu tür bilgisayarlarda CPU, RAM ve Sabit Disk imkanlarına göre Windows 3.1, Windows 3.11, Windows 95…2000,Windows NT işletim sistemini görebilirsiniz. “Açık sistem” veya GNU gurubu denilen işletim sistemleri (Linux gibi) 386-tipi bilgisayarlarda yeni Windows sürümlerine göre daha rahat çalışır.

 

Intel 386 veya Intel 486 (ve bunların dengi olan AMD ve Cyrix çipleri) bulunan bilgisayarlar, ISA ve bunun geliştirilmişi olan EISA mimariye sahiptir; yani çarşıdan alacağınız herhangi bir ara-birim kartını takabilirsiniz. Fakat Intel, ISA’nın ve EISA’nın en büyük zorluğu olan, takılan kartın ince ayarlarının kullanıcı tarafından yapılması zorunluluğunu ortadan kaldıran ve adına kısaca PCI dediği yeni bilgisayar mimarisi geliştirdi. PCI mimarisinin en büyük özelliği bu mimariye uygun kartlar katıldığında kartın bilgisayarla uyumlu hale getirilmesi için hiçbir ayarının yapılması zorunluluğu (ve çoğu zaman imkanı) olmamasıdır. Bu tür bir kartı ISA ve EISA bilgisayara takamazsınız, ama PCI mimarisindeki ana kartlarda genellikle birkaç ISA, hatta EISA kart yuvası bulunabilir.

 

Çeşitli ana kart firmaları, 386 çipinden CPU’yu takılıp çıkartılabilen tarzda yapıyorlar. Ayrıca 386-tipi ile bilgisayarın hafıza çiplerinin de değiştirilmesi ve artırılması mümkün hale geldi. Bu tür bir ana karta sahipseniz, büyük bir ihtimalle bilgisayarınızın CPU, RAM ve benzeri birçok unsurunu yenileyebilirsiniz.

 

Intel Firması 1968 yılında hafıza tüm devreleri yapmak üzere kuruldu. Üretecekleri bir hesap makinesi için CPU tüm devresi isteyen, hesap makinesi üreten bir firmanın talebi; ve yine üretecekleri bir terminal için yine özel bir tüm devre isteyen, diğer bir firmanın isteklerini karşılamak için, Intel firması 4004 (1971) ve 8008 (1972) CPU’larını yapmıştır.

 

Mikroişlemciler ve mikrobilgisayarların sınıflandırılmasında en temel bir ölçü, mikroişlemcinin tümdevre-üzerinde işlem yaptığı en uzun verinin bit sayısı, yani kelime uzunluğudur (word length). 4-bit işlemci olan 4004 ve 8-bit işlemci olan 8008'den başlayarak, mikroişlemciler ve mikrobilgisayarlar için, 4-bit, 8-bit, 16-bit, 32-bit, 64-bit gibi veri uzunluk standartları doğmuştur.

 

Intel, bu ilk müşterilerden başkasının, 4004 ve 8008 tüm devrelerine ilgi göstereceklerini tahmin etmediği için, üretim hattını düşük kapasitede tutmuştu. Fakat tahminlerinin aksine, bu tüm devrelere çok büyük bir ilgi oldu. Bunun sonucu ve aynı zamanda 8008'in 16K’lık hafıza limitini aşmak amacıyla, Intel firması 1974 yılında genel-amaçlı 8080 CPU’sunu üretti. Birden bu tüm devreye büyük bir talep oldu ve kısa bir süre içinde 8080, 8-bit mikroişlemci endüstri standardı oldu. Intel, iki yıl sonra 1976'da, gelişmiş bir 8080 işlemcisi olan 8085'i piyasaya sürdü.

 

Intel 1978 yılında ilk 16-bit mikroişlemci olan 8086'yı üretti. 8086 daha önceki 8080/8085 ürününe bazı yönlerle benzemesine karşın, iki işlemci ailesi birbiri ile uyumlu değildi. Bir yıl sonra 1979'da üretilen, 8086'nın 8-bit veri yoluna sahip sürümü olan 8088, 1981 yılında üretilen IBM PC mikrobilgisayarlarının ilk işlemcisi olmuştur. Kısa sürede endüstrinin 16-bit mikroişlemci standardı olan 8086/8088, günümüze kadar uzanan pek çok değişik ürünüyle , x86 ailesi diye adlandırılan mikroişlemci ailesinin çekirdeği (core) oldu.

 

İNTERNET İN HAYAT HİKAYESİ

İlk geniş alan ağı olan ARPANET 1960'lı yılların ortasında askeri amaçlarla ortaya çıktı. Nükleer bir savaş esnasında telefon hatlarının çoğunun tahrip olması durumunda bilgisayar iletişiminin sürdürülmesi amaçlanıyordu. Paul Baran, Rand Corp. adına paket-anahtarlamalı ağ fikrini gelişdi. Paket anahtarlamalı ağlarda, her mesaj küçük parçalara bölünür ve bu parçaların varış noktasına başarı ile ulaşıp orijinal mesajın oluşturulması sağlanır.

 

1969 yılında DARPA (Defense Advanced Projects Agency) Amerika’da örnek bir paket anahtarlamalı ağ oluşturulması için bir proje başlattı. Bu ağın adı ARPANET’ dir. ARPANET, veri haberleşmesindeki tekniklerin öğrenilmesi amacı ile oluşturulmuştur. 1972, ağların ağı ortaya çıkmaya başladı. 40 bilgisayardan oluşan bir ARPANET gösterisi yapıldı. 1975 yılında başarılı bir biçimde ARPANET işlevsel bir ağ konumunu aldı, birçok organizasyon bu ağa katıldı.

 

1983 yılında, Internetworking Working Group (INWG) TCP/IP’ye temel halini verdi. TCP/IP protokolleri de askeri standart olarak (MIL STD) uyarlanmıştır. Aynı yıllarda Internet terimi yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. TCP/IP protokolünün Unix işletim sistemine eklenmesinin ardından, 1984 yılında DNS (Domain Name System) tanıtılmıştır. DNS’ in tamamlanması 4 sene sürmüştür. 1985 yılında, NSFNET süper bilgisayarlar arası TCP/IP tabanlı ağın oluşturulup çalıştırılması için kuruldu.

 

eski ARPANET, MILNET ve daha küçük ARPANET (DDN: Defense Data Network) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 1990 yılında ARPANET varlığını yitirmiştir.

 

İnternet orijinal ARPANET’ den doğmuş, bağlantılı ağların dünya çapında bir koleksiyonudur. Bu ağlar değişik fiziksel ağlardan tek bir mantıksal ağa bağlantı için Internet protokolü (IP) kullanırlar.

 

İnternet’i başlangıçta yoğun olarak akademik dünya kullanmakla beraber, son yıllarda Internet bilgi çağı toplumlarının her kesimi için vazgeçilmez bir araç olmuştur.

 

İLK BİLGİSAYARI KİM BULDU?

İnsanlığın ilk günlerinden beri hesap yapmaya her zaman ihtiyaç duyulmuştur. İlk insanlarda hesaplama; varlıkları başka bir grubun elemanlarıyla eşleştirme yapılarak yapılmıştır. ÖR: Bir sürüdeki koyunları çakıl taşları temsil ediyordu ve bu taşlar bir torbada saklanıyordu. Bir koyun eksilirse bu çakıl taşlardan taş çıkarılıyordu, ya da taş ekleniyordu.

 

İnsanların hesaplama yöntemi ilk kez abaküsle düzenlenmiştir. Böylece, Pozisyona bağlı sayı gösterimine başlandı.

 

İşlemler sembolik gösterimlerle ifade edildikten sonra Papirüs denen Kağıtlar ve hayvan derileri depolama aracı olmuştur.

 

Başta Taşkentli alim Muhammed İbni Musa el Harezmi olmak üzere bazı isimler bilgisayar ve parçalarını bir araya getirmiştir. Günümüzdeki adını El Harezmiden almıştır.

 

Algoritma bilgisayar programının alt adımlarının gösterimidir.

 

1642’de Blaise Pascal eldeki toplama yapan oyuklu makine geliştirdi. 1673’de Gattfried Leibniz çarpma yapan makine geliştirdi.

 

1801’de Jasoph - Marie Tacguard otomatik dokuma tezgahı icat etti. Bu makine, insan yerine makine kullanımına geçtiği için Fransa’da isyana neden oldu.

 

1802 yılında Charles Bobboge çalışmaları yetersiz buldu ve Fark Makinesini icat etti. Bu makine için İngiliz Hükümetinden yardım istediği için tarihe geçti.

 

1833’te ise Bobbege Analitik makineyi icat etti. Bu yüzden Babbage’a “Bilgisayarın Babası” dendi.

 

1925’te Vannevar Bush integral ve diferansiyel alabilen bir Analiz makinesi icat etti. 1930’da nihayet dünyanın en büyük hesaplama aygıtı yapıldı. 1935’te Alman Konrad Zuse elektrikli ikili tabanda işlem yapan Z-1 adlı bilgisayarı geliştirdi. 1938’de Z2 tasarlandı. Konrod 2. Dünya savaşından sonra Zürih üniversitesinde Z-4 adlı bilgisayarı geliştirdi.

 

2. Dünya Savaşı boyunca uçaksAvarlar için bilgisayara ihtiyaç duyuldu.

 

İlk geniş ölçekli otomatik, elektromekanik bilgisayar Howard Aiku ve Messrs tarafından 1944’te gerçekleştirilen MARK I’dır.

 

1943’te başlanan ENIAL bilgisayarı değişik üniteleri bağlayan, programlanabilen, paralel hesaplama yapan dev bilgisayardır.

 

1947’de Transistör icat edildi.

 

Transistör bilgisayara güvenilirlik ve hız getirdiğinden bir devrim oldu.

 

1960’da Gene amdahl kesirli sayılarda işlem yapan, ilk TİCARİ BİLGİSAYARI yaptı.

 

1957’ye kadar bilgisayarda bellekler kısaydı. 1957’de RAMAL hard diske sahip ilk bilgisayarı üretti.

 

1958’de Elektronik dönem tam anlamıyla başladı.

 

Uzun yıllar süren çalışmalardan sonra General Electric Firması, bankacılık işlemlerini son derce kolaylaştıran 32 ERMA adlı bilgisayarı geliştirdi. İlk defa bir bankacılık otomasyonu gerçekleşmişti. Bu olay, daha sonra bankamatikler ve elektronik kişisel bankacılık gibi modern teknolojiler için ilk adım niteliğindeydi.

 

Ticaret ve işletme sektörlerinin ihtiyacı olan programların yazılması için FORTRAN gibi matematiksel amaçlı geliştirilmiş bir dilin kullanılamayacağı, bunun yerine doğal dile yakın komut ifadeleri olan programlama dillerinin daha kullanışlı olacağı düşüncesiyle 1952 yılından itibaren çalışan Grace Murray Hopper 1960 yılında iş hayatı için gerekli programların yazımı için kullanılabilecek FLOWMATIC adlı programlama dilini üretti. Aynı yıl IBM firması da COMMERCIAL TRANSLATOR (Ticari Çevirmen) adlı bir programlama dilini satışa sundu.

 

1950’li yıllarda bilgisayarlar için yazılan işletim sistemleri programların hızlı bir biçimde sonlanmasını temel ilke olarak alıyor, kullanıcı için hiçbir kolaylık öngörmüyordu. 1961 yılında ilk interaktif (etkileşimli) işletim sistemi olan CTSS (Compatible Time Sharing System), Fernando Corbato tarafından IBM 7090/94 serisi bilgisayarlar için geliştirildi. Bu işletim sistemi, Stibitz’in geliştirdiği uzaktan kumandalı silahlar sayılmazsa, uzaktan erişimi sağlayan ilk bilgisayarların piyasada boy göstermesini sağlamış oldu.

 

IBM, 1964 yılında ilk geniş ölçekli ve gerçek zamanlı rezervasyon sistemini, Amerikan Havayolları için gerçekleştirdi. Aynı yılın 7 Nisan’ında yine IBM, bilgisayar alanında yeni bir dönemin başlamasını sağlayan, IBM uyumlu bilgisayar Ailesinin ilk ferdi olan System/360 adlı makineyi piyasaya sundu. Aynı yıl içinde BASIC programlama dili, John Kemeny ve Tom Kurtz tarafından geliştirildi.

 

Pek çok firma daha büyük ve daha hızlı bilgisayarlar üretmeye çalışırken, Digital Equipment Şirketi, ilk gerçek minibilgisayar olan PDP-8 adlı bilgisayarı geliştirdi. PDP-8’in küçük bir komut seti, ilkel bir mikroprogramlama dili ve harika bir arayüz yeteneği vardı. Bu yüzden, bu bilgisayarlar, Telefon hatlarını kullanarak proses kontrol yapabilen çok kullanıcılı sistemler olarak kullanılmıştır. Aynı yıl içinde MIT ile AT&T Bell Laboratuvarları’nın ortak çalışması sonucu, genel amaçlı, ortak bellekli ve çok kullanıcılı bilgisayarlar olan GE 600 seris ilk makine üretilmiştir.

 

Fairchild Firması’nın 1961 yılında ilk silikon tabanlı entegre devreleri piyasaya sunmasından yaklaşık 7 yıl sonra, 1967 yılında o teknoloji kullanılarak üretilen üçüncü kuşak bilgisayarlar ortaya çıkmaya başladı.

 

1969 yılında, internete atalık yapacak olan Arpa net çalışmalarına Askeri haber alma amacıyla başlandı. Aynı yıl içinde Rıtchie ve Thompson, günümüzün vazgeçilmez işletim sistemlerinden UNIX üzerine çalışmaya başladı.

 

1971 yılında ortaya çıkan iki önemli ürün, kişisel bilgisayar döneminin başlamasına öncülük etti. Bu ürünler, ticari olarak piyasaya sürülen mikroişlemciler ile floppy disketlerdi. Intel Firmasının hesap makinelerinde kullanılmak üzere Japon Busicom Firması için ürettiği 4004 mikroişlemcisi ve IBM mühendislerinden alan Shugart’ın ürettiği 8 inch floppy disket kişisel bilgisayar çağının başlamasına neden olan gelişmeler olmuştur.

 

1972 yılında ilk kişisel bilgisayar olan MITS 816 üretilmiştir. Bu bilgisayarın ne ekranı, ne klavyesi vardı. Fakat meraklı amatörler için son derece ilgi çekiciydi. Aynı yıl içinde, NASA bilgisayar kontrolü ilk uzay uçusu gerçekleştirdi.

 

1974 yılında Intel, trafik ışıklarının kontrolü için 8080 mikroişlemcisini üretti. Bu işlemci daha sonra Altair adlı bilgisayarda kullanıldı. Intel’e rakip olarak ortaya çıkan Zilog firması Z80 mikroişlemcisini üretti. Gary Kildall, bilgisayar mimarisinden bağımsız olarak her platformda çalışabilen CP/M adlı işletim sistemini yazdı. Aynı yıl içinde, ilk ATM (bankamatik)’ler kullanılmaya başlandı.

 

1975 yılında 375 dolara satılan, klavyesiz ve ekransız ALtair 8800 adlı bilgisayar üretildi. Microsoft firmasının kurucusu Bill Gates ile Paul Allen, bu bilgisayar için bir BASIC derleyicisi yazdılar. Bu yıl içinde, IBM firması 5100 adlı ilk kişisel bilgisayarını üretti. Seymour Cray, Cray I adını verdiği ve bugün de hala vazgeçilmez süperbilgisayarlar olan Cray’lerin ilkini tasarladı.

 

1976 yılında, ekran ve klavyeye sahip bilgisayar olan Apple II adlı bilgisayar, Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından üretildi. Apple II, kıa sürede ortaokullara ve liselere girdi ve ilk “bilgisayar” derslerinde kullanılmaya başlandı.

 

1978 yılında, Daniel Bricklin ve Bob Fransston tarafından yazılan Visicale, günümüzde kullandığımız Excel gibi gelişmiş yazılımlara öncülük yapacak tablolama programı olarak ortaya çıktı. 1979 yılında is eMicropro International Firması ilk kelime işlem programı olan Wordstar’ı piyasaya sürdü.

 

1981 yılında, Microsoft firmasıyla anlaşan IBM önceki makinelerinde kullandığı işletim sistemi olan CP/M’in yerine DOS işletim sistemini yazdırarak, bu yeni işletim sistemi kullanan IBM PC’yi üretti. Aynı yıl Commodore firması VIC-20’yi üreterek, 1 milyon adet satmayı başardı.

 

1982 yılından itibarin bilgisayarlar film sektöründe kullanılmaya başlandı. Disney Stüdyoları’nda yapımı gerçekleştirilen Tron adlı filmin tüm karakterleri bilgisayar tarafından canlandırılmış ve özel efektler bilgisayar aracılığıyla üretilmişti.

 

1983 yılında Mitch Kapor, Lotus 1-2-3 adlı tablolama programını yazarak Visicalc’in elinden liderliği aldı. 1978 yılında, Amerikan Savunma Bakanlığı’nın çalışmalarına başladığı “modern” yüksek seviyeli bir programlama dili geliştirme çalışmaları bu yıl içinde tamamlandı. Bu yeni dile “ADA” ismi verildi.

 

1986 yılında, Intel Firması 1980’de ürettiği 80806 işlemciler ve 1994 yılında ürettiği Pentium işlemciler arasında bir geçiş olarak nitelendirebileceğimiz 80386 mikroişlemcisini üretti. Aynı yıl içinde süperbilgisayarlarda da çok önemli gelişmeler yaşandı. CRAY X-MP adlı 4 paralel mikroişlemcili bilgisayar saniyede 713 milyon kesirli sayı işlemi yapabiliyordu. İlk süper bilgisayar olan IBM STRETCH ise saniyede 5 bin kesirli sayı işlemi yapıyordu.

 

1990’lı yıllara geldiğimizde ise, 10 yıl öncesinin süper bilgisayarlarında kullanılan mikroişlemcilerin gücüne sahip işlemcilerin kişisel bilgisayarlarda kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Yaygın olarak genellikle Intel’in Pentium serisi mikroişlemcilerini içeren bu bilgisayarlar ile yüksek hız gerektiren grafik programları, gelişmiş görsel programlar ve ses ile görüntü ağırlıklı çoklu ortam (multimedya) programları oldukça iyi performanslarla çalıştırılabilmektedir. Yaptıkları işleme göre fiyatları oldukça tatminkar olan bu bilgisayarlar, hemen her alanda kullanılmaktadır.

 

BİLGİSAYARIN TARİHÇESİ
Insanoglunun ilk zamanlarinda ihtiyaçlari basit ve azdi. Zaman geçtikçe nüfusun artmasi ihtiyaçlarinda artmasina sebep olmustur. Insan akilli bir varlik oldugundan, ihtiyaçlarini karsilamak için degisik aletler ve araçlar üretmistir. Insanoglu ilk hesap islerini parmak hesabi ile ve parmak hesabinin yeterli olmadigi yerlerde de çakil taslarini kullanarak yapmistir. Ihtiyaçlarinin artmasi insanoglunu degisik aygitlar icat etmeye mecbur kilmistir. Imalat tabanina dayali olan ekonomimiz ; günümüzde, enformasyon tabanli olarak degismektedir. Teknolojik gelismelerin enformasyon akisini otomatiklestirmesi çok büyük ölçüde artan bilgi olusumunu,dagilimini ve saklanmasini mümkün kilmaktadir. Sirketlerin piyasada kalici olabilmeleri için üretimlerini arttirip,maliyetlerini azaltmaya çalismalari, otomasyonun çok büyük bir hizla gelismesine neden olmaktadir. Günümüz ofislerinde gerçeklesen, elle yapilan çalismalardan bilgisayarli sistemlere geçis devriminin kökleri 17. yüzyila dayanmaktadir.

Insan bir an durup, bu degisimi düsünürse, bilgisayar gelisiminin hayret verici bir gerçege dayandigini görür. Çünkü televizyon, dergi ve gazetelerdeki bilgisayar endüstrisi bu alanin teknolojik degismeler ve kisiler tarafindan yönlendirildigi anlasilir. Birkaç girisimci tarafindan istifade edilen fikirler, binlerce insan tarafindan ortaya atilip gelistirilmektedir. Bu denemelerin bazilari büyük bir basari, bazilari basarisizlikla sonuçlansa bile arastirmalar durmadan devam etmektedir. Her gelisme bir sonrakinin insa edilebilmesi için gerekli olan bina tasini olusturmaktadir.

ABACUS : Hesap islemleri için kullanilan aygitlari Bilgisayarin ilk temelleri olarak kabul edersek Abacus Ilk bilgisayardir denilebilir. Bu hesaplayicinin M.Ö 1000 yillarinda Çinliler tarafindan kullanildigi kabul edilmistir. Günümüzde ilk ögretimde sayi saymayi ve basit matematiksel islemleri ögrenmek içinde kullanilan bu aygit teller üzerine dizili boncuklardan meydana gelmektedir.

PASCALLINE : Hesap makinesi sayilabilecek ilk ciddi icat Fransiz matematikçi Blaise Pascal tarafindan gelistirilmistir. Babasi vergi dairesinde memur olarak çalisan Pascal On alti yasinda iken 1642 yilinda Pascalline adli hesap makinesini icat etmistir. Degisik sayida disleri olan çarklardan meydana gelen bu makine toplama ve çikarma islemleri yapabiliyordu.

LEIBNIZ ÇARKI : Alman matematikçisi olan Gottfried Wilhelm Leibniz, pascal ‘in 1642 yilinda hazirladigi hesaplayicinin fonksiyonlarini daha da arttirarak 1671 yilinda Leibniz Çarki adli aygiti icat etti. Bu aygit; toplama ve çikarma islemlerinin yani sira bölme, çarpma ve karekök alma islemlerini de yapabiliyordu.

FARK MAKINASI : Bu konuda ciddi çalismalari olan bir diger kiside Charles Babbage ‘dir. Babbage matematiksel islemlerin yani sira birçok islemleri de yapabilen bir makine yapmayi planliyordu. Ingiliz hükümetinin parasal destegini de alan Babbage uzun süren çalismalar sonunda Fark Makinesini 1830 yilinda icat etti. Babbage daha sonra Analitik Makine adi verdigi proje Üzerine çalismaya basladi. Bu makine buhar gücü kullanarak otomatik olarak çalistirilacak ve diger hesaplatici lardan daha fazla fonksiyona sahip olacakti. Babbage bu projeden istedigi neticeyi alamadan 1871 yilinda öldü. Babbage ‘nin ölümü ile proje yarim kaldi. Babbage analitik makine da mantiksal islem birimi, veri depolama birimi, giris çikis üniteleri kullanmayi planliyordu. Bu mantik günümüzdeki bilgisayar temel prensibi olmustur. Bu sebepten dolayi Babbage ‘ye bilgisayarin babasi denilmistir. Ada lovelace Analitik Makine prensibinde Babbage ile beraber çalismis, ve ona yardimci olmus. Ada Lovelace 1842 yilinda yazdigi notlarinda, Analitik Makinenin , hazirlanacak programlar ile insanlar tarafindan çözümü bilinen problemlerin kolaylikla çözülebilecegini anlatmistir. Ada 36 yasinda ölümü ile ortada sadece notlarini birakmistir.

IKILI SAYI DÜZENI : Günümüz bilgisayarlarinin temel mantigini olusturan ikili sayi sistemi George Boole tarafindan gelistirilmistir. Bu cebir prensibine göre sayilar ikili sayi sisteminde kullanilirlar. Yani bu sistemde 0 ve 1 sayisindan baska sayi yoktur. Bu sayi sistemine ikili sayi sistemi manasinda Binary sayilarda denir.

MARK-I : Amerikali istatistikçi Herman, Hollerith 1890 yili nufus sayimini delikli kart kullanarak gelistirdigi makineyi kullandi. Hollerith ‘in gelistirdigi bu makine J.M.Jaquard’in 1806 yilinda kullandigi kart sistemini kullaniyordu. Mark-i , kartlari verilen kodlara göre delerek bilgiyi kaydediyor, delikli karttaki bilgiyi tekrar okuyabiliyor ve bu bilgiyi kullanabiliyordu. Gelistirilen makinenin daha öncekilere göre üstünlükleri vardi. Fakat arzu edilen hiz ve dogru sonuca ulasilamamisti. Mark- I insan müdahalesi ile islem gördügü için yari otomatik çalisiyordu.

Mark -I ile delikli kartlara islenen seçim sonuçlari istenildigi kadar okunabildiginden seçim sonuçlarinin degisik parametrelere göre degerlendirilmesi yapilabiliyordu. Mark –I ile sayimin degerlendirme süresi dörtte bire düstü.

Herman, Hollerith makinesinde yaptigi degisikliklere üretime 1896 yilinda kurdugu “ Tabulating Machine Company “ adli bir sirket ile devem etti. Ileride bu firma baska bir firma ile birleserek IBM ismini aldi.

Harward Üniversitesinden Howard H. Aiken tasarladigi ASCC projesi ile IBM firmasina gitti. Bu projeyi biraz daha genisletilerek 1944 yilinda MARK – I üretildi.

Mark – I saniyede 5 islem yapabiliyordu. 18 m uzunlugunda ve 2,5 m yüksekliginde idi. Mark- I insan müdahalesi olmadan sürekli olarak, hazirlanan programi yürüten ilk bilgisayar idi. Bununla birlikte Mark – I elektronik bir bilgisayar degildi.

ENIAC : Mark–I den kisa bir kisa sonra Pensilvanya Üniversite' sinde John Mauchly ile ENIAC ( Elektronik sayisal Hesaplayici ve Dogrulayici ) isimli sayisal elektronik bilgisayari 1946 yilinda tamamladi. Yapiminda 18,000 adet elektronik tüp kullanilan ENIAC; 150 kwatt gücünde idi ve 50 ton agirligiyla 167 m2 yer kapliyordu. Saniyede 5000 toplama islemi yapabiliyordu. Mark-I ‘den 1000 kat daha hizliydi. Eniac askeri amaçla üretildi ve top mermilerinin menzillerini hesaplamak için kullanildi.

EDVAC : Ayni yillarda matematikçi John Von Neumenin görüsleri dogrultusunda EDVAC ( Elektronik Soyut Degisken Otomatik Bilgisayar ) adli yeni bir bilgisayar ürettiler. Bu bilgisayar ENIAC ‘dan on kez daha küçük ve yüz defa daha hizli çalisabiliyordu. Edvac, komutlarin diger veriler gibi bilgisayara disaridan girilmesini sagliyordu. Bu özellik programcilikta büyük kalayliklar saglamistir.

UNIVAC : EDVAC ‘dan sonra 1951 yilinda UNIVAC isimli bilgisayar yapildi. UNIVAC , ENIAC bilgisayarlarini yapan kisiler tarafindan gelistirildi. UNIVAC ilk defa manyetik teyp kullanarak verileri depolayan bilgisayar idi.

IBM 700 SERISI : 1950 ‘den sonra vakum tüplerinin sik olarak kullanilmaya baslandigi dönemlerdir. Univac ve IBM 700 serisi vakum tüpler kullanilarak yapilan elektronik bilgisayarlardir. Vakum tüplerini çok enerji harcamasi , isinmasi bu bilgisayarin sürekli ariza yapmasina sebep oluyordu. Vakum tüplerin boyutlarinin da büyük olmasi baska bir sorundu. Bu yillarda program yazabilmek için kullanilan bilgisayar donaniminin çok iyi bilinmesi gerekiyordu. Program yazmak için makine dili kullaniliyordu.

PHILCO TRANSAC S-200 IBM 1401 : 1947 yillarinda transistörün kullanimaya basladigi yillardir. Transistörler vakum tüplere göre az enerji harcayan , az yer kaplayan , fazla isinmayan elektronik devre elemanlaridir. Transistörlerin kullanilmaya baslanmasi bilgisayar dünyasina degisik bir renk katti. Philco Transac S-200 IBM 1401 , transistör kullanilarak üretilen ilk bilgisayarlardir.

IBM 360 : 1960 ‘dan sonralar entegre devreler üretilmeye baslandi. Entegreler binlerce transistörü içerisinde bulunduran devre elemanlari idi. Entegrelerin kullanilmasi ; bilgisayarin boyutlarinin küçülmesinin, maliyet azalmasina ve islem hizinin artmasina sebep oldu. Bu yillarda manyetik diskler üretildi, entegrelerin kullanimi ile merkezi islem birimleri üretilmeye basladi. IBM 360 entegre devre elemanin kullanildigi ilk bilgisayarlardandir.

INTEL 4004 MIKRO ISLEMCISI : 1970 ‘den sonra entegre devre teknolojisi hila gelisimine devam etti. Ve entegreler birlestirilerek chipler üretilmeye baslandi. Intel 4004 entegrelerin birlestirilmesiyle hizlanan ilk merkezi islem birimi sayilabilir.

APPLE : 1977 yilinda piyasaya çikan apple iki üniversite ögrencisi tarafindan bir evin garajinda üretilmistir. Apple “de klavye ve monitör bulunmuyordu. Yani bu dönemden sonra artik kisisel bilgisayar dönemi baslamistir.

IBM PC : Günümüzde de söz sahibi olan IBM firmasi ilk kisisel bilgisayarini 1981 yilinda piyasaya sürdü. Kisa bir zaman diliminde standart haline gelen IBM PC ‘lerin 4 yil sonunda bir milyoncusu satildi. Artik dünyanin her tarafinda IBM uyumlu bilgisayarlar üretilmeye baslandi. Üretimi uzak dogu ülkelerinde daha yaygin olarak yapildi. Yazilimlar da IBM PC uyumlu olarak yazilmaya baslandi.

Bu dönemden günümüze kadar bilgisayar teknolojisi akil almaz bir hizla ilerledi. Ilk üretilen bilgisayarlarin kullanimi zordu. Fakat bilgisayarlarin donanimindaki gelismeye parelel olarak yazilim alanindaki gelismeler bilgisayarlari bütün insanlarin kullanabilecegi seviyeye gelmesine sebep oldu. Artik bilgisayar insan hayatini ayrilmaz ve vazgeçilmez bir parçasi oldu.

İlk bilgisayar

ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri, ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri, ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri, ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri
Bilgisayarın tarihçesi


Aranan Kelimeler:
ilk bilgisayar, bilgisayarın tarihçesi, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın özellikleri, ilk bilgisayarın resimleri

ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri, ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri, ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri, ilk bilgisayar, bilgisayarı kim buldu, ilk bilgisayarın resimleri

İLK BİLGİSAYAR

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Paylaş

Share |

SAĞLIK