<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.3" -->
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>Bilgi, Oyun Hileleri, Film izle, ilahi Dinle, Şiirler, Astroloji</title>
		<description><![CDATA[Bilgi, a dan z ye aradığınız gerekli tüm yararlı bilgileri burda bulabilirsiniz. Her gün güncellenen içeriği ile bedava bilgi eviniz... Online Popüler Bilgi Merkezi]]></description>
		<link>http://www.bilgibu.com/</link>
		<lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 23:17:43 +0100</lastBuildDate>
        <generator>FeedCreator 1.7.3</generator>
		<item>
			<title>Çarşamba, 21 Temmuz 2010 15:58  -  Karpal Tünel Sendromu</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2389:karpal-tunel-sendromu&amp;catid=338:ortopedi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: black; font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><font color="#ff0000">Karpal Tünel Sendromu</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: black"><font size="3"><font face="Times New Roman"><span style="color: black; font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><font color="#ff0000"><a href="saglik.html" title="Karpal Tunel Sendromu"><img src="images/stories/cts.gif" border="0" title="Karpal Tunel Sendromu" align="left" /></a></font></font></span>Karpal Tünel Sendromu Nedir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000">Karpal Tunel Sendromu (Bilekte medial sinir sıkışması); Karpal Tünel Sendromu bir ya da her iki elin ilk üç parmağını tutan ilerleyici özellik gösteren hareket sırasında tutulan el parmaklarında, bazende kola doğru yayılan ağrı ve uyuşukluğun arttığı bir durumdur. Genellikle elin ortasında bulunan median sinirin bası altında kalması sonucu ağrı, uyuşukluk ve güçsüzlükle kendini gösterir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000">Median <font color="#000000">sin</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">i</font></a><font color="#000000">r</font> normal olarak başparmağın iç taraf yüzeyel duyusunu, işaret parmağın, orta parmağın ve yüzük parmağında duyusunu taşır. Bu sinir bileğimizde Karpal Tünel olarak bilinen küçük bir kanaldan geçerek dağılır. Bu yüzden hastalıkta bu kanalın adı ile anılır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000">Bu rahatsızlığın ilk başlangıç şekli, özellikle hanımlarda hamur yoğurmak, elde çamaşır yıkamak, el işi yaparken veya daktilo bilgisayar tuşlarına basarken yani el bileğini kullanarak yapılan hareketli işlerde uyuşukluğun meydana gelmesi ve özellikle</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">ilk üç parmakta elektrik çarpar gibi bir elektriklenmenin hissedilmesidir. Karpal Tünel Sendromu'nda hastalar genellikle geceleri ağrıların artmasından ve yanma tarzı bir acının kişiyi uykudan uyandıracak kadar fazla olmasından şikayet ederler. Tabiki bu durum hastalığın ilerlemesi ile doğru orantılı olarak farklılık arz eder.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span style="font-family: Helvetica; font-size: 10pt"><font color="#000000">Karpal Tunel Sendromu, üst ekstremitedeki en yaygın tuzak nöropatisidir. Tuzak nöropatisi, omurilikten çıkan periferik sinirlerin ekstremitelere giderken yakınındaki anatomik yapılardaki oluşan basılar nedeniyle gelişen bir nevi periferik sinir yaralanmalarıdır. Median sinir ( N. Medianus ), bilek çizgisinin hemen altında </font></span></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span style="font-family: Helvetica; font-size: 10pt"><br /><font color="#000000">" Karpal Tunel " içindeki seyrinde basıya uğrar. <br />Genellikle orta yaşlı insanlarda görülür. Kadınlarda rastlanma oranı erkeklere nazaran 4 katı fazladır. Vakaların yarısında tutulum her iki eldedir.</font></span></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karpal Tünel Sendromu'na Kimlerde Rastlanır?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Genellikle 40 - 50 yaş arası hanımlarda daha sık görülür. Gerek iş icabı, gerek hobi olarak el bileğiyle tekrarlayan işlerle meşgul olanlar bu sendromun kurbanları olabilirler. Örnekleme yaparsak marangozlar, fırça kullanarakboya veya resim yapanlar,</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">tenis oynayanlar, elleriyle sıklıkla bulaşık yıkayanlar, şöförler ve benzeri şekilde el bileğini tekrarlayan hareketlerle meşgul olanları sayabiliriz. En sık olarak erkeklerde kasaplık mesleği ile uğraşanlarda görülmektedir. Hanımlarda hamilelik sırasında görülür. Bu durum geçicidir. Doğumu müteakiben birkaç hafta içerisinde normale döner. Ayrıca hipotiroidi olan kişilerde de geçici olarak rastlanabilir. Karpal Tünel Sendromu'nun meydana gelmesinde bazı başka hastalıklarında rolü vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Romotoid artirit, damar anomalileri, Tendonitis, Şişmanlık, Periferik sinir tümörleri veya kistleri ve yaşlılık gibi. Çok ileri yaşlarda ise dejeneratif eklem hastalığına bağlı olarak benzer şikayetler ortaya çıkar. Bu rahatsızlığa osteoartritis denir. Ayrıca alkol alanlarda, şeker hastalığı ve damarsal hastalıklarında normal durumlardan daha sık görülebilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karpal Tünel Sendromu'nun Nedenleri Nelerdir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">El bileğinde tekrarlayan küçük travmalar bir<span>  </span>band şeklinde Median sinirin üzerini örten karpal ligaman üzerinde skar dokusu oluşturarak bu ligamanın kalınlaşmasına neden olurlar.Bu durumda kalınlaşan bu doku median sinir üzerine bası yapar. Bu</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">bası sonucu sinir giderek incelir, duyu iletim özelliğini kaybeder ve sinir dokusunun ölümüne yol açar. Bu sinir dokusunun ölümü bu sinirin innerve ettiği kas dokularında atrofiye neden olur. Dolayısıyla parmaklarda ve ellerde güçsüzlük bir bulgu olarak</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Nedenleri</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Travma : Çoğunlukla meslek veya hobi ile ilişkili olabilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">El veya bileğin sürekli tekrarlayan hareketi Örn. Marangozlar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Alet veya diğer nesnelerin tekrarlanan kuvvetli yakalanması veya sıkıştırılması.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">El veya bileğin kaba pozisyonları, bilek ekstansiyonu, ulnar deviasyon veya özellikle zorlu bilek fleksiyonu.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karpal tunel üzerine direkt basınç.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vibrasyon yapan el aletlerinin kullanımı.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sistemik Durumlar :</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Diabetes Mellütis</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hipotiroidizm</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Akromegali</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Romatoid Artrit</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Gut</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aşırı şişmanlık</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Lokal travma</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Gebelik sırasında geçici olarak görülebilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ön kolda A - V diyaliz şantı olan hastalarda karpal tunel sendromu olasılığı fazladır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">ortaya çıkar. Geç kalınan durumlarda yani zamanında tanı konulamayıp aradan aylar geçmiş ise tedaviye rağmen sinirdeki bu ileri derecedeki harabiyet irreversibl yani kalıcı olabilmektedir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Teşhis Nasıl Konulur?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hastanın şikayetlerini anlatmasıyla klasik olarak teşhis konulabilir. Çünkü tipik bir öyküleri vardır; bunlar zaman zaman gelip geçici fakat genellikle giderek artan ilk üç parmağın yarısında uyuşukluk, ellerini biraz sallamak suretiyle geçen gece ağrıları,</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">ilk yani başparmağa ait kaslarda erimeyi takip eden zamanlarda güçsüzlük. El ve kollarda uyuşukluk, ağrı. kuvvet kaybı vardır. Hastanın muayenesi ile bu klasik şikayetler doğrulanır. İlave olarak el bileğinde karpal ligamanın bulunduğu yere refleks çekici</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">ile vurulduğunda, hasta el parmaklarında elektrik çarpma yani bir şok benzeri bir yanıt alınır. Bu Tinel's Sing olarak bilinir. EMG testi ile % 90 oranında kesin tanı konulabilir. Bazen hastalığın başlangıç döneminde, hastalar şiddetli ağrıdan şikayetçi olsalar bile EMG testi normal çıkabilir. Bu testin müsbet bir bulgu verebilmesi için hastalığın başlangıcından itibaren en az 1 - 6 ay bir süre geçmesi gerekir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karpal Tünel Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tedavide esas olan Karpal tünelin sertleşebilmesidir. Bu da cerrahi olarak ligaman kesilerek median sinir üzerindeki bası ortadan kaldırılır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Konservatif Tedavi: Ancak orta veya hafif derecedeki ağrı ve uyuşukluk varsa konservatif tedavi denenebilir.Bu da geceleri elin yüksek bir yere konularak istirahata sevk edilmesi yanı sıra analjezik etkili antienflamatuar ve yanında yararının tartışıldığı özellikle içerisinde B6 vitamini bulunan B kompleks vitaminleri verilir. El ve kolundaki ağrı nedeni ile el bileğini sıkıca saran kişiler farkında olmadan sinire daha çok bası yaparak hastalığın daha hızla ilerlemesine bilinçsizce katkıda bulunmuş olurlar. Böylece daha kısa sürede adale erimesi gelişir. Gece ağrıları daha da artar. Orta derecede rahatsız olanlarda lokal olarak steroid enjeksiyonu tanımlanmıştır. Bu ağrının geçmesinde oldukça etkilidir. Ancak sinir üzerindeki bası devam ettiğinden sinir harabiyeti gün geçtikçe artar. Bundan dolayı da yanıltıcı tedavi olabilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Cerrahi Tedavi: İlaç tedavisi ile şikayetleri geçmeyen hastalara daha fazla zaman geçirmeden yani sinir harabiyeti daha fazla artmadan cerrahi tedaviye alınmalıdır. Cerrahi olarak sinir üzerindeki bası ortadan kalktığında sinir üzerindeki harabiyette daha</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">fazla ilerlemeden duracaktır ve nöral fonksiyonda anlamlı iyileşme süratle görülecektir. İnsizyon elin orta hattında el kıvrım çizgileri arasında yapılmalıdır. Kesi kosmetik olmalı yaklaşık 1 - 1.5 cm boyunda yeterlidir. Bu cerrahi müdahale için hastanın hastanede</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">yatması gerekmez. Ayaktan gelen bir hastada lokal anestezi ile o bölge uyuşturulur. Kısa süre içerisinde median sinirin üzerindeki karpal ligaman kesilerek sinir serbestleştirilmiş olur. Bu müdahale klasik olarak yapıldığında biraz büyükçe kesi yapılır. Ancak günümüzde ameliyat mikroskobu yada maliyet gözönüne alınmazsa alınmazsa endoskobik yöntemlerle daha küçük bir insizyonla daha az ağrılı bu işlem gerçekleştirilmektedir. Bu aynı zamanda dikişsiz olmakta yada cilt estetik olarak kapatılmakta ve hasta zahmetsiz olarak evine gönderilmektedir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman"><span style="color: red">Karpal Tünel Sendromunda</span><span style="color: black"> </span><span style="color: red">Postoperatif Takip</span></font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Genel olarak ameliyatı takip eden ilk iki gün eli istirahat ettirmeli ve yüksek bir yerde tutmalıdır. Bandaj ertesi günü kaldırılmalı ve insizyon yeri betadine veya batticon ile temizlenerek temiz tutulmalıdır. Daha sonra üzerini açık bırakıp havalandırılmalıdır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Müdahale yeri kuru olarak muhafaza edilmeli, su sabun değdirmemeye çalışılmalıdır. Komplikasyon nadiren oluşur. Eğer vak'a çok geç gelmiş ve sinirdeki harabiyet çok ileri derecede ise uyuşukluk ve ağrı bir süre devam edebilir. Zaten günümüzde bu işlem mikroşirürjikal endoskopik olarak yapılmakta olup muhtemel komplikasyonlar görülmemektedir. Ameliyat gecesinden itibaren nazik olarak eksersizlere başlanmalı, her bir parmağı ayrı ayrı oynatmalı ve yavaşça yumruk yapmalıdır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman"><span style="color: red">Karpal Tünel Sendromunda</span><span style="color: black"> </span><span style="color: red">İyileşme</span></font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hastalar normal aktivitelerine 10 gün ile 3 hafta arasında dönebilirler. Periferik sinirler yaklaşık olarak her ay 1 cm kadar bir iyileşme gösterirler. Bundan dolayı sinirin harabiyet derecesine göre cerrahi müdahale sonrası iyileşme 6 ay ile 2 yıl arasında</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">değişir. Geç kalındığında parmak kaslarında atrofi gelişmiş ise bu durum tekrar eski halini alması oldukça zordur. Yinede parmaklarındaki kuvvet kas erimesine rağmen eski gücüne kavuşabilir. Üç ay sonra tenis oynayabilir. Fakat yinede el bileği kuvveti harcayacağı durumlarda bileklik kullanılması tavsiye edilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karpal Tünel Sendromunda Egzersizler</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KTS'nu engellemek için bazı egzersizler tanımlanmıştır. Sabah çalışmaya başlamadan önce ve çalışma sırasında zaman zaman mola verilerek yapılan bu egzersizler KTS'dan sorumlu olan median sinir üzerindeki basıyı azaltır. Bir dakikalık bir egzersiz sonrasında tünel içi basınç en az 10 dakika süreyle dinlenme basıncının bile altına düşmektedir. Ayrıca karpal tünel sendromu olan kişilerin 7-10 gün süreyle kapı zili çalmak, bardak tutmak, alışveriş arabası itmek gibi günlük aktivitelerden kaçınması gereklidir. Bu basit aktiviteler tünel içi basıncı arttırarak durumun kötüleşmesine neden olabilmektedirler.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bazı araştırmacılar KTS tanısı konduktan sonra tedavinin tam etkili olabilmesi için en az 1 hafta süreyle kişinin egzersiz yaptığı dönemler dışında ellerini kesinlikle kullanmamalarını önermekte ve hafif aktivitelere bu bir haftalık dönemin sonunda başlamalarını önermektedirler.<br /><br /><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Karpal Tünel Sendromu<br /><br /></strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><font color="#000000">Karpal Tünel Sendromu Ameliyatı</font><br /><br /></strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"><em>karpal tünel sendromu, </em><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"><em>karpal tünel sendromu ameliyatı, </em></font><font color="#000000"><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><em><font color="#000000">karpal tünel sendromu belirtileri,</font> </em><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"><em>karpal tünel sendromu tedavisi, </em></font><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><em><font color="#000000">karpal tünel sendromu nedir, karpal tunel, karpal tünel nedir, nedir, belirtileri, nedenleri</font>, </em><font color="#000000"><em>karpal tunel nedenleri<br /><br /></em><a href="ortopedikbilgi.html" title="ortopedi"><strong><font color="#0000ff">Karpal Tunel Sendromu</font></strong></a><br /><br /><a href="http://www.bilgibu.com" title="Ortopedik bilgi"><strong><font color="#800000">Ortopedik Bilgi</font></strong></a></font></font></font></span></font></font></span></font></font></span></font></font></font></span></font></font></font></span></font></font></span></font></font></span></font></p></div>]]></description>
			<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 13:58:48 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Çarşamba, 14 Temmuz 2010 14:02  -  Kırık Belirtileri</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2388:kirik-belirtileri&amp;catid=338:ortopedi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><br /><font color="#ff0000">Kırık Belirti Ve Bulguları<br /></font></font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><br /><a href="saglik-bilgisi.html" title="Sağlık Bilgisi"><img src="images/stories/krk.bmp" border="0" title="Kırık Belirtileri" align="left" /></a>Kırıkları doğru teşhis edebilmek için, yaralının hızlı, dikkatli ve sistematik olarak anamnezini almak, soruşturma yapmak , belirti ve bulguları ortaya koymak bunun için de sistemik ve lokal fizik muayenesini yapmak ve<span>  </span>radyolojik bulgu ve belirtileri değerlendirmek gerekir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>Anamnez:</strong> Bilinci yerinde olanların kendisinden veya bilinci yerinde olmayanların çevresindekilerden bazı sorulara cevap aranmalıdır:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Ne şikayeti var? (Ağrı, hareket kısıtlılığı, şişlik, morarma vb)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Ne oldu? (Düşme, yüksekten düşme, kaza vb)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Nasıl oldu ? (Nereden düştü?, ne kazası?, nasıl yaralandı? , neyle yaralandı?)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Ne zaman olduğu? (Yaralanmadan sonra geçen zaman!)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Nerede oldu ? (Yolda, evde, işte vb)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Ne yapıldı?  (Bilinçsizce yapılmış bir müdahale var mı?)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">ırıkla beraber etrafındaki kas ve tendonlarla, onu örten fasya ve cilt de yaralandığı için belirtilerin bir bölümü kırığa spesifik olmayıp, bu belirtiler aynı tür travmaların kırık oluşturmaksızın meydana getirdikleri yumuşak doku lezyonlarında da görülürler. Kırık olduğu zaman ise bazı belirti ve bulgular sadece kırığa özgüdür. Bu sebeplerle<font color="#000000"> kır</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">ı</font></a><font color="#000000">klarda</font> görülebilecek tüm belirtiler: Travmaya ait genel belirtiler ve kırığa özgü belirti ve bulgular<span>  </span>diye iki aşamada değerlendirilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Travmaya ait genel belirti ve bulgular: </font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>1.Ağrı ve duyarlılık: </strong>Ağrı bütün travmalarda olur; fakat kırıklarda daha çok olur. Spontan ağrı (hastanın travma bölgesinde var olduğunu ifade ettiği ağrı), direkt ağrı (travma bölgesine basınç uygulandığında ortaya çıkan veya artan ağrı) veya indirekt ağrı (uzaktan zorlama uygulandığında travma bölgesinde ortaya çıkan veya artan ağrı) müsbet olabilir. Spontan, direkt ve indirekt ağrının aynı lokalizasyonda saptanması kırık lehine bir bulgudur. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>2.Hematom : </strong>Kırığı oluşturan darbenin damarları yaralaması veya kırık uçların damarları yaralaması ve kırıktan kaynaklanan hematom nedeniyle görülür. Hematom hızla artarsa ve büyürse büyük damar yaralanmaları akla gelmelidir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>3.Ekimoz :</strong> Doku arasına ve cilt altına yayılan kanın verdiği morumsu görünümdür. Erkenden travma bölgesinde görülmesi büyük kanama ve kırık habercisi olabilir. Rengi zaman geçtikçe fıstıki yeşil ve sarıya dönüşür. Tam kaybolması 3 haftayı bulur. Ekimoz yer çekiminin etkisiyle yer değiştirir. Humerus ve dirsek iç kısmında görülmesi humerus üst uç, uyluk arkasında görülmesi femur üst uç kırıklarını akla getirir.<span>  </span></font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>4.Fonksiyon bozukluğu : </strong>Hareket sistemi elemanları yaralandığı zaman ağrıya engel olmak için hareketlerin sınırlandırıldığı saptanır. Kırıkta ise aynı zamanda kaldıraç kolu bozulduğu için hareketler yapılamaz.<br /></font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br />Kırığa özgü belirti ve bulgular: </font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span> </span>1.  Hastanın duruşu:</strong> Hastanın duruşu bazı kırıklar için tipiktir. Örneğin yaşlı bir hastada düşme sonucu alt ekstremitelerde bir tarafta<span>  </span>eğer adduksiyon, dış rotasyon ve kısalık görülüyorsa, kollum femoris kırığı veya trokanterik kırık akla gelmelidir </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span> </span>2.  Deformite: </strong>Kırık uçlarının yer değiştirmesi ile olur. Kırık uçlarının birbirinden ayrılmasına deplasman, uçlar birbirlerinin üzerine binmişse overriding, fragmanlar birbirinden uzaklaşmışsa distraksiyon, öne arkaya veya yan düzeyde açılanmasına angulasyon , kırık uçlarının kendi ekseni etrafında dönmesine ise rotasyon denir.<strong><u> </u></strong></font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span> </span>3.  Krepitasyon: </strong>Kırık uçlarının birbirine sürtünmesi sonucu palpasyonda hissedilen bir kıtırtı hissidir. Tesadüfen tespit edildiğinde kesin kırık olduğunu gösterir. Ancak olup, olmadığını araştırmak nörovasküler yaralanmalara yol açabileceğinden yapılmamalıdır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span> </span>4.  Anormal hareket: </strong>Bir kemikte anatomi ve fizyolojiye aykırı olarak gözlenen harekettir. Çok değerli ve kırık olduğunu gösteren bir bulgudur. Ancak krepitasyonda olduğu gibi aynı gerekçelerle olup olmadığını aramak tıbbi bir hatadır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span> </span>5. Palpasyon belirtileri ve kısalık : </strong>Kırık şüphesi bulunan bir kemik palpasyonla çok dikkatli incelenmelidir. Kemikler cilde en yakın kısımlarından palpe edilirler. Patella ve olekranon kırıklarında kırık uçlar arasında aralık hissedilebilir. Komşu eklemler de dikkatlice muayene edilir. Kemikte kısalık olup, olmadığına bakılır ve sağlam tarafla ölçüm sonuçları karşılaştırılır. Kırıktan şüphe edilen ekstremitedeki tüm periferik sinirler ve arterlerin de yaralanıp, yaralanmadığına bakılmalıdır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">6. Radyolojik inceleme: </font></font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Konvansiyonel<span>  </span>radyolojinin önemi ve tanı koymada<span>  </span>değeri<span>  </span>çok fazladır. Kırık derecesi,sayısı,<span>  </span>uçların durumu, kırığın yeri, çıkık ve yabancı cisim bulunuşu , kırığa uygulanan redüksiyon ve stabilizasyonun başarısı ve takipte kaynayıp, kaynamadığı<span>  </span>ancak iyi bir radyolojik inceleme ile anlaşılabilir. Kural olarak:<span>  </span><strong><em>Kırığı düşünülen kemiğin proksimal ve distal eklemlerinin de aynı film dahilinde görülmesi</em></strong> gerekir. Örneğin, ulna cisim kırığında radius başının da çıkık olup olmadığı incelenmelidir (Monteggia kırığı) . <strong><em>Çocuklarda ve gerekirse erişkinlerde de karşılaştırma amacıyla radyolojik inceleme simetrik yapılmalıdır.</em></strong> Yani aynı kemiğin sağlam olanının da radyolojik incelemesi ve karşılaştırma yapılmalıdır. Her kemiğin standart olarak en az (2 yönlü) <strong><em>ön-arka ve yan gerekirse oblik ve özel pozisyonda çekilmiş radyografileri istenmelidir. </em></strong>Çekilecek olan radyogramları isterken önce anatomik lokalizasyon ve sonra pozisyon belirtilir. Humerus ön-arka ve yan radyografi, Lumbar vertebralar 2 yönlü radyografi , Önkol (dirsek ve el bileği dahil) 2 yönlü radyografi vb gibi.<strong><em> Radyogramlarda ilk önce istenilen pozisyon ve lokalizasyonda çekilip, çekilmediği; değerlendirme yapmak için yeterli kalitede olup, olmadığına bakılmalıdır.</em></strong> Bu şartları taşımıyorsa tekrarı istenmelidir. Değerlendirmeye alınan bir radyogramda dikkati çeken<span>  </span>bir kırık hemen<span>  </span>görülse de , öncelikle bunun dışında normal görülen kemik ve eklemler dikkatle taranmalı; eşlik eden bir hastalık olup, olmadığına bakılmalı; bundan sonra kırık bölge ayrıntılı olarak incelenmelidir. <strong><em>Göze çarpan bir kırık yoksa fizik muayenede direkt ve indirekt ağrının olduğu bölge çok kapsamlı olarak tetkik edilmelidir.</em></strong> Herşeye rağmen kırık saptanamayan ancak klinik olarak kırık olabileceği düşünülen vakalarda atelle tespit ve 10 gün sonra tekrar radyolojik inceleme önerilir. Eklem içi kırıklarda<span>  </span>(asetabulum, glenoid, tibia kondil,<span>  </span>vb), pelvis kırıklarında, vertebra kırıklarında, patolojik kırıklarda<span>  </span>ve şüpheli durumlarda istenilecek <strong><em>Bilgisayarlı tomografi</em></strong> tetkiki daha ayrıntılı ve kesin bir inceleme olanağı sunar. <strong><em>Manyetik rezonans görüntüleme tekniği</em></strong> de çok değerlidir. Eklem içi kırıklar ve eklem içi patolojilerde , nörolojik defisit bulunan vertebra kırıklarında, patolojik kırıklarda ve yine şüpheli durumlarda çok yararlı bilgiler verir. Alıntı..</font></p><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><br /><strong>Kırık Belirtileri<br /><br /><font color="#ff0000">Kırık Nasıl Anlaşılır</font></strong><br /><br /><em>kırık, belirtiler, bulgular, kırık belirtileri, anamnez, anamnez nedir, kırık nasıl anlaşılır, anamnez testi, kırı nasıl anlarız <font color="#ffffff">Tayyar ŞAHİN</font></em><br /><br /><a href="saglik-bilgisi.html" title="Kırıklarda Belirti"><font color="#0000ff">Kırıklarda belirti</font></a><br /><br /><a href="http://www.bilgibu.com" title="sağlık bilgisi"><font color="#800000"><strong>Sağlık Bilgisi</strong></font></a><br /><br /></font><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><em><span style="font-size: 8pt; color: black">Yazan: Ortopedi Teknisyeni Tayyar Şahin</span></em></p></font></div>]]></description>
			<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 12:02:58 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Çarşamba, 14 Temmuz 2010 13:45  -  Kırıkların İyileşme Süresi</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2387:kiriklarin-iyilesme-suresi&amp;catid=338:ortopedi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><font color="#ff0000"><br />Kırıkların İyileşmesi - Kaynama Süresi</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><a href="saglik.html" title="Online Sağlık"><img src="images/stories/krk.bmp" border="0" title="Sağlık Bilgisi" align="left" /></a>Vücuttaki bazı kırıkların kaynama süreleri ve görülme sıklıkları Şekil de şematize edilmiştir.<br /><font color="#ffffff">.</font><br /><font color="#ffffff">.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />.<br />..<br />.<br /><font color="#ffffff">.Online Sağlık Bilgisi Bilgibu.com . </font><a href=""><font color="#ffffff">http://www.bilgibu.com</font></a> </font><br /><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><font color="#ff0000"><a href="saglik-bilgisi.html" title="kırıkların iyileşme ve kaynama süresi"><img src="images/stories/krk%20iyileme%20sresi.jpg" border="0" title="Kırıkların İyieşme Süresi" /></a></font></font></span><br /><br /></font><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong>Kırık iyileşmesi kırık olduğu andan itibaren başlar ve 3 aşamadan oluşur:</strong> </p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">*İnflamatuvar dönem<span> </span></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">*Tamir<font color="#000000"> d</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">ö</font></a><font color="#000000">nemi</font><span> </span></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">*Remodelizasyon dönemi</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><br />Bu üç dönem biri bitmeden diğeri başlayarak devam eder ve en uzun süreni remodelizasyon dönemidir </p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><br /><strong>Kırıkların İyileşme Süresi<br /><br /><font color="#ff0000">Kırıkların Kaynama Süresi</font></strong><br /><br /><em>kırık, iyileşme, kaynama, kırıklar ne kadar zamanda kaynar, kırıklar ne kadar sürede iyileşir, kol kırığı nezaman iyileşir, ne zaman iyileşir <font color="#ffffff">Tayyar Şahin</font></em><br /><br /><a href="saglik-bilgisi.html" title="sağlık bilgisi"><font color="#0000ff"><strong>Kırık İyileşme Ve Kaynama Süreleri</strong></font></a><br /><br /><a href="http://www.bilgibu.com" title="sağlık bilgisi"><font color="#800000"><strong>Sağlık Bilgisi</strong></font></a></p><em><span style="font-size: 8pt; color: black"><strong>Yazan: Ortopedi Teknisyeni Tayyar Şahin</strong></span></em><em><span style="font-size: 8pt"></span></em></font></div>]]></description>
			<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 11:45:06 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Çarşamba, 14 Temmuz 2010 13:12  -  Kırıkları Oluşturan Sebepler</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2386:kiriklari-olusturan-sebepler&amp;catid=338:ortopedi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><br /><font color="#ff0000">Kırıkları Oluşturan Sebepler ve Kırık Oluş Mekanizması</font></font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><a href="saglik.html" title="sağlık"><img src="images/stories/krk.bmp" border="0" title="Sağlık" align="left" /></a>Travmatik yolla oluşan kırıklarda görülen başlıca sebepler:</strong> Trafik kazaları (araç içi veya araç dışı) , düşme , çarpma, yüksekten düşme, ev içi kazalar ve düşmeler, iş kazaları, spor kazaları ve yaralanmaları , göçük altında kalma (deprem , maden kazaları vb) , üzerine bir şey düşmesi, ateşli silah yaralanması , kesici delici alet yaralanması, darpa maruz kalma ve dövülme ve yenidoğanlarda görülen doğum travmalarıdır. Patolojik kırıklarda kemikte bir hastalık mevcuttur ve kırık çoğu zaman basit travmalarla veya <font color="#000000">ba</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">z</font></a><font color="#000000">en</font> travma olmaksızın kendiliğinden meydana gelir. Altta yatan hastalık benign tümör, primer veya sekonder malign tümör, osteoporoz, osteomalazi,<span>  </span>enfeksiyon vb olabilir. Stress kırıklarında ise sürekli tekrarlayan zorlamalar ve yorgunluk sonucunda bariz bir travma olmadan fissür yada tam kırık gelişebilir. Örneğin eğitimi yeterli olmayan askerlerde uzun yürüyüşler sonucunda metatars yorgunluk kırıkları görülebilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Normal anatomi ve fizyolojiye sahip bir kemikte dıştan etki eden kuvvetler ve vücut ağırlığının taşınması ile kas ve ligamentlerin çekmesi gibi vücudun içinden etki eden kuvvetlerin şiddeti, doğrultusu, hızı ve etkileme süresine göre kırıklar meydana gelir.<br /><span style="font-size: 14pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><a href="saglik-bilgisi.html" title="sağlık bilgisi"><img src="images/stories/torsiyon.bmp" border="0" width="553" height="496" /></a><br /><strong>Kırık Oluş Mekanizması<br /><br /><font color="#ff0000">Kırık Oluş Sebepleri<br /></font></strong><br /></font></font></span></font><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><span style="font-size: 14pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; color: black"><em>kırık, nasıl oluşur, sebepleri, mekanizması, oluş mekanizması, kırık oluş sebepleri, kırık nasıl oluşur, kırık oluşma çeşitleri, travmatik kırıklar nasıl oluşur <font color="#ffffff">Tayyar Şahin</font></em><br /></span><span style="font-size: 11pt"><br /><a href="saglik-bilgisi.html" title="saglik-bilgisi"><strong><font color="#0000ff">Sağlık Bilgisi</font></strong></a><br /><br /><a href="http://www.bilgibu.com" title="sağlık"><font color="#800000"><strong>Online Sağlık Bilgisi</strong></font></a><br /></span></p></font></font></span></font></div>]]></description>
			<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 11:12:54 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Salı, 13 Temmuz 2010 23:09  -  Kırık Tipleri ve Sınıflandırma</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2385:kirik-tipleri-ve-siniflandirma&amp;catid=338:ortopedi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><font color="#ff0000"><br />Kırık Tipleri ve Sınıflandırma</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><font color="#ff0000"><a href="saglik-bilgisi.html" title="Kırık Tipleri"><img src="images/stories/krk.bmp" border="0" title="Kırık Tipleri" align="left" /></a></font></font></span>1)</strong> Kemik doku sağlamlığına göre:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>      </span>*Normal kemikte (Travmatik) kırık</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>      </span>*Hastalıklı kemikte (Patolojik) kırık</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>      </span>*Stress (Yorgunluk) kırığı</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>2)</strong> Kırık hattının,<span>  </span>kemiği çevreleyen deri yada mukoza yoluyla, dış ortamla ilişkide olup,<span>  </span>olmamasına göre:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Kapalı kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>       </span>*Açık kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>3)</strong> Kırık oluşturan kuvvete göre:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>    </span>*Direkt mekanizma ile olan kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>    </span>*İndirekt mekanizma ile olan kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>    </span>*Direkt ve indirekt mekanizma<span> </span>kombinasyonu ile olan kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>4)</strong> Kırık sayısına göre:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>    </span>*Tek kırık hattı</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>    </span>*Multiple kırık hattı</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>5)</strong> Kırığın derecesine ve kırık hattına göre:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>    </span>a) Ayrılmış (deplase) kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Transvers kırık</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Oblik kırık</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Spiral kırık</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Kopma kırığı</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Parçalı<span>  </span>kırık</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>    </span>b) Ayrılmamış (non-deplase) kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Çatlak (fissür, linear kırık)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Yaş ağaç (green stick) kırığı</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Torus kırığı</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Çökme<span>  </span>kırıkları</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Kompresyon (sıkışma) kırıkları</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Dişlenmiş (impakte) kırıklar</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Epifizin<span>  </span>ayrılmamış kırıkları</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>6)</strong> Kırığın kemikteki anatomik lokalizasyonuna<span>  </span>göre:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Proksimal bölge kırıkları (Proksimal epifizer ve metafizer bölge; trokanterik, femur boynu, tibia kondil, kollum şirurjikum vb)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Cisim (shaft) kırıkları (Diafiz bölgesi ; 1/3 üst, 1/3 orta, 1/3 alt bölge olarak ifade edilir)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Distal bölge kırıkları<span>  </span>(Distal <font color="#000000">epif</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">i</font></a><font color="#000000">zer</font> ve metafizer bölge ; suprakondiler, malleoler, pilon, Colles vb)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Epifiz bölgesi kırıkları (Çocuklarda fizisler kapanmadan önceki dönemde fizis hattını etkileyen epifiz ve metafiz kırıkları anlaşılır)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Kırıklı - çıkıklar<span>  </span>(Kırıkla birlikte kırığın olduğu kemiğin katıldığı eklemde de çıkık olması)</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>7)</strong> Kırılan kemiğin histolojik yapısına göre:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Spongiöz bölge kırıkları</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span>        </span>*Kortikal bölge kırıkları</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">8) AO sınıflaması:</font></font></font></strong></p><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span>    </span></strong>AO<strong> </strong>Grubunun<strong> </strong>yapmış olduğu sınıflama ile uzun kemikler önce numaralandırılır. Buna göre humerus 1 , önkol 2 , femur 3, tibia 4 numara ile kodlandırılır <span>(Şekil.1)</span>.<br /><br /><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"> <a href="saglik.html" title="AO sınıflaması"><img src="images/stories/ao1.bmp" border="0" /></a><br /></span><br /></font></font></font><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Kemik kırıkları kendi içinde de proksimal bölge kırıkları 1, cisim kırıkları 2, distal bölge kırıkları<span>  </span>3 numara ile kodlandırılır. Her bölgedeki kırık A-B-C olarak kategorize edilir. Bu gruplar kendi arasında da A1-A2-A3 ; B1-B2-B3 ; C1-C2-C3<span>  </span>olarak alt gruplara ayrılır (Şekil.2)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><a href="http://www.bilgibu.com" title="Ao Sınıflaması"><img src="images/stories/ao2.bmp" border="0" width="545" height="460" /></a></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span>         </span>Ayrıca her alt grup tekrar 1-2-3 eklenerek en alt gruplara ayrılır. Buna göre örneğin cisim kırıkları şöyle tarif edilir:</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span> </span>A : Basit kırıklardır.</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Spiral<span>  </span>(1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Oblik<span>  </span>(1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Transvers (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">B : Kamalı kırıklardır.</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Spiral kamalı (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Bükülmeli kamalı<span>  </span>(1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Parçalı kamalı (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">C : Kompleks kırıklardır.</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Spiral<span>  </span>(1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Segmentli<span>  </span>(1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Çok parçalı, irregüler (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Bu sınıflamaya göre femur distal bölge (3.3) kırıkları ise şu şekilde sınıflandırılır (Şekil.3):</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><a href="saglik-bilgisi.html" title="Ao Sınıflandırması"><img src="images/stories/ao3.bmp" border="0" /></a></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">A : Ekstra-artiküler kırıklardır.</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Basit ekstra artiküler<span>  </span>(1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Metafizeal kamalı ekstra artiküler<span>  </span>(1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Metafizeal kompleks ekstra artiküler (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">B : Parsiyel artiküler kırıklardır.</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Lateral kondil kırığı<span>  </span>, sagittal (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Medial kondil kırığı , sagittal (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Kondil kırığı, frontal (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">C : Komplet artiküler kırıklardır.</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Her iki kondil ve metafizde basit kırık (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Her iki kondilde basit, metafizde çok parçalı kırık (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">Eklem içi ve metafizde çok parçalı kırık (1-2-3)</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><br /><strong>Kırıklar<br /><br /><font color="#ff0000">Kırık Tipleri<br /></font></strong><br /><em>kırık, tipleri, sınıflandırma, ao, kırık çeşitleri, kırıkların sınıflandırılması, kırık şekilleri, AO sınıflaması, kırıkların sınıflandırılması</em><br /><br /><a href="saglik-bilgisi.html" title="Kırıkların Sınıflandırılması"><strong><font color="#0000ff">AO Sınıflaması</font></strong></a><br /><br /><a href="http://www.bilgibu.com" title="Kırık Çeşitleri"><strong><font color="#800000">Kırık Çeşitleri</font></strong></a></p></font></font></font></div>]]></description>
			<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 21:09:40 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Salı, 13 Temmuz 2010 22:46  -  Kırık Tanımı</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2384:kirik-tanimi&amp;catid=338:ortopedi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: red"><font face="Times New Roman"><strong><br />Kırık Nedir?<br /></strong></font></span><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"> </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><span style="font-size: 14pt; color: red"><font face="Times New Roman"><strong><a href="saglik-bilgisi.html" title="Kırık Nedir?"><img src="images/stories/krk.bmp" border="0" title="Kırık Nedir" align="left" /></a></strong></font></span>Dıştan veya içten etki eden kuvvetlerle kemik dokusunda oluşan ayrılmaya veya bu sebeplerle kemiğin anatomik bütünlüğünün ve devamlılığının bozulmasına “Kırık” denir. Kemikteki kırılma etki eden kuvvetlerin derecesine ve kemiğin şoku abzorbe edebilme yeteneğine göre ufak bir çatlaktan (Fissür), bir veya bir çok kemiğin kırılmasına ; hatta komşu eklemlerde çıkık eşlik etmesine (Kırıklı-çıkık) kadar değişiklik gösterebilir. Kırığı oluşturan kuvvet sadece kemiği kırmayıp , beraberinde kemiğin etrafındaki deri, kaslar , tendonlar , ligamentler, damarlar, sinirler<span>  </span>ve komşuluğundaki organları da yaralayabilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Kırığı oluşturan sebepler ile kırık lokalizasyonları yaşlara göre farklılıklar gösterir. Yeni doğan döneminde doğum <font color="#000000">travm</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">a</font></a><font color="#000000">ları</font>, çocuklarda düşme, dövülme ve trafik kazaları, gençlerde spor ve trafik kazaları, orta yaşlarda trafik ve iş kazaları ve ileri yaşlarda düşmeler ve tümöral olaylar kırık yapan başlıca nedenlerdir. Yeni doğanlarda doğum travmasına bağlı olarak en çok klavikula, femur cismi , humerus kırılır. Çocuklarda humerus suprakondiler kırıkları başta olmak üzere dirsek çevresi ve önkol kemikleri ile femur cismi en çok kırılır. Genç ve orta yaşlarda tibia, femur ve radius distali en çok kırılan bölgelerdendir. İleri yaşlarda femur boynu, trokanterik bölge, humerus proksimali ve radius distali en çok kırık görülen bölgelerdendir.<br /><br /><strong>Kırıklar<br /><br /><font color="#ff0000">Kırık Tanımı</font></strong><br /><br /><em>kırık, nedir, tanımı, kırık nedir, fissür, fraktür, fissur, fraktür nedir, çatlak nedir, ortopedik terimler</em><br /><br /><a href="saglik-bilgisi.html" title="Hastalıklar"><strong><font color="#0000ff">Hastalık Çeşitleri</font></strong></a><br /><br /><a href="saglik.html" title="Sağlık"><strong><font color="#800000">Online Sağlık Bilgisi</font></strong></a><br /></font></p></div>]]></description>
			<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 20:46:49 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Salı, 13 Temmuz 2010 00:00  -  Çocukların Dişleri Neden Çürür?</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2228:cocuklarin-disi-neden-curur&amp;catid=43:agiz-ve-dis&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br />Çocukların Dişleri Neden Çürür?<br /></font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><a href="saglik/beslenme-ve-diyet.html" title="çocukların dişi neden çürür"><br /><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:7OUnWStVg61iRM:http://marmaradis.net/hakkimizda/fotofaleri/klinik/files/cocuk_dis_buyuk.jpg" border="1" title="çocukların dişi neden çürür" width="92" height="100" align="left" /></a>Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorum</font><a href="film-izle.html"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none"><font face="Times New Roman" size="3">l</font></span></a><font size="3"><font face="Times New Roman">ayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir <font color="#000000">ha</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">ta</font></a> da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">Ağız ve Diş Sağlığı</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Çocukların Dişleri Neden Çürür</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Aramalar: <em>diş, ağız, ağız ve diş, çocukların dişi neden çürür, çocukların dişi çürümemesi için ne yapmalı</em> – <strong>Diş Bakımı</strong></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt; color: red"><a href="saglik/agiz-ve-dis.html"><span style="color: red"><font face="Times New Roman"><strong>Ağız ve Diş Sağlığı</strong></font></span></a><br /></span></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><br /><strong>Online Ağız Ve Diş Sağlığı</strong></p></div>]]></description>
			<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 22:00:00 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Pazartesi, 05 Temmuz 2010 00:00  -  Omuz Çıkığı</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=766:omuz-cikigi&amp;catid=44:spor-sakatliklari&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="left"><strong><font color="#ff0000">OMUZ ÇIKIĞI<img src="images/stories/omuzsin.gif" border="0" title="Omuz" /><br /><br /></font></strong></div><p align="center"><u><font color="#000000"><strong><font color="#ff0000">GENEL BİLGİLER</font></strong><br /></font></u></p><p align="justify"><br /><font color="#000000">TANIMI: Humerus'un omuz eklemindeki sökelin­den çıkmasıdır. Humerus'un öne doğru çıkması en sık görülen dislokasyondur. Kemiğin geçici olarak sökelinden çıkması ve hemen geri yerine oturması sublüksasyon olarak tanımlanır.</font></p><p align="justify">&nbsp;</p><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">ETKİLENEN VÜCUT PARÇALARI</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Omuz eklemi; humerus.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Sakatlık bölgesindeki periost, sinirler, tendonlar, kaslar, kan damarları ve bağ dokular gibi yumuşak dokular. Deltoidi çalıştıran ve koltuk altından geçen aksiller sinirde sakatlık sık gelişir.</font></p></li></ul><p align="justify"><!--more--><strong><font color="#ff0000">BELİRTİ VE BULGULAR</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Sakatlık sırasında oluşan şiddetli ağrı.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Omuz fonksiyonunun kaybedilmesi ve hareket et­tirilmek istendiğinde şiddetli ağrı.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Eğer ayrılan kemikler ayrıldıkları şekilde kilitlen­mişler ise, gözle görülebilen bir deformite. Kemikler, hemen eski durumlarına gelebilirler ve bir deformite görülmeyebilir, fakat oluşan tahribat aynıdır.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Çıkma bölgesinde hassasiyet, şişme.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Çıkma bölgesinde oluşan baskı, sıkışma, sinirlerin veya kan damarlarının kesilmesinden dolayı, kolda oluşan uyuşukluk veya felç.</font></p></li></ul><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">NEDENLERİ</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Omuza, yukarı doğru yapılan direkt bir darbe veya uzatılmış kola, geriye doğru çekme gibi bir güç uy­gulaması.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Aşırı derecede omuz burkulması sonucu.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Doğuştan olan omuz eklemi deformiteleri.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Çok güçlü kas dönmesi veya şiddetli bir kas kasıl­ması (sara nöbetleri veya elektrik çarpması).</font></p></li></ul><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">SAKATLIK RİSKİNİN ARTMASI</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Temas ve çarpışma olasılığı yüksek olan Amerikan futbolu, güreş, futbol veya basketbol gibi sporlar.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Güçlü bir atma, kaldırma, vurma veya döndürme gerektiren her türlü aktivite.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Omuz kırılması. Daha önce olmuş bir omuz çıkma­sı veya burkulması. Yetersiz kas kondisyonu.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Herhangi bir omuz sakatlığının tekrarı.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Her türlü artrit (gut, romatizmal artrit)</font></p></li></ul><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">NASIL ÖNLENİR</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Kuvvet, esneklik ve genel kondisyon antrenmanla­rı, özellikle atma sporları için omuz güçlendirme programları uygulayarak. Fiziksel aktivitelerden ön­ce yeterince ısınma hareketleri yaparak.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Katıldığınız temas gerektiren sporları yaparken, omuz destek pedleri gibi sporunuza uygun seçilmiş malzemeler kullanarak. Sakatlıktan sonra omuzu bandajlamak veya koruyucu kullanmak, sakatlığın tekrarını önleyebilir. Çok sık sakatlanıyorsanız, te­mas sporlarına katılmayınız.</font></p></li></ul><p align="center"><u><strong><font color="#ff0000">BEKLENTİLER</font></strong></u></p><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">DOĞRU SAĞLIK BAKIMI</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Yerlerinden çıkan kemikleri tekrar yerleştirmek için yapılacak olan manipülasyon dahil, eklemi nor­mal pozisyonuna döndürmek için doktor tedavisi. Akut veya sık tekrarlanan dislokasyonlar, eklemi tek­rar düzeltmek ve stabilize etmek için cerrahi gerekti­rebilir.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Tedavi sırasında kişisel bakım.</font></p></li></ul><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">TANI YÖNTEMLERİ</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Kendi gözlemlediğiniz semptomlar.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Medikal özgeçmiş ve bir doktor kontrolü.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Omuz eklemi ve bitişik olduğu kemiklerin röntge­ninin çekilmesi.</font></p></li></ul><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">POTANSİYEL KOMPLİKASYONLAR</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Sakatlanan bölgedeki veya yakınında olan sinirler, bağlar, tendonlar, kan damarları veya bağ dokularda­ki geçici veya kalıcı sakatlıklardan dolayı oluşan uyuşukluk, soğukluk ve beniz solukluğu.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Omuz bölgesinde aşırı iç kanama.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Şok veya bilinç kaybı.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Özellikle daha önceki dislokasyon tam olarak iyileşmediyse, tekrarlanan dislokasyon. Tekrarlanan dislokasyonlarm çoğu, bağlarda tam iyileşme olma­dığından veya doğuştan olan glenohumeral sakatlık­lardan doğan anterior di slokasyonlardır.</font></p></li></ul><p align="justify"><font color="#000000"><strong>MUHTEMEL SONUÇ</strong>: Omuz dislokasyonu dü­zeltildikten sonra, 2-8 hafta bir süre için bir omuz as­kısı veya alçı ile hareketsiz kalması gerekebilir. Sa­katlanan bağların iyileşmesi en az 6 hafta gerektirir. Normal tedavi yöntemleri sakatlığın tekrarlanmasını öneleyemiyorsa, cerrahi oluncaya kadar aktivitelerinizi modifiye ediniz. Cerrahi sonrası, sakatlığın tek­rarlanmaması için rehabilitasyon programı gerekir.</font></p><p align="center"><u><br /><strong><font color="#ff0000">TEDAVİ YÖNTEMİ</font></strong></u></p><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">İLK YARDIM</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Şok olasılığını azaltmak için hastayı bir battaniye veya benzeri bir şeyler ile örtünüz. Mümkünse giysi­lerini kesiniz, hastayı hareket ettirmeyiniz. Uzman olmayan kişiler, çıkan kemikleri yerine getirmeye ça­lışmam alıdırlar.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Hastanın boynunu, sakatlanan omuzunu ve dirseği­ni desteklenmiş splint ile veya omuz askısı ile hare­ketsiz hale getiriniz.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">R.I.C.E (Rest=dinlenme, Ice=buz, C=kompresyon ve E=elevasyon (yükseltme) protokolüne uyunuz.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Doktor, ayrılan omuz eklemini normal durumuna getirmek için manipüle edecek ve yırtılan bağlar ve tendonları düzeltecektir. Manipülasyon ayrılma ola­yından sonra 4-6 saat içinde yapılmalıdır. Daha son­ra, kanama ve vücut sıvılarının akması, hastanın şok geçirmesine ve başka problemlerin oluşmasına ne­den olabilir. Aynı zamanda bir çok doku elastikiyeti­ni kaybederek normal durumuna dönmekte zorlanabilir. Manipülasyon, spinal veya genel anestezi ge­rektirebilir. Eğer kan damarları veya sinirlerde tahri­bat varsa, cerrahi mutlaka gerekecektir.</font></p></li></ul><p align="justify"><font color="#000000"><strong><font color="#ff0000">TEDAVİNİN DEVAMI</font></strong> <strong>- Evde:</strong></font></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Buz parçalarını koyduğunuz plastik bir torbayı, nemli bir havluya sararak sakatlanan bölgenin üzeri­ne koyunuz. Bu buz tedavisini günde 3-4 defa, 20şer dakika süreyle uygulayınız.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Eğer daha iyi hissediyorsanız, sakatlık bölgesine, sıcaklık lambası, sıcak suya batırılmış havlu, sıcak suya girme, sıcak duş, ısı pedleri gibi sıcaklık veren yöntemleri sıkça uygulayınız.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Alçıya alman veya askıda olan kas grupları dışın­daki tüm kaslarınızı çalıştırınız. Kas kasılmaları ke­miklerin düzelmesini ve iyileşmesini hızlandırır.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Yavaşça ve sık aralıklar ile sakatlanan bölgeye ya­pılan masaj şişliği indirecek ve rahatlatacaktır.</font></p></li></ul><p align="justify"><font color="#000000"><font color="#ff0000"><strong>İLAÇ</strong>:</font> Doktorunuz:</font></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Kemikleri birleştirme manipülasyonu sırasında, genel anestezi uygular veya kas gevşetici ilaçlar verir.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Hafif ve orta ağrılar için asetaminofen tabanlı ilaç­lar, şiddetli ağrılar için narkotik tabanlı ağrı kesiciler, cerrahi gerekiyorsa, enfeksiyonu önlemek için antibiyotikler verebilir.</font></p></li></ul><p align="justify"><font color="#000000"><font color="#ff0000"><strong>AKTİVİTE</strong>:</font> Cerrahiden sonra aktivitelerinize ya­vaşça başlayınız. Doktorunuzun önerilerine uyunuz.</font></p><p align="justify">&nbsp;</p><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">DİYET</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Tedavi için gereken manipülasyon veya cerrahi yapılıncaya kadar yemeyin ve içmeyin. Karnınızdaki sıvı veya katı yiyecekler anestezi altında iken kusma yapabilir ve bu durum tehlike oluşturabilir.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">İyileşme sürecinde yediğiniz yemek miktarını yap­tığınız fiziksel aktiviteye göre dengeleyiniz.</font></p></li></ul><p align="justify"><strong><font color="#ff0000">REHABİLİTASYON</font></strong></p><ul><li><p align="justify"><font color="#000000">Askıya ihtiyacınız olmadığında rehabilitasyon eg­zersizlerine başlayabilirsiniz.</font></p></li><li><p align="justify"><font color="#000000">Egzersizlerden önce ve sonra 10 dakika buz masajını uygulayınız. Kalıplaşmış bir buz parçası ile sakatlığın oluştuğu bölgede 15 cm kadar bir alanı, dairemsi hareketler ile ovalayınız. Bu buz tedavisini 15'er dakika süreyle uygulayınız.</font></p></li></ul><p align="justify"><font color="#ff0000"><strong><img src="images/stories/omuzsin1.gif" border="0" title="Omuz Çıkığı" /><br /><br />OMUZ ÇIKIĞI</strong></font> <br /><br /><font color="#ff0000"><strong>SPOR SAKATLIKLARI</strong></font></p><p align="justify"><font color="#000000"> <strong>Aranan Kelimeler:</strong> omuz çıkığı, omuz, humerus, humerus çıkığı, spor sakatlıkları, spor ve sakatlıklar, spor yaralanmaları, omuz askısı, splint, omuz sakatlanması, omuz manipülasyonu, omuz travması<br /><br /></font><font color="#ff0000"><strong>OMUZ ÇIKIĞI</strong></font></p>]]></description>
			<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 22:00:00 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Pazartesi, 05 Temmuz 2010 00:00  -  İDRARDAN KAN GELMESİ (HEMATÜRİ)</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=1768:idrarda-kan-gelmesi-hematuri&amp;catid=134:hastaliklar&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br />İDRARDAN KAN GELMESİ (HEMATÜRİ)<br /></font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br /></font></font></span></strong><img src="images/stories/idrardankan.jpg" border="0" alt="İdrarda Kan" title="İdrardan Kan Gelmesi" align="left" /></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"></font></span></strong></p><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">İdrarda kan görülmesi (hematüri) önemle üzerinde durulması gereken bir tıbbi durumdur…</font> <p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Normalde bir insanın idrarında gerek gözle görülen, gerekse idrar tahlilinde mikroskopla belirlenen kanama olmaması gerekir</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">İdrarda kanama, aksi kanıtlanıncaya kadar çok ciddi bir bulgu olarak kabul edilir. Bu nedenle kanamaya neden olan etkenin tanısı konuncaya kadar, gereken tanı yöntemleri kullanılarak araştırılmalıdır. Çünkü idrardaki kanama çok basit bir üşütmeden kaynaklanabileceği gibi üriner sistemde oluşan bir tümörün ilk belirtisi de olabilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Böbrek taşları, veremi, kötü huylu tümörleri ya da enfarktüsü, akut glomerülonefrit, idrar borusu taşları, idrar kesesi tümörleri, veremi, taşları ya da basit bir idrar kesesi iltihabı ya da siyek (üretra) taşları ve iltihabı buna yol açabilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bazen sık taş düşüren hastalar, idrarlarında kanama olduğunda yine taş düşürdüğünü düşünerek olayı önemsemezler. Birçok durumda olduğu gibi, doktora danışmadan kendi başına antibiyotik veya antiseptik ilaçlar alıp kanamanın geçirilmesi yanıltıcı olur. En sık rastlanılanı idrardan bir kez kan gelmesi, ama başka hiçbir ağrı ve rahatsızlık olmamasıdır. Bu kanama tekrarlamasa da mutlaka tetkiklerle sebebinin bulunmasında fayda vardır. Ayrıca düzenli kontroller (check-up) yaptırıp tesadüfen idrarlarında mikroskopla kanama belirlenen hastalarda da, tanısı konuncaya kadar tetkik edilmesi gereklidir. Yapılacak olan görüntüleme yöntemleri (Ultrasonografi, ürografi, gerekirse de bilgisayarlı tomografi veya MR) tanı koymada yetersiz kalırsa, idrar kesesine (mesane) bir optik yardımıyla direkt bakma (sistoskopi) yöntemini mutlaka uygulamak ve olası sinsi bir mesane kanserini erken teşhis ederek, tedavisine olanak sağlamak gerekmektedir. Özellikle hanımlar sistit (mesane enfeksiyonu) olmaya daha yatkındırlar. Bu nedenle olası bazı kanamaları onlar da önemsemeyebilir ve sistitten olduğunu düşünürler. Asıl tehlike de, nedeni ve tanısı belirlenmeden sistit gibi sanılan durumların sonradan yol açtığı ciddi sağlık sorunlarıdır.<br /></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><br />Kanlı idrarın rengi içerdiği kan miktarına göre açık pembeden koyu kırmızı ya kadar değişir. Kanlı idrar bulanıktır; cam bir kap içinde bir süre bekletilirse üstte görece duru, altta ise kanlı çökelti nedeniyle daha koyu renkli ve bulanık iki bölüme ayrılır. İdrarda kan her zaman gözle görülmeyebilir. İdrarın rengini değiştirmeyecek kadar azsa ancak kimyasal deneylerle ya da idrar çökeltisinin mikroskopla incelenmesiyle saptanabilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">HEMATÜRİ (İDRARDAN KAN GELMESİ) NEDENLERİ</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Sistit, çeşitli mikrobik organlar tarafından oluşturulan mesane enfeksiyonudur. Yani Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir. Cinsel ilişki, idrar yolundan yapılan müdahaleler, doğum, nörolojik problemler, mesanede taş veya herhangi bir yabancı cisim varlığı, su tüketiminin az olması, mesanenin enfeksiyon ajanlarına karşı biyolojik savunma bariyerlerinin yetersiz olduğu durumlar sistit gelişimine sebep olurlar. Hamilelik sırasında, özellikle erken dönemde idrarda önemli derecede bakteri çıkışı (bakteriüri) saptanır. Kadınlar hamilelik sırasında ve hemen ertesinde idrar yolları enfeksiyonu açısından risk altındadırlar ve saptanan herhangi bir enfeksiyon hemen tedavi edilmelidir.<br /></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red"><br />Belirtileri :</span></strong><font color="#000000"> Sık işeme, acil işeme hissi, idrar yaparken yanma, geceleri idrara çıkma, karnın alt kısmında ağrı ve rahatsızlık hissi sık görülen yakınmalardır. Sıkışma şeklinde idrar kaçırma ve kanlı idrar yapma görülebilir, yüksek ateş ise nadir görülür. İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir. Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Böbrek taşı :</span></strong><font color="#000000"> Böbrek taşının genellikle ilk belirtisi şiddetli bir yan ağrısıdır. Bu ağrı genellikle, taş idrar yolunun bir kesimini tıkadığında veya hareket ettiğinde meydana gelir. Taşın bulunduğu yere göre, ağrı kasıklara ve uyluğun iç yüzüne yayılabilir ve bulantıya ve kusmaya neden olabilir. Eğer taş idrar yolunda tahrişe neden olmuşsa, idrarda bir miktar kanda görülebilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Şiddetli yan ağrısı</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">İdrarda kan</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Ateş ve titreme (genellikle enfeksiyonun göstergesidir.)</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Kusma</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Kötü kokulu bulanık idrar</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">İdrar yaparken yanma şikayetleri taş hastalığını akla getirmelidir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Üretrit :</span></strong><font color="#000000"> Sarımtrak bir akıntı , karnın alt kısmında ağrı, sık sık idrara çıkılması, ancak az miktarda kanlı idrar,idrar yaparken yanma ve kadınlarda cinsel ilişkide acı görülür. Üretrit cinsel yolla bulaşan ya da kişisel temizliğe önem vermemekten kaynaklanan bakteriyel bir iltihaptır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Glomerülonefrit :</span></strong><font color="#000000"> İdrarda kanla birlikte ayak bileklerinde, gözlerin etrafında şişlik, nefes darlığı ve yorgunluk bulunur. Böbreğin kanı süzen yapılarında ani veya kronik bir iltihaplanma olmuş olabilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Tehlikesiz hematüri :</span></strong><font color="#000000"> Sadece idrarda kan olup, başka bir belirti yoktur. İdrar viral enfeksiyonlardakinden daha kanlı görünse de, bu durum herhangi bir hastalıkla veya organ hasarıyla ilişkili değildir. Bazen çocuklukta meydana gelir ve zamanla geçer, sıkıntı yaratmadan ömür boyu sürebilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Hemolitik anemi :</span></strong><font color="#000000"> Yorgunluk ve güçsüzlükle birlikte idrarda kan görülür, nefes darlığı çekilir. Hemolitik anemi kanın alyuvarlarındaki genetik bir anormallikten veya bazı ilaçlardan ya da alyuvarları yok eden bazı hastalıklarından kaynaklanır. Alyuvarlar yıkıma uğramıştır ve kemik iliği bunların yerine yenilerini yeteri kadar hızla üretememektedir. Genetik olarak bazı enzimleri eksik olanlar ile bazı ilaçları kullananlarda hemolitik anemi ortaya çıkabilir</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Mesane taşı :</span></strong><font color="#000000"> İdrarda kan ,sık sık idrara çıkma, ancak az ve sadece belli bir pozisyonda idrar yapabilme, sırtın alt kısmında ve karında ağrıyla birlikte düşük ateşiniz görülebilir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Mesane Kanseri :</span></strong><font color="#000000"> Mesane Kanserinin tipik ön belirtisi gross hematuria yani idrarda kan bulunmasıdır. Bu en genel klinik bulgu hastaların yaklaşık % 75 görülmektedir. Ayrıca idrarda mikroskopik seviyede kan da sıklıkla görülmektedir. Hastalığın ileri evrelerinde mesane tahrişi ve disüri yani zor ve sancılı idrar yapma da sıklıkla gözlemlenmektedir. Kanamalar karekteristik olarak ara sıra oluşmakta, idrarın temiz görülmesi doktorun çalışmalarını ertelemesine sebep olabilmekte bu da teşhiste gecikmelere neden olabilmektedir. Mesane Kanseri en sık görülen kanser türlerinden biridir.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Özet olarak idrarında kan görülen veya idrar analizinde mikroskopik kanama belirlenen her kişinin kesinlikle ayrıntılı ürolojik muayeneden geçmesi ve tanı konuncaya kadar gereken tüm tetkiklerin yapılması önemli bir gerekliliktir.<br /></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><div style="text-align: center"><img src="images/stories/bobrek4.jpg" border="0" title="İdrarda Kan" width="372" height="343" /></div></font></font></span><br /><strong>Aranan Kelimeler:</strong> idrardan kan gelmesi, hematüri, idrarda kan görülmesi, hematuri, idrardan neden kan gelir, idrarda neden kan gelir, idrarda kan gelmesinin sebepleri, idrar yaparken kan geldi, idrar yaparken neden kan gelir, hematuri sebepleri, hematüri sebepleri, hematuri nedir, hematüri nedir, idrarda kan gelmesi hastalığı, hematuri hastalığı, hematüri hastalığı</font></p> <p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"><br /></font> </p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#ff0000">İdrardan Kan Gelmesi (hematüri)</font></strong><a href=""><font face="Times New Roman" size="3" color="#800080"><br /><strong><font color="#ff0000">HEMATÜRİ (İDRARDA KAN GÖRÜLMESİ)</font></strong><br /><strong>ANASAYFA</strong></font></a></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p></div>]]></description>
			<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 22:00:00 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Cumartesi, 01 Mayıs 2010 00:20  -  Vajina Kaşıntısı</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2305:vajina-kasintisi&amp;catid=34:kadin-sagligi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><br />Vajinal Kaşıntı<br /><br /></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><a href="http://www.bilgibu.com/saglik.html" title="Sağlık"><img src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:KTla9Y__8s0P_M:http://www.health.com/health/static/hw/media/medical/hw/n5551628.jpg" border="1" title="vajina kaşıntısı" width="128" height="83" align="left" /></a>Şikayet</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vajinada kaşıntı veya aşırı, değişik renkli ve çürük kokan bir akıntı söz konusu.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Nedenleri</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Mantar enfeksiyonu :</strong> Koyu, beyaz, peynirimsi bir akıntınız var, vajina bölgesinde tahriş ve kaşınma söz konusu. Mantar enfeksiyonu çoğu kez antibiyotik veya doğum kontrol hapları aldıktan sonra ya da hamilelik sırasında gelişir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Tampon ya da diyaframın unutulması :</strong> Yoğun bir akıntınız var, ancak başka belirti yok. Tampon veya diyafram unutup unutmadığınızı kontrol edin.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Leğen kemiği iltihabı/salpenjit :</strong> Renksiz, çürük kokulu vajina akıntınız ve/veya leğen kemiği ağrınız olabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Düşük ateş ve ürperme, yorgunluk, sırtın alt kısmında ağrı, düzensiz adet kanaması ve iştahsızlık da görülebilir. Leğen kemiği iltihabı ve salpenjit (fallop tüpleri iltihabı) derhal tıbbi müdahale gerektirir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Doktorunuz aksini tavsiye etmedikçe, duş yapmayın.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vajina kaşıntısı varsa, kaşımaktan kaçının ve <font color="#000000">bölgey</font><a href="http://www.bilgibu.com"><font color="#000000">i</font></a><font color="#000000"> günde</font> iki kere sade suyla yıkayın. Pamuklu külot giyin ve korse ya da sıkı pantolondan uzak durun.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Külot giymeden uyuyun.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Önleme</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Güvenli cinsel ilişki ve erkek partnerin lateks prezervatif takması cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmaya yardım eder.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Mantar enfeksiyonuna eğilimliyseniz, antibiyotik kullanırken, reçetesiz satılan mantar ilacı kullanın.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Canlı aktif kültürlü yoğurt yemek de faydalı olabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Öteki Nedenler Cinsel yolla bulaşan hastalık Şeker hastalığı Alerji Menopoz</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuğunuzun Tedavisi Kızlarda buluğdan önce vajina akıntısı alışılmış bir şey değildir. Bu durumda cinsel tacize uğramış olabilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Bunu doktorla konuşun. Çocuğunuzu rahatlatmak için şunları yapabilirsiniz: Bölgeyi günde iki defa sade suyla hafifçe yıkayın. Sadece pamuklu külot giydirin. Çamaşırı parfümsüz ve katkı maddesiz deterjanla yıkayın. Altını iyice temizlemesini öğretin. Alıntı...</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3"><strong>Vajina Kaşıntısı</strong></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#ff0000"><strong>Vajinal Kaşıntı</strong></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Aramalar: <em>vajina, kaşıntı, vajina kaşıntısı, vavinal kaşıntı, kadın hastalıkları, kadınlarda görülen hastalık, kadınlık organı kaşıntısı, vajina neden kaşınır, vajina kaşıntısı nasıl geçer</em></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3"><strong><a href="http://www.bilgibu.com/saglik/kadin-sagligi.html" title="kadın sağlığı">Kadın Hastalıkları</a></strong> <br /></font></p></div>]]></description>
			<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 22:20:11 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Salı, 16 Şubat 2010 02:18  -  Selülit ve Bölgesel Zayıflama</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2226:selulit-ve-bolgesel-zayiflama&amp;catid=126:beslenme-ve-diyet&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Selülit ve Bölgesel Zayıflama</font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><a href="saglik/beslenme-ve-diyet.html" title="selülit"><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:rtev4LMLLUuedM:http://www.fazlakilo.com/image/haber/169_selulit-bolgesigif" border="1" title="selülit" width="115" height="100" align="left" /></a>Sellülit ve bölgesel yağ fazlalıkları vücut güzellik ve estetiğini tehdit eden en inatçı sorunlardan biri. Portakal kabuğu görüntüsünden kurtulmak herhangi bir emek harcamadan hiç de kolay olmuyor. Belki kötü bir rüya ve inanılmak istenmeyen bir gerçek, ama kaçınılmaz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit ve bölgesel yağ fazlalıkları vücut güzellik ve estetiğini tehdit eden en inatçı sorunlardan biri. Portakal kabuğu görüntüsünden kurtulmak herhangi bir emek harcamadan hiç de kolay olmuyor. Belki kötü bir rüya ve inanılmak istenmeyen bir gerçek, ama kaçınılmaz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Neredeyse kadınların % 80’inde görülen bu sorunla yıllar öncesine kadar başa çıkmanın pek başarılı yolları yoktu. Bugün ise tıbbi yöntemlerden, özel tedavi edici cihazlara kadar pek çok alternatif bize duru, pürüzsüz ve sellitlerden yoksun vücutlar vaat ediyor.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit nedir? Estetik mi, sağlık sorunu mu?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit aslında hidrolipodistrofi olarak tanımladığımız, cilt altı yağ dokusu ve küçük mikro damarları ilgilendiren bir nevi sağlık sorunu. Bu problem kendisini portakal kabuğuna benzeyen inişli, çıkışı düzensiz bir görüntü şeklinde gösteriyor ve sellülitli bölgelerde elastikiyet ve sıkılık kaybı görülüyor. Özellikle kalça,basen,karın ve baldırlarda görülen bu problem yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde daha çok oluşabiliyor. Bir tek kilo sorunu ve şişman olan hanımlarda değil, bir çok zayıf kadında da aynı soruna rastlamak mümkün. Tabi ki kadınlardaki hormonlar sellülitlere en sık zemin oluşturan nedenlerden biri. Onun için sellülit problemine erkeklerde çok sık rastlamak mümkün değil.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit ve bölgesel yağlanmaya yatkınlık yaratan etkenler nelerdir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bu etkenler arasında kadının doğal cilt yapısı, özellikle kadınlardaki hormonal düzen ve değişimlerin görüldüğü ergenlik, gebelik, menapoz gibi 3 önemli hormonal değişikliğin yaşandığı dönemler. Ağır, aşırı kalorili besinlerle düzensiz ve yanlış beslenme, vücutta toksit etkiler oluşturan alkol, çay, kahve ve tütünün aşırı miktarda tüketimi, hareketsiz bir yaşam, stres, gerginlik, tuz ve su dengesinde değişikliklere neden olan idrar söktürücü ve mushillerin gelişi güzel kullanımı, düzensiz uyku, kabızlık, karaciğer ve sindirim bozuklukları, metabolik hastalıklar.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Selülit tanısı nasıl konulur?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Sellülit tedavisinde erken teşhis önemli. Aynı zamanda sellülite yol açan faktörleri ortadan kaldırmak da önemli. Böylelikle sellülite neden olan faktörler ortadan kaldırıldığında daha erken ve başarılı sonuçlar alınabilir. Sellü</font><a href="film-izle.html"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none"><font face="Times New Roman" size="3">li</font></span></a><font size="3"><font face="Times New Roman">te zemin oluşturan yanlış nedenlerin ortadan kaldırılması ve yanlış alışkanlıkların yerine sağlıklı beslenme, doğru alışkanlıkların getirilmesinde bu sorunların çözülmesinde çok önemli rol oynar. Sellülit tanısı çıplak göz ve el ile muayene ile konulabildiği gibi kontakt termografi dediğimiz yöntemlerle de olabiliyor. Bu yöntem doku sıcaklık farklılıklarını belirleme esasına dayanıyor ve likil kristal içeren plaklar arcılığıyla sellülitli bölgenin genel haritası çıkarılıyor. Böylelikle erken tanı konularak kısa sürelerde önlem alınabiliyor.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Özellikle bölgesel yağlanma ve sellülit sorunu olan kişilerde uyguladığınız tıbbi yöntemler hangileridir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit ve bölgesel zayıflamada en çok tercih ettiğimiz tıbbi yöntemler, mezoterapi, karboksiterapi, lipolizis ve kas çalıştırma sistemleridir. Mezotherapy’nin 25 senelik geçmişi, karboksi ve lıpolızis yöntemlerinin ise yaklaşık 5 senelik geçmişleri mevcut. Dünyanın bir çok ülkesinde başarı ile uygulanan bu yöntemler bu konuda eğitimi olan uzman hekimlerce yapılmalı. Başarılı ve doğru uygulamalarda sellülit ve bölgesel yağlanma sorunlarında oldukça azalma ve ya tamamiyle giderme mümkündür.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Son dönemlerde lipolizis denilen yöntemi sık duymuş olduk?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Lipolizis yönteminin amacı vücutta istenmeyen ufak yağ birikintilerini ve topluluklarını ortadan kaldırmak. Aşırı kilo ve şişmanlık sorunu olan kişilerde başarılı sonuç alabilmek için bu yöntem ile birlikte diyet ve egzersiz yapmaları şart.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hangi bölgelerde ve nasıl uygulanır?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Özellikle kalça, bel bölgesi, sırttaki yağ birikintileri, göbek, karın ön duvarı,diz iç kısımları ve kolda uygulanabilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bu yöntemde çok ince uçlu iğne ile lokal yağlanma olan bölgelere soya fasulyesinden elde edilen fosfolipid maddesi direkt yağ dokuların içine enjekte ediliyor. Soya fasulyesindeki lesitin temel madde yağ bokların yıkılmasında ve çözülmesinde en çok kullanılan ilaçlardan biri. Seans sayısı kişinin probleminin yoğunluğuna göre değişir ve ortalama 2-3 ay sonra bölgesel yağlanmalarda oldukça başarılı sonuçlar alınır. Bugün Amerika ve Avrupada’ki bir çok ülkede uygulanan bu yöntem liposuctionın tahtını sarsacak gibi görünüyor ve hollywoodaki bir çok yıldız tarafından terci ediliyor.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Çok kilolu kişilerde bir tek bu yöntem ile zayıflamak mümkün mü?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hayır,bu yöntem özellikle bölgesel yağ fazlalıklarında uygulanan bir yöntem,genel vücütta kilo problemi söz konusu olduğunda ise diyet ve egzersiz yapmak şart.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Son zamanlarda özellikle medya ve basında sık rastladığımız karboksiterapi yöntemi hakkında bilgi verir misiniz?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karboksiterapi metodlu ve kontrollü parametrelerle Co2 gazının deri altına pompalanması ile gerçekleşen bir tedavidir. Co2 gazı ilk olarak Fransada,Royat terminallerinde 1925 yılından beri kullanılmakla birlikte,o tarihten bu yana estetikten tıbbi alanlara kadar birçok alanda uygulanmaktadır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karboksiterapinin estetik kullanım alanları nelerdir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">En sık estetik kullanım alanları sellülit,bölgesel yağ doku fazlalıkları,liposuction’dan önce ve sonra,deride kan dolaşımının artması nedeni ile derinin daha çok beslendiği Antiaging bakımlar, yara izi,çatlak bakımlarında.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bu yöntemde çok ince uçlu iğne ile problemli vücut bölgelerine belirli dozlarda periyodik bir şekilde Co2 gazı enjekte ediliyor,enjekte edilen Co2 gazı sayesinde vücutta oksijenizasyon artışı ve dolayısıyla lipoliz olayı artıyor.Bunun sonucunda damarlarda genişleme,bölgeye giden kan akışında hızlanma,kolllogen,elastin sentezinde hızlanma meydana geliyor.Dolayısıyla bölgede görülen zayıflama ile birlikte genel cilt kalitesinde iyileşme ve elastikiyet artışı gibi durumlar saptanıyor.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karboksiterapi ile birlikte hangi uygulamalar yapılabilir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Karboksiterapi ile birlikte bölgede yağ yıkımını artıran mezoterapi ve lipolizis yöntemleri kombine bir şekilde uygulanabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Mezoterapi nedir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Mezoterapi günümüzde estetik alanında sellülit ve bölgesel zayıflamada en sık kullanılan yöntem sayılır. 1987 tarihinden beri Fransız Tıp akademisi tarafından alternatif tıp tedavileri arasında önemli bir yer alan bu yöntem Fransada yaklaşık 15 in hekim tarafından uygulanmaktadır.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Mezoterapinin kelime anlamı;orta deriye ince uçlu (4-6mm)iğne ile belli açılarla ilacı enjekte ederek bölgeye tedavi sağlamaktır.Enjekte edilen ilaçlar yağ bloklarını yıkımını ve kan dolaşımının artışını sağlayarak düzenli bir şekilde tedaviye devam eden kişilerde sellülit,dalgalanmalar ve bölgesel yağ fazlalık oldukça başarılı sonuçlar sağlar.Seans sayısı kişinin probleminin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte minumum 6 seans genelde 8-10 seans şeklinde olur</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Mezoterapi estetikten başka hangi alanlarda kullanılır?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Saç dökülme ve canlandırma, yüz gençleştirme ve elastikiyet kayıplarında, alerjik hastalıklarda ,kas ve eklem ağrıları ve daha bir çok tıbbi endikasyon.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Mezotherapy uygulama ne kadar sürer, ağrı yapar mı?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Yöntemin en büyük avantajları arasında seansların kısa sürmesi,iğneler ince uçlu olduğundan çok fazla bir ağrı,acı yapmaması,doğru kişilerce uygulandığında herhangi bir yan etki içermemesi,lokal veya genel anestezi alımına gerek olmamasıdır.Bazen uygulama sonrasında birkaç yerde küçük morluklar gelişebilir.ortalama 5-7günde geçer.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit oluşmaması için nasıl beslenmeli?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit oluşumunda en önemli nedenlerden biriside dengesiz ve yanlış beslenmedir. Doğru ve düzenli beslenmeyle,sellülit ve bölgesel yağlanmalar engelleneceği gibi var olan sellülit sorunu da azaltılabilir,Bu konuda en çok kabul edilen tezler ise hareketli,doğal ve sağlıklı beslenme ve toksik madde atıcı sistemlerin günlük hayatımızda var olmasıdır.Dolayısıyla uzman hekim kontrolunde yapılan periyodik kontroller vücutakı hormonal ya da genetik bozukluklar ve dolaşım bozukluğu durumların tesbit edilmesinde oldukça yararlı yöntemlerdir.Bu gibi durumlarda zaman kaybetmeden bu tip sorunların önüne geçilmeli.Sellüliten korunmanın en iyi yolları doğal ve sağlıklı ürünlerle beslenmek ve antioksidan ve A,C,E vitaminler açısından zengin bir besleneme tarzı seçmek,tuz,alkol,şeker ,sigara,tütün,alkol,kızartmalardan uzak durarak sellülit ile mücadelenin daha başarılı haleeldiğini söyleyen Dr.ECZACIBAŞI haftada 4-5 gün 30-45 dakikalık tempolu yürüyüş ve günde en az 2 lt saf su içmeninde sellülit tedavisinde önemli rol oynadığı belirtiliyor.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Beslenmede Dikkat Edilmesi Erekenler</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sellülit ve bölgesel yağlarla mucadele etmeniz için size pratik çözümler öneriyor</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*Yiyeceklerinize tuz yerinde baharat,limon ve aromatiklerle tatlandırmaya bakın.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*koyu kahve,koyu çay,gazlı içecek ve kola tüketimine kesin.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*birleşiminde lif oranı yüksek beslenme tarzını seçerek toksik madde atılımını kolaylaştırın.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*Mutlaka günlük içtiğiniz su miktarını artırın.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*Rezene,elma kabukları ve yeşil çayı karıştırarark hazırladığınız bu nefis bitki çayını günde en az 4 kez içmeye çalışın.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Mümkünse her gün bir demet maydanoz,bol bol kreviz,lahana ve enginar yiyin.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*tatlı ihtıyaclarınızı meyve,tatlandırıcı ile hazırlanmış meyve kompostoları ve sütlü tatlı</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">lardan karşılamaya çalışın.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*Şarküteri ürünlerinden,yağlı soslardan uzak durun.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kızartmalar yerinde fırın,buğulama ve haşlama yemekleri tercih din.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">*Aşırı tuz ve yağ içeren şarküteri ürünlerinden ve yağlı sos ve yemeklerden uzak durun.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">Beslenme Ve Diyet</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">  </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Selülit ve Bölgesel Zayıflama</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font face="Times New Roman" size="3">  </font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red"><font color="#000000">Aramalar:</font> </span></strong><em>selülit, selülitten, selülit tedavisi, selülit diyeti, selülit egzersizleri, selüllit ve bölgesel zayıflama,<strong> </strong>selülit nedenleri </em>– <strong>Selülit</strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">  </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><a href="saglik/beslenme-ve-diyet.html"><span style="color: red"><font face="Times New Roman">Beslenme ve Diyet</font></span></a><br /></span></strong></p></div>]]></description>
			<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 00:18:25 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Salı, 16 Şubat 2010 00:44  -  Bitlenme</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2225:bitlenme&amp;catid=308:cocuk-hastaliklari&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><br />Bitlenme</font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><a href="saglik/cocuk-hastaliklari.html" title="bitlenme"><img src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:cdUp78O6BAaehM:http://www.anasaglik.com/wp-content/uploads/2010/01/bit5b15d1.jpg" border="1" title="bitlenme" width="137" height="103" align="left" /></a>Saç bitleri</strong>: İnsan saçında yaşayan ve üreyen çok küçük , kanatsız, Günde 2-8 kez kan emerek beslenen gri böceklerdir. Sirke denilen yumurtaları görmek bitin kendisini görmekten daha kolaydır ve genellikle enseye yakın, kulakların arkasında ve başın arkasında saç tellerine tutunmuş halde bulunurlar. Sirkeler kir veya kepek gibi yıkanarak temizlenemezler. Önce etkili bir ürün ile öldürülmeli, sonra bu amaç için yapılmış ürünün kutusundan çıkacak olan özel bir tarak ile saçtan temizlenmelidir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Saç biti insan vücudu dışında yalnızca 48 Saat yaşayabilir ve evcil hayvanlar üzerinde yaşayamaz. Sirkeler ise insan vücudu dışında kumaş ve battaniye üzerinde 10-15 Gün Canlı kalabilirler.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Bit:</strong> kan emerek beslenen bir parazittir. Baş biti, kasık biti, elbise biti olarak 3'e ayrılır. Bit, uzunlukları 3-11 arasında değişen, renkleri de genellikle kirli beyaz, sarı, kahverengi ve kara olan bitlerin vücudu yassıdır ve baş, göğüs, karın olmak üzere üç bölümden oluşur. Bit haşeresinde gözler, duyargalar ve ağız parçaları baş bölümünde yer alır. Bazı bit türlerinde göz</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit, insanlar ve hayvanlar üzerinden kan emerek beslenen küçük yapılı bir parazittir. Bit çok ufak yapılı bir hayvandır ve genel olarak boyları 3 - 10mm kadardır. Bitlerin vücudu genellikle Alttan ve üstten basık bir yapıdadır. Bit yassı bir vücut yapısına sahiptir. Bit haşeresi sıcak havaları sever ve genellikle sıcak mevsimlerde daha çok görülür.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit türüne ve yaşadığı alana bağlı olarak farklı renklerde olabilir. Genel olarak tespit edilen bit türlerinin renkleri, sarı, kahverengi, siyah ve kirli beyaz şeklindedir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Diğer renklerde olan bit türlerine de rastlamak mümkündür. Bit haşeresi yaşayabilmek için mutlaka insanlar ve hayvanlar üzerinden kan emmesi gerekir. İnsan ve hayvan vücudunun dışında bulunan bit haşeresi uzun bir müddet yaşayamaz. Bitler insanlar ve hayvanların dışında en fazla 2 gün yaşayabilirler. Bitler üzerinde yaşadığı canlıdan beslenir. Bit üzerine yerleştiği canlıdan ortalama olarak 4 - 5 defa kan emer. Bit her kan emişinde karnı şişene kadar kan emer. İnsan üzerinde 100'lerce bit olabilir. Bunların her birinin günde dört veya beş defa insanı ısırdığını düşünürsek bitin insana ne kadar çok sıkıntı verdiğini anlarız. İnsanlar ve hayvanlar üzerinden beslenen bitler beslenmesinde sadece kanı kullanırlar.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit böceğinde toplamda 6 adet ayak bulunur ve ayaklar kısa ve güçlüdür. Bitin hareketi çok yavaştır ve çok hantal hareket eder. Bit insanlara farklı yerlerden bulaşır bu bakımdan geldiği yerden veya daha önce beslendiği canlıdan birçok mikrobu bir sonraki canlıya bulaştırır. Bit insanlar arasında çok çabuk yayılır ve beraberinde çok tehlikeli hastalıkları da yayabilir. Bit evlere ve insanlara şu şekilde bulaşır;</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">1 - Bit insanlara dışarıdan alınan bir eşya ile bulaşabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">2 - Bitlenmiş kişilerin eşyalarını kullanarak bulaşabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">3 - Bitlenmiş bir kişinin evimize kadar gelmesi ile bulaşabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">4 - Bitlenmiş bir ortamda bulunmakla da üzerimize bit bulaşabilir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">5 - Evdeki evcil hayvanlar ile bitler evlerimize kadar gelebilir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">6 - Yaban hayvanları veya kuşlar ile bit evlerimize kadar gelebilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit bulaştı mı kontrolü çok zor olduğu gibi temizlenmekte çok zordur. Genel olarak kalabalık ortamlarda daha çok çabuk yayılır. Genellikle insanların sıklıkla kullandığı okul, hastane, toplu taşıma araçları, kahvehane, sinema gibi yerlerde bitlerin yayılması daha çok görülür. Bit eğer insanlara hayvanlar üzerinden geçmiş ise beraberinde birçok hastalığı da bulaştırır. Genel olarak bitten insana bulaşan hastalıklar şunlardır: Tifüs, humma hastalığı, alerjik hastalıklar, iltihaplı deri lekeleri, deri döküntüsü gibi birçok hastalığa neden olur. İnsanlarda ve hayvanlarda halsizlik ve iştahsızlık yapar. Bitler kan emme işlemini tamamladıktan sonra yumurtasını bırakır. Bit yumurtasına sirke denir. Her bit çeşidi sirkelerini farklı yerlere bırakır. Saç bitlerinde sirkeler bir paket halinde ve saç tellerine yapışırlar. Vücut bitinde ise yumurtalar elbiselerin dikiş aralarına bırakırlar.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit sirkesini saçtan çıkarmak çok zordur bunun için kullanılan özel ilaçlar ve şampuanlar vardır. İnsanlara en çok zarar veren bit çeşitleri şunlardır</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Saç Biti </font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Saç biti genellikle insanların saçları içinde bulunur ve ismini de buradan alır. Saç biti küçük yapılı bir bit çeşididir. İnsanların baş bölgesinde bulunduğu için bazen baş biti olarakda bilinir. Saç biti genellikle kulak arkası ve ense kısmında toplanır. Bu bitler insanın kafa derisinden kan emerek beslenir. Saç biti genel olarak günde 4 - 5defa insanın kafa derisinden kan emer. İyi beslenen saç biti yumurtalarını (sirke) özel bir salgı ile saç tellerine yapıştırır. Saç bitti kolay kolay saçtan çıkmaz. Saç bittinden kurtulmak için mutlaka en yakın sağlık kuruşunda muayene olmak gerekir ve doktorun verdiği özel ilaçlar ile saç bitinden kurtulabiliriz. Saç biti için alınan ilaçların veya şampuanların güzel kokması gerekir ve sağlığa zarar vermemesi gerekir. Saç biti ilaçlandıktan sonra yaşadığımız alanları tamamen bu canlılardan temizlemek için mutlaka ilaçlama firması tarafından çevremizin ilaçlanması gerekir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Vücut Biti ( Elbise Biti)</span></strong><span style="color: red"> </span></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vücut biti insanlarda bulunan bir diğer bit çeşididir. Vücut biti insanların genellikle tüysüz olan kısımlarında bulunur. Vücut biti insanın bedeninden kan emdikten sonra elbiseler arasında gizlenir ve orda saklanır. Vücut biti genellikle geceleri aktif olup insandan kan emer. Vücut biti bir gecede defalarca kan emer ve insanı rahatsız eder. Vücut bitleri o kadar çok rahatsız eder ki çoğu zaman insanı uyutmaz. Bazı vücut bitleri yatak ve yorgan içlerine girip orda bulunurlar ve insanlar yatarken aktif olup insanı ısırırlar. Vücut biti iyi bir şekilde kan emdikten sonra bulunduğu ortama yumurtasını bırakır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Kıl Biti ( Kasık Biti)</span></strong><span style="color: red"> </span></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kıl biti diğer adıyla kasık biti insanların kıllı olan kısımlarında bulunur. Kasık biti genellikle insanlarda koltuk altı, kasık arası, göğüs kılları ve sakal kısımlarında bulunur. Kasık bitinin bir özelliğide kıl kökünden deri içine gömülür ve oradan kan emer. Bu bakımdan kıl biti çok aşırı derecede kaşındırır. Kasık bitinden kurtulmak için mutlaka doktorun verdiği özel solüsyonlar ve ilaçlar kullanılmalı. Ev ortamında hangi bit olursa olsun mutlaka kişi üzerinde ise doktorun verdiği ilaçlar kullanılmalı. Bitlenen ortamlar mutlaka ilaçlama şirketi tarafından sıkıca ilaçlanması gerekir. İlaçlama şirketi olarak her türlü böcek ve haşere ilaçlamasında sizlere Hizmet sunmaktayız.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">İnsanlarda en çok görülen bit türü Pediculus humanus'tur. Vücut üzerinde yaşadığı bölgeye göre de değişik isimler alır. Bitlenme, şiddetli kaşıntı sonucu açılan yaralarda seconder enfeksiyonlara,özellikle çocuklarda impedigo denilen iltihaplı deri hastalığına yol açar.Bitler mikroorganizmalarında taşıyıcısıdırlar.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit Nasıl Bulaşır?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bitlenmenin yaygın olarak düşünüldüğü gibi pislikle bir ilgisi yoktur; aslında bit temiz, Sağlıklı saçı, kirli saça tercih eder. Yetişkin ya da çocuk, herkes bitlenebilir. En yaygın belirtisi, başın ve ensenin şiddetle kaşınmasıdır. Saç biti son derece bulaşıcıdır. Tarak, fırça, eşarp, yastık, şapka ve tüylü oyuncaklar gibi paylaşılan kişisel eşyalar ile yayılırlar. Tekrarlanan salgın riskini azaltmak için bu eşyaları paylaşmaktan kaçınılmalıdır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit insanlar arasında çok çabuk yayılır ve beraberinde çok tehlikeli hastalıkları da yayabilir. Evlere ve insanlara bit şu şekilde bulaşır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">1 - bit insanlara dışardan alınan bir eşya ile bulaşabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">2 - bitlenmiş kişilerin eşyalarını kullanarak bulaşabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">3 - bitlenmiş bir kişinin evimize kadar gelmesi ile bulaşabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">4 - bitlenmiş bir ortamda bulunmak ile üzerimize bit bulaşabilir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">5 - evdeki evcil hayvanlar ile bitler evlerimize kadar gelebilir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">6 - yaban hayvanları veya kuşlar ile bit evlerimize kadar gelebilir .</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bitlendiğimizi Nasıl Anlarız?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bitlenmeyi gösteren ilk ipucu sık sık kafa derisinin kaşınmasıdır. Biti tespit etmek ve yayılmasını engellemek amacıyla, ensenin arka kısmındaki ve kulak arkasındaki saçlar dikkatle incelenmelidir. Bitler ışıktan kaçtıkları için, yalnızca saç kılına yapışmış küçük beyazımsı, oval yumurtaları (sirkeleri) görebilirsiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">İdeal Bir Bitlenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tek uygulama ile kısa sürede etki göstermeli.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Güzel kokulu, saçları dolaştırmayan, taramayı zorlaştırmayan, etrafa bulaşmayan, boyalı ve permalı saçlarda problem yaratmayan özelliklere sahip olmalı.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kalıcı etkisiyle bitlerin saça tekrar yerleşmesini engellemeli.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sadece bitleri değil,sirkeleri de yok etmeli.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kullanıcı tarafından iyi tolere edilmeli, yan etkileri olmamalı.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kullanıcıya toksik etkisi olmamalı</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bugüne kadar pek çok yolu kullanarak insanoğlu bitle mücadele etmeye çalışmıştır. Kötü kokulu Gaz ve kimi zehirli Maddeler içeren ilaçlar bunlardan bazılarıdır. Daha çok çocuklarda rastlandığı için tedavinin çocuklar için güvenli, yüksek oranda etkili, sadece bitleri değil yumurtalarını da öldüren bir bit ilacı ile yapılması gerekir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Oysa günümüzde artık bu alanda kullanılan madde ve ilaçlarda büyük gelişmeler kaydedilmiş, hatta koruyucu etkili permetrin etken maddesi içeren ilaçlar geliştirilmiştir. Saç biti tedavisinin bitleri olduğu kadar yumurtaları da öldürmesi ve tekrar bulaşmayı önlemesi gerekir. Piyasada birkaç bit öldürücü ilaç vardır ve değişik şekillerde bulunmaktadır; şampuan, saç kremi gibi. Fakat bunların hepsi bit tedavisinde istenen etkiyi göstermez!!!</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bitlenme tedavisinde kullanılan çeşitli maddeler</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Gamma Benzen Hekzaklorid</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Böceğin sinir sistemini felç ederek etki gösterir. Ülkemizde yasaklanmıştır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Benzil Benzoat</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Deri ve mukozayı tahriş ettiği için bit tedavisinde pek tercih edilmez.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Fenotrin (Sumitrin)</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Işıkta stabilitesini koruyamaz. Uygulamadan sonra güneş ışığı altında etkinliğini yitirir. Bu nedenle kalıcı etkisi yoktur.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Piretroidler 1. Jenerasyon</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Krizantem çiçeğinin böcek öldürücü etkisi Farslar zamanında fark edilmiştir. Eski Yugoslavya toprakları üzerinde olan Dalmaçya'daki bir halk hikayesine göre, yaşlı bir kadın beyaz papatyalara benzeyen bir çiçeği toplar. Çiçek solduğunda bir köşeye atar, daha sonra dönüp baktığında solmuş çiçeklerin çevres</font><a href="film-izle.html"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none"><font face="Times New Roman" size="3">i</font></span></a><font size="3"><font face="Times New Roman">nde ölü böcekleri fark eder ve krizantem ailesinden olan bu çiçek çeşidinin böcekler üzerinde öldürücü etkisi bu şekilde fark edilir. 1800'lü yıllardan başlayarak kuru çiçekler böcek öldürücü olarak ABD'ye ihraç edilir. 1900'lü yıllarda piretroid olarak adlandırılan bu madde bit tedavisinde kullanılmıştır, ancak ışıkta bozulması sorun oluşturmuştur.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Permetrin 2. Jenerasyon 1973'de ışığa dayanıklı piretroid olan permetrin İngiltere'de geliştirilmiştir. Permetrin aynı zamanda bit tedavisinde en az iki haftadan altı haftaya kadar koruyucu etkiye de sahiptir. Günümüzde permetrin koruyucu özelliği, kullanım kolaylığı, yan etkilerinin az olması ve güvenilir olması nedeniyle en çok tercih edilen ilaçlardandır.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">Çocuk Hastalıkları</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br />Bitlenme</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aramalar: <em>bitlenme, bit, bit nedir, bit nasıl öldürülür, bitlenme tedavisi, bit ilacı, bit nasıl bulaşır, saç biti, bitlenmek</em> – <strong>Bitlenme</strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><a href="saglik/cocuk-hastaliklari.html"><span style="color: red"><font face="Times New Roman"><br />Çocuk Hastalıkları</font></span></a></span></strong></p></div>]]></description>
			<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:44:44 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Salı, 16 Şubat 2010 00:44  -  Vajinal Kaşıntı</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2224:vajinal-kasinti&amp;catid=34:kadin-sagligi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><br />Vajinal Kaşıntı</font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3"><a href="saglik/kadin-sagligi.html" title="genital organda kaşıntı"><img src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:t979-Ou7TJzsAM:http://www.genitalsigil.net/images/genital_sigiller_hpv.jpg" border="1" title="genital organda kaşıntı" width="116" height="76" align="left" /></a>Kadınlarda dış genital organda , yani vulvada görülen<span>  </span>kaşıntı sık gözlenen ve genellikle<span>  </span>çok rahatsız edici bir yakınmadır. Bazen bu dış genital organda olan kaşıntı HPV virüsünün ve bu virusa bağlı gelişmekte olan siğillerin tek ve en erken belirtisi olabilmektedir. Kaşıntı dış genital organda olabildiği gibi makat etrafına da yayılabilmektedir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Peki dış genital organda, Vulva ve Vajina da olan bu kaşıntı sadece HPV<span>  </span>sebebi ile mi<span>  </span>olur?? Tabii ki hayır. Bir çok genital enfeksiyon, alerjen durum hatta vulva kanseri de genelde kaşıntı olarak belirti vermektedir. Bu sebeple vücudun en kapalı tutulan bölgesi olan vulva ve vajina daki bir kaşıntı kadın tarafından “basit bir mantar” veya “pişik” olarak değerlendirilmemeli ve mutlaka bir jinekolog muayenesi için başvurulmalıdır.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vulva yani kadındaki dış genital, cinsel hastalıklarının pek çoğunda ortak bir semptom ve şikayet olarak kaşıntı ön plana çıkmaktadır. Vulvanın değişik sabunlarla yıkanması, tüylerin alınması,kullanılan petlere reaksiyon ( özellikle parfüm gibi katkı içeren petlere) ve epilasyon gibi olaylar da enfeksiyon sebebi olmaksızın kaşıntılara neden olabilirler.Menopozda vulvanın östrojen eksikliğine bağlı cildindeki değişikler ve idrar kaçırma (üriner inkontinansın) irritasyon ve kaşıntıya neden olabileceği de unutulmamalıdır..</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kadın Dış Genital Bölgesinde Oluşan Kaşıntının En Sık Nedenleri Nelerdir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">-Enfeksiyonlar, İltihaplar</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Fungal enfeksiyonlar, HPV, mantar, gardnerella vaginalis vajiniti, trichomonas vajinalis, kıl kurdu, uyuz, bit gibi patojenlerle ortaya çıkan enfestasyonlar, iltihaplar</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">-Dermatit ve dermatozlar, cilt hastalıkları</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Atopik dermatit, seboreik dermatit, kontakt dermatit (Tampon, pet, sabun, prezervatif, tüy dökücüler, kayganlaştırıcı kremler, spermisidler, piercing, naylon iç çamaşırları ), sedef hastalığı, lichen planus, Lichen sclerozis, Lichen simplex chronicus.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">-Squamoz hücre hiperplazisi (Hipertrofik distrofi)</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">-İntraepitelyal lezyonlar,</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vulvar intraapitelyal neoplazi (VİN1,VİN2,VİN3), Paget hastalığı,</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">-Vulva kanseri</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">-Fox-Fordyce hastalığı, sryngoma gibi çok nadir<span>  </span>görülebilen diğer cilt<span>  </span>hastalıkları</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vulvada Olan<span>  </span>Kaşıntının Tanısı ve Ayırıcı Tanısı<span>  </span>Nasıl Yapılır?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>1- Göz ile dışarıdan<span>  </span>muayene, inspeksiyon - gözlem:</strong> Kaşıntının asıl sebebini bulmada en önemli tanı yöntemidir ve genellikle yeterli olabilmektedir. Doktorun deneyimi çok önemlidir. Eğer teşhiste yetersiz kalır ise a diğer tanıya yardımcı yöntemlerden faydalanılabilmektedir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>2- Vajinal akıntının incelenmesi, mikroskopik inceleme:</strong> Vajinal akıntının dn oğruda mikroskopik incelenmesi, KOH sıvısı<span>  </span>damlatılarak koku testinin yapılması ve sonrasında mikroskopik incelenmesi, trichomonas vajiniti, gardnerella vajinalis , bakteriyel vajiniti ve kandidiazisin (mantar hastalığı) ayırıcı tanısında kullanılır. Ayrıca pH ölçümü tanıda yararlı olabilmektedir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>3- Vajinal kültür ve servikal<span>  </span>kültür:</strong> Vajinal florada çok sayıda bakteribulunabildiği için vajinal akıntıların tanısında rutin bakterikültürlerinin yararı fazla değildir. Ancak özellikle tedaviye dirençli veya tekrarlayan fungal enfeksiyonlarda kültürlertanı ve direçli bir fungal ( mantar) enfeksiyonu tanımlamada yardımcı olabilmektedir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>4- Vulvadan Biopsi:</strong> Vulva biopsisi çok önemli bir tanı yöntemi olmasına rağmen çok az başvurulan bir yöntemdir. Vulva kanserininve vulvar intraepitelyal lezyonların ( VIN 1, VIN2, VIN 3) ilk belirtilerinden birinin kaşıntı olduğu daima akılda tutulmalıdır. Nedeni kesin olarak saptanamayanve teşhisi tam olarak konulamayan lezyonlara bağlı<span>  </span>tüm kaşıntılarda biopsi alınması gerekir. Vulvar distrofilerin ve vulvar intraepitelyal neoplazilerin kesin tanısı biopsiyle konur. Biopsi dikkatli bir şeklilde yapılmalı ve<span>  </span>ciltaltı ,subkutan dokuyuda kapsamalıdır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>5- Vulvoskopi( Kolposkopi),</strong>Vulvanın İncelenmesi: Rahim ağzına ait, Servikal lezyonların tansında olduğu gibi vulva lezyonlarının tanısında da aynı kolposkopi cihazı<span>  </span>kullanılabilir. Kolposkopi temel olarak displazi <span style="color: black">alanlarını, şüphe<a href="film-izle.html"><span style="color: black; text-decoration: none; text-underline: none">li</span></a> dokunun</span> teşhisi<span>  </span>ve biopsi alınacak alanları belirlemekte kullanılır. Özellikle şüpheli genital siğil varlığında bir “vulvar intraepitelyal lezyonu”<span>  </span>atlamamak için “kolposkopi” eşliğinde b.opsi almak en doğrusudur.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman" color="#ff0000">Vulva , dış genital organda en sık kaşıntı sebebi olan enfeksiyonlar nelerdir?</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Mantar enfeksiyonu, mantar hastalığı</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Gardnerella vajinalis ,bekteriyel vajinit,vulvit</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Trichomonas vajinalis</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">HPV enfeksiyonu</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Uyuz</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bit</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman" color="#ff0000">Vulvada kaşıntıya sebep olan cil hastalıkları nelerdir</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Dermatitler, egzema, alerjik dermatit</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Lichen Planus</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Lichen simplex</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Lichen Sclerozis</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sedef Hastalığı (Psöriasis)</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hiperplastik vulvar distrofi</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vulva intraepitelyal neoplaziler, Vulva kanserinin öncü lezyonları<span>  </span>(VİN1, VİN2, VİN3)</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Meme dışı Paget hastalığı</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Fox-Fordyce Hastalığı</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Syringomalar</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sonuç olarak HPV ve kaşıntı:</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kaşıntı varlığı mutlaka bir patolojiyi ve enfeksiyonu düşündürebileceği için mutlaka bir jinekolog tarafından muayene edilmek gereklidir. HPV virüsü ve yeni başlayan genital siğillerin (özellikle tip 6 HPV ve tip 53 HPV) ilk belirtisinin anlamsız kaşıntı olduğunu unutmamak gerekir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">Kadın Hastalıkları</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Vajinal Kaşıntı Nasıl Geçer</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aramalar: <em>vajinal kaşıntı, kaşıntı, vajina, kadınlık organında kaşıntı, genital bölgede kaşıntı, vajinada kaşıntı, cinsel organda kaşıntı, nasıl geçer</em> – <strong>Genital Bölgede Kaşıntı Nasıl Geçer</strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><span style="color: red; font-size: 14pt"><a href="saglik/kadin-sagligi.html"><span style="color: red"><font face="Times New Roman"><strong>Kadın Hastalıkları</strong></font></span></a><br /><br /></span><span style="color: red; font-size: 14pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><span style="font-family: Verdana; font-size: 7.5pt"><font color="#000000">http://www.bilgibu.com/saglik/kadin-sagligi.html</font></span></p></span>]]></description>
			<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:44:43 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Salı, 16 Şubat 2010 00:44  -  Kas Geliştirmek İçin Evi mi Yoksa Spor Salonunu mu Tercih ...</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2223:kas-gelistirmek-icin-evimi-spor-salanunumu-tercih-etmeliyim&amp;catid=316:sagliginiz-icin&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><font color="#ff0000"><br />Kas Geliştirmek İçin Evi mi Yoksa Spor Salonunu mu Tercih Edelim ?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><a href="saglik/sagliginiz-icin.html" title="sağlık"><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:_LQzoG8uY3HCSM:http://hakankorkmaz.com/index_2/images/stories/haberler/aayarlak-egzersizi2.jpg" border="1" title="Kas Geliştirme" width="123" height="127" align="left" /></a>Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Hakan Yaman</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Spor Hekimliği AD, Isparta</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kuvvet çalışmalarıyla kaslarınızı kuvvetlendirir, kalbinizi dinçleştirir, bedeninizi inceltip, bedeninizi günlük etkinliklere hazırlayabilirsiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Evde yapacağınız çalışmalarda,</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Alıştırmaları rahatlıkla yapabilirsiniz. İstediğiniz zaman, evinizden uzak bir yere gitmeden, hava koşullarından etkilenmeden ve arabayla salona gitmek zorundaysanız park derdine düşmeden evde alıştırmalarda bulunabilirsiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Kendinizle baş başa kalabilirisiniz. Evde, sevmediğiniz ya da karşılaşmak istemediğiniz insanlarla beraber bulunmak zor</font><a href="film-izle.html"><span style="color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none"><font face="Times New Roman" size="3">u</font></span></a><font size="3"><font face="Times New Roman">nda kalmazsınız. Özellikle kuvvet alıştırmalarına yeni başlayan bireyler, evde çalışmayı yeğleyebilir; biraz özgüven kazandıktan sonra gruplarla çalışmak isteyebilirler.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Gürültüsüz bir ortamda ve sıra beklemeden çalışabilirsiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><span> </span>Daha temiz bir ortam bulursunuz. Salonlar kalabalık ve havasız olabilirler; ortak kullanıldığı için hijyenik olmayabilirler.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aylık salon ücreti vermezsiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Salonda yapılan çalışmalarda,</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">grup dinamizmi içinde daha fazla alıştırma yapmanız için teşvik edilirsiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Yeni arkadaşlık ve dostluklar kurabilirisiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Alıştırmalarınızı bir çalıştırıcı denetiminde yaparsınız. Olası yaralanma risklerinden ve yanlış yüklenmelerden korunmuş olursunuz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Farklı spor türleri yapma şansınız vardır. Kuvvet çalışmaları dışında, dayanıklılık çalışmalarına da yer verebilirsiniz.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Özetle, yukarıdaki iki ortam arasındaki tercih bireyin olanaklarına göre yapılmalıdır. Örneğin, bir bireyin spor yapmak için motivasyonu yoksa salonda spor yapmalıdır. Diğer yandan kişi istekliyse, ancak yakınında bir salon yoksa ya da maddi olanağı uygun değilse, spor yapma fikrinden uzaklaşmadan evde kuvvet çalışmaları yapmalıdır.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">Sağlık</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br />Sağlığınız İçin</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aramalar:<em> sağlık, spor, evde spor, sporu evde nasıl yapabilirim, evde kas güçlendirme hareketleri</em> – <strong>Sağlık</strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><a href="saglik.html"><span style="color: red"><font face="Times New Roman"><br />Sağlık</font></span></a><br /></span></strong></p></div>]]></description>
			<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:44:42 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Pazar, 14 Şubat 2010 21:24  -  Menisküs Belirtileri ve Tedavisi</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2222:meniskus-belirtileri-ve-tedavisi&amp;catid=44:spor-sakatliklari&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><br /><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs Belirtileri ve Tedavisi</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><a href="saglik/spor-ve-sakatliklar.html" title="menisküs"><img src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:4rShEKK2PzTfJM:http://www.hafif.org/imaj/ufopilotu/6.jpg" border="0" title="menisküs" width="116" height="116" align="left" /></a>Menisküs </font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Dizin ve <strong>menisküs</strong>ün şeması: <strong>Menisküs</strong>, insan dizinde yer alan kıkırdak dokudan oluşmuş bir yapıdır. Doku, dizde, üstte ve altta yer alan iki ana bacak kemiğinin birleştiği yerde bulunmaktadır ve bu iki kemiğin sürtünmesini engellemekte önemli rol oynamaktadır. Meni sözcüğü Yunanca'da ay anlamına gelmektedir. Bu bağlamda, bu dokunun şekli de yukarı dönük hilal ayı biçimindedir. Terim, halk arasında bu kıkırdağın yırtılmasıyla oluşan hastalığı tanımlamak için kullanılır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs Yırtığı</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong>, sadece sporcularda değil, dizini herhangi bir şekilde zorlamış herkeste görülebilir. <strong>Menisküs</strong> yırtığı dizde ağrı, kilitlenme, hareket kısıtlılığı ve sıvı toplanması gibi çeşitli şikayetlere neden olur.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong>ler diz içinde uyluk ve kaval kemiklerinin eklem yüzeyleri arasında bulunan kıkırdak yapıda C- ve O- şeklinde yastıkçıklardır. Çeşitli yöndeki kuvvetlerin etkisi altında <strong>menisküs</strong>ler yırtılabilir. Sanılanın aksine sadece sporcularda değil dizini herhangi bir şekilde zorlamış olan herkeste görülebilir. Örneğin sürekli diz çöküp kalkan kişilerde... Bu yırtıklar bazen yaşlanma veya yapısal bozukluklar sonucunda kendiliğinden de gelişebilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong>ler kıkırdak yapısında oldukları için iç kısımları kan damarlarından yoksundurlar. Bu nedenle bu bölgede oluşan yırtıklar iyileşmezler. Yırt</font></font><a href="film-izle.html"><font face="Times New Roman" size="3">ı</font></a><font size="3"><font face="Times New Roman">ğın olması dizde ağrı, kilitlenme, hareket kısıtlılığı ve sıvı toplanması gibi çeşitli şikayetlerin oluşmasına neden olur. Uzun dönemde ise bu yırtığın kalması dizin kendi içinde bozulmaya yol açar. Diz içinde ilerleyici hasarın önlenmesi için <strong>menisküs</strong>ün yırtık bölgeleri alınarak temizlenmelidir. <strong>Menisküs</strong>lerin dış kısımlarındaki yırtıklar ise dikilerek tedavi edilebilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs dokusu </font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong> dokusu, kıkırdaklardan oluşan bir tür eklem yapısıdır. Dizdeki hareketleri kontrol eden <strong>menisküs</strong>ler, bacağın üstündeki ve altındaki iki kemiğin hareket esnasında birbiriyle sürtünerek aşınmasını önler. <strong>Menisküs</strong> dokusu, içinde kan dolaşımının yer aldığı dokulardandır. Doku oldukça incedir ve yaklaşık 3.5 cm uzunluğundadır. <strong>Menisküs</strong>ün yer aldığı dokuda, yüzeyde ince uzun kıkırdak hücreleri, derinde ise oval kıkırdak hücreleri yer almaktadır. Yine bu doku hücrelerinde az sayıda mitokondri bulunması nedeniyle, bu hücreler oksijensiz de yaşayabilmektedirler. Aynı doğrultuda, <strong>menisküs</strong> hücrelerinin %74'ü sudur. <strong>Menisküs</strong> dokusunun bir başka önemli özelliği de, kıkırdak doku özelliğinin yanı sıra kas dokusu benzeri bir kıvama sahiptir. <strong>Menisküs</strong> dokusu oldukça konforlu bir eklem dokusudur. Öyle ki menüsküsün %15-34 ünün çıkarılması temas basıncını %350 oranında artırmaktadır. Yine menisektomili bir dizin şok emici etkisi %20 oranında azalır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs lezyonları nasıl oluşur?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong> yaralanmaları çoğu zaman diz ekleminin hareket zorlamalarına yol açan kuvvetler sonucu oluşur. Bu lezyonlar daha çok sporcularda görülse de dizini zorlayan herhangi bir kimsede de görülebilir.Yırtılma anında kişi şiddetli bir ağrı duyar ve eklemin içinde bir şeyin yırtıldığını hisseder.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Spor yaralanmaları veya diz eklemine direk gelen darbeler dışında bazen dejenerasyon nedeniyle en basit hareketlerle bile <strong>menisküs</strong>ler zedelenebilir. Bu durum daha çok 40 yaş ve üstünde görülür.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs Belirtileri</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Diz içerisinden gelen sesler yırtığın ilk bulguları olabilir. Dizde ödem gelişene dek sporcular oyuna devem edebilir yada günlük aktiviteler yapılabilir. Ancak ödem geliştiğinde şikayetler oluşur. Şikayetler 24-48 saat içerisinde gelişir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hastalık, kendini, yürümede zorluklar, dizde genel bir ağrı olarak göstermektedir. Bunlara ek olarak aşağıdaki belirtiler de hastalığın habercisi olabilmektedir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ağrı ve şişlik</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Eklemin hareket açıklığında azalma</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Diz içinde sıvı birikmesi</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Takılma</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kilitlenme</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Dizde sıvı akışı hissi</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Dizde gerginlik ve şişlik</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Eklem hareket açıklığında azalma</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong>ün yırtık parçası eklem içine düştüğünde takılma kilitlenme.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs Nedenleri</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong> aşağıdaki gibi durumlarda yırtılabilir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Trafik kazaları</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Diz üstüne düşmeler</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Dize gelen tekmeler</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ayak yerde sabitken gövdenin diz üzerinde dönmesi</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Futbol veya kayak gibi sporlarda dizdeki dönme hareketleri</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ayağın takılması</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Yaşlılarda devamlı olarak dize alınan küçük darbelerin birikmesi</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs Tedavisi</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong> yırtıklarının başlangıç tedavisi RİCE olarak kısaltılmış protokoldür:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Rest (istirahat)</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">İce (buz uygulaması)</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Compressıon (bası uygulamsı ,bandaj gibi)</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Elevatıon (dizin yukarı alınması) şeklinde özetlenebilir,</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bu tedavinin takibinde dizde kitlenme ve kronik yakınmalar gibi şikayetler gelişmez ise tedavi istirahat süresi boyunca sürer ve biter. Meniskünün sadece 1/3 dış (eklem kapsülüne yakın) bölümünde kan dolaşımı vardır. Bu bölgelerdeki yırtıklarda , <strong>menisküs</strong> kendi beslenmesi sayesinde yırtığın tamirini sağlar. 2/3 iç bölgede ise tam bir tamir olmaz. Yinede her zedelenmiş <strong>menisküs</strong> bulgu verecek diye bir kural da yoktur.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Cerrahi tedavi <strong>menisküs</strong>ün iyileşemediği ve şikayetler oluşmaya devam ettirdiği zamanlarda planlanmaktadır. Yırtık ve şikayete neden olan <strong>menisküs</strong> yırtıkları kıkırdakta aşınmaya ve ileri dönemde kireçlenmeye neden olur. Genç, aktif yaşam süren kişilerde <strong>menisküs</strong> yırtıklarının ameliyat edilmesi önerilir.Yırtığın tipine ,eşlik eden başka bir patoloji olup olmaması,hastanın yaşına göre doktorunuz uygun tedaviyi, planlayacaktır. Cerrahi sonrası rehabilitasyon tedavinin önemli bir parçasıdır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs Cerrahisi</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 12pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Cerrahi tedavi <strong>menisküs</strong>ün iyileşemediği ve şikayetler oluşmaya devam ettirdiği zamanlarda planlanmaktadır. <strong>Menisküs</strong> cerrahisi günümüzde hemen sadece artroskopik cerrahi ile yapılmaktadır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Yırtık ve <font color="#000000">şikayete neden olan <strong><a href="saglik.html" title="sağlık"><font color="#000000">menisküs</font></a></strong> yırtıkları kıkırdakta</font> aşınmaya ve ileri dönemde kireçlenmeye neden olur. Genç aktif yaşam süren kişilerde <strong>menisküs</strong> yırtıklarının ameliyat edilmesi önerilir.Yırtığın tipine eşlik eden başka bir patoloji olup olmamasıhastanın yaşına göre doktorunuz uygun tedaviyi planlayacaktır. Cerrahi sonrası rehabilitasyon tedavinin önemli bir parçasıdır. 2 tip <strong>menisküs</strong> cerrahisi vardır</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">1. Meninsektomi (yırtık <strong>menisküs</strong>ün alınması); En sık uygulanılan diz artroskopik cerrahisidir. Hasarlı <strong>menisküs</strong> bölümü kesilerek çıkarılır. Küçük yırtıklarda <strong>menisküs</strong>ün de küçük bir bölümü alındığı için hastalarda herhangi bir fonksiyonel kayba neden olmaz. <strong>Menisküs</strong>ün 1/3 kısmının iyileşme şansı olmadığı için alınır. Yine çok parçalı büyük yırtıklar da alınmak zorunda kalınabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Menisküs</strong> alınmasının avantajı hastaların ameliyattan 4 saat sonra yürümekte ve 3 hafta sonra spora dönmeleridir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Dezavantajlar ise <strong>menisküs</strong>ün büyük kısmının yırtık olduğu durumlarda ise <strong>menisküs</strong>ün büyük bir kısmı -bazen tamamı- alınır ki bu ciddi bir fonksiyonel bozukluğu bağlı zaman içinde diz ağrılarına ve kireçlenmeye neden olabilir. Bu nedenle gereksiz durumlarda <strong>menisküs</strong>ün alınmaması dikilmesi önerilir. <strong>Menisküs</strong>ün alınmasına bağlı olarak oluşan ağrılı durumlarda genç hastalarda kadavradan <strong>menisküs</strong> nakli gerekebilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">2. <strong>Menisküs</strong> dikilmesi; Teknik olarak son derece zor ve deneyimli diz cerrahları tarafından yapılması gereken bir işlemdir. <strong>Menisküs</strong>ün 2/3 dış (eklem kapsülüne yakın) kısmı iyileşme potansiyeli gösterir. Yine bu 2/3 lük dış bölge <strong>menisküs</strong> fonksiyonlarının % 90 ını yapar. Bu nedenle bu bölgedeki yırtıklar mümkün olduğunca dikilmelidir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Avantajı <strong>menisküs</strong>ün orjinale yakın biçimde iyileşerek uzun vadeli bir diz performansı sağlar.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Dezavantajları ise ameliyat sonrası 6-8 hafta koltuk değneği kullanılması gerekmesi % 10 dikilen yırtığın iyileşmemesi spora dönüşün 3-4 ayı bulmasıdır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ana kural; dikilebilecek tüm <strong>menisküs</strong> yırtıkları dikilmelidir alınmamalıdır.<br /><br /></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font size="3"><font face="Times New Roman">Spor Sakatlıkları</font></font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aramalar: <strong>menisküs</strong>, <strong>menisküs</strong> belirtileri, <strong>menisküs</strong> tedavisi, belirtileri, nedenleri, sebepleri, <strong>menisküs</strong> sebepleri, <strong>menisküs</strong> nedenleri, <strong>menisküs</strong> yırtığı, <strong>menisküs</strong> hastalığı - <strong>Menisküs</strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><a href="saglik/spor-ve-sakatliklar.html"><span style="color: red"><font face="Times New Roman">Spor Sakatlıkları</font></span></a></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><div style="width: 450px"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" id="uzmanEmbedPlayere0rQMQhllXs" width="450" height="404"><param name="id" value="uzmanEmbedPlayere0rQMQhllXs" /><param name="width" value="450" /><param name="height" value="404" /><param name="wmode" value="Transparent" /><param name="allownetworking" value="all" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/e0rQMQhllXs" /><embed type="application/x-shockwave-flash" id="uzmanEmbedPlayere0rQMQhllXs" width="450" height="404" wmode="Transparent" allownetworking="all" allowscriptaccess="always" src="http://www.uzmantv.com/getswf/e0rQMQhllXs"></embed></object> <br /><a href="film-izle.html" title="film izle">Bedava Film İzle</a></div><br /><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aramalar: <strong>menisküs</strong>, <strong>menisküs</strong> belirtileri, <strong>menisküs</strong> tedavisi, belirtileri, nedenleri, sebepleri, <strong>menisküs</strong> sebepleri, <strong>menisküs</strong> nedenleri, <strong>menisküs</strong> yırtığı, <strong>menisküs</strong> hastalığı - <strong>Menisküs Yırtıkları</strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><a href="saglik/spor-ve-sakatliklar.html"><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Menisküs Yırtıkları</font></font></span></a><br /><br /></span></strong></p></span></strong></div>]]></description>
			<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 19:24:27 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Pazar, 14 Şubat 2010 21:24  -  Tıp Uzmanlık Dalları</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2221:tip-uzmanlik-dallari&amp;catid=309:tip-dallari&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><br />Tıp Uzmanlık Dalları</font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3"><a href="saglik/tip-uzmanlik-dallari.html" title="tıp uzmanlık dalları"><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ue93QclWPkQ4vM:http://www.medical-tribune.com.tr/files/images/asistan.preview.jpg" border="1" title="Tıp Uzmanlık Dalları" width="108" height="108" align="left" /></a>İç Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Alerji Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Gastroenteroloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Nefroloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Romatoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">İş ve Meslek Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">İmmünoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Hematoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Geriatri </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tıbbi Onkoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Yoğun Bakım</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Kardiyoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Göğüs Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Alerjik Göğüs Hastalıkları</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Enfeksiyon Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Nöroloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Psikiyatri </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Kardiyolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Metabolizma Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Endokrinolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Hematolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Nefrolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Nörolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Alerjisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Onkolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Neonatoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Genetik </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Göğüs Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk İmmünolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Yoğun Bakım</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Psikiyatrisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Dermatoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Romatoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Genel Cerrahi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Gastroentroloji Cerrahisi</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Cerrahisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Ürolojisi</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Göğüs Cerrahisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Kalp ve Damar Cerrahisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Beyin ve Sinir Cerrahisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">El Cerrahisi</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Ortopedi ve Travmatoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">El Cerrahisi</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Üroloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çocuk Ürolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Androloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Göz Hastalıkları </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Kadın Hastalıkları ve Doğum </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Perinatoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Anesteziyoloji ve Reanimasyon </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Algoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Radyasyon Onkolojisi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Radyoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Nöroradyoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Girişimsel Radyoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Pediyatrik Radyoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Nükleer Tıp </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tıbbi Patoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Sitopatoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Dermatopatoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Nöropatoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tıbbi Genetik </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Klinik Sitogenetik </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Klinik Moleküler Genetik </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Klinik Genetik</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tıbbi Biyokimya </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tıbbi Mikrobiyoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tıbbi Parazitoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Viroloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">İmmünoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Mikoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tıbbi Farmakoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Toksikoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Spor Hekimliği </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Askeri Sahra Hekimliği </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Hava ve Uzay Hekimliği </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Acil Tıp </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">3Adli Tıp </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Toksikoloji</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Halk Sağlığı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Epidemiyoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Çevre Sağlığı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">İşyeri Hekimliği </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Okul Hekimliği</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Fizyoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Aile Hekimliği </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Anatomi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Embriyoloji ve Histoloji </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tıp Uzmanlık Dalları</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Aramalar: <em>tıp uzmanlık dalları, tıp ın dalları, tıp ta hangi dallar var, fakültenin bölümleri, tıp uzmanlık bölümleri, tıpın bölümleri - </em><strong>Tıp Uzmanlık Dalları</strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red; font-size: 14pt"><a href="saglik/tip-uzmanlik-dallari.html"><span style="color: red"><font face="Times New Roman"><br />Tıp Uzmanlık Dalları</font></span></a></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p></div>]]></description>
			<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 19:24:22 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Perşembe, 28 Ocak 2010 23:43  -  Tortikolis Nedir? - Tortikolis Tedavisi</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2169:tortikolis-nedir-tortikolis-tedavisi&amp;catid=308:cocuk-hastaliklari&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tortikolis Nedir?</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><span style="color: navy"><strong><a href="saglik/cocuk-hastaliklari.html" title="tortikolis"><img src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:q4JUHrxMoC_i_M:http://www.gununfirsati.com/img/urun/imgsag/5643-sml.jpg" border="1" title="tortikolis" width="78" height="78" align="left" /></a>Tortikolis (Eğri Boyun):</strong></span> Boynun iki tarafında bulunan, başın sağ ve sol yana hareketini sağlayan V şeklindeki <strong>sternocleidomastoid</strong> kasının kısalması ve sertleşmesi sonucu boyun hareketlerinin kısıtlanmasına neden olan bir hastalıktır. Hastaların çoğunda <strong>tortikolis</strong> bulunan taraftaki kasın bitiminde ele gelen bir kitle ( şişlik ) bulunur. O tarafa doğru olan boyun hareketi değişik derecelerde kısıtlanmıştır ve kısıtlanmanın derecesi tedavinin seyrini belirler. İlk bakışta bebeğin boynunun <strong>tortikolis</strong> olan tarafa doğru eğildiği, boynun kısıldığı, kısa gözüktüğü, çenenin o taraf omuza doğru yaklaşıp, yüzünse ters tarafa baktığı fark edilir. Bebek yamuk bakar. Elle düzeltilmek istenirse düzelmediği gözlenir. Kafa ve yüz de asimetri bulunur. İlerleyen vakalarda yüz kasları iyi çalışmadığı için <strong>tortikolis</strong>in olduğu taraf yüz küçük kalır. Kas ve iskelet gelişimi olması gerektiği gibi olmadığı için sonradan bu yüz asimetrisi düzelmeyebilir. Boyun omurlarında, sırt omurlarında eğilme, omuz düşüklüğü, kalça çıkıklığı ve ayakta ortopedik problemler, görme sorunları, tedavi edilmeyen vakalarda ortaya çıkabilir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tortikolis Nedenleri</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Temel olarak iki neden öne sürülmektedir</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Anne karnında bebeğin anormal boyun pozisyonu ve zor doğum nedeni ile boyunda meydana gelen travma, hasar. Bu nedenle normal doğum sonrası daha sık görülür. Sezeryan sonrası da nadir olarak görülebilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">Çocuklarda Tortikolisin Nedenleri</span></strong> <br />Sternomastoid tm<br />Anormal intrauterin pozisyon<br />Servikal hemivertebra<br />Servikal lenfadenit / abse<br />Retrofaringeal abse<br />Şaşılık<br />Posterior fossa tm.<br />Atlantooksipital subluksasyon (Tonsillektomiye sekonder)<br />GER. İle birlikte spazmodik (Sandifer sendromu)<br />Postural (Familyal).<br /><strong>Tortikolis</strong>in en sık nedeni bir <strong>sternocleidomastoid</strong> (SCM) kasındaki kısalık , fibrozis ve gerginliktir. % 2 – 8 olguda bilateral olabilir.<br />Çocuk 2 – 3 haftalık olunca SCM kasında görülebilen ve / veya palpe edilebilen bir şişlik söz konusudur.<br />(SCM tümörü). SCM de görülen tümör yaklaşık olarak olguların 2 / 3 ünde söz konusudur. Geri kalan 1 / 3 ünde ise SCM kasının diffüz fibrozisi söz konusudur. SCM tümörü 12 aya kadar persistans gösterebilir. % 2 – 8 iki taraflıdır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tortikolis Hastalığında Nereye Başvurmak Gerekir</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Bebeğinizde böyle bir durumu fark ettiğinizde çocuk hastalıkları uzmanı, çocuk fizik tedavi ve rehabilitasyon özel dal polikliniği ve çocuk cerrahisi , çocuk nörolojisi poliklinikleri bulunan tam teşekküllü ve ekip çalışması yapılabilecek bir hastaneye başvurmak gerekir. Esas olarak <strong>tortikolis</strong>i çocuk fizik tedavi ve rehabilitasyon özel dal polikliniği ile çocuk cerrahisi takip eder.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tortikolis Tedavisi</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Tedavisi fizik tedavi ve cerrahidir. Fizik tedavi ile düzelmeyen vakalarda altıncı aydan sonra ameliyat kararı düşünülür. Ameliyatı basittir. Sorunlu kasın kesilmesi şeklindedir. Özelliklede bir yıl içinde iyileşme kaydetmeyen ve boyun hareketleri daha da kısıtlanan hastalarda tedavi cerrahidir. Altı yaşına kadar fark edilmeyen hastalarda da cerrahi tedavi çalışmaları olmakla birlikte böyle geç kalınan vakalarda tedavi zordur. Boyun eğri kalabilir ya da boyun düzeltilse bile yüz asimetrisi düzelmez. Bu nedenle erken fizik tedavi önemlidir. Ameliyattan sonrada yeterli fizik tedavi yapılmaz ise tekrar edebilir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Fizik tedavide en sık önerilen üç hareket vardır. Başı öne ve arkaya eğme günde üç kez onar defa yapılır. Başı iki yana eğme günde üç kez onar defa yapılır. Başı yana çevirip, gövde sabit tutularak, çeneden hafif bir şekilde bastırarak beşe kadar sayma ve bırakma. Özelliklede boynun dönemediği ters tarafa doğru günde üç kez onar defa yapıldığında en faydalı harekettir. Bu hareketler yavaş yapılmalıdır yoksa bebeğin başı döner.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Tortikolis</strong>te masaj ve vojta tedavisi de mevcuttur. Vojta tedavisi sertifikası olan fizyoterapislerden öğrenilmesi gerektiği ve yanlış yapılırsa hiçbir işe yaramadığı için külfetlidir. Kalp ve solunum problemi olan bebeklerde dikkat gerektirir. Temel amaç normal olmayan yapının birtakım hareketlerle normal hareketlere ve normal kas gelişimine dönüştürülmesidir.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ameliyat Sonrası Komplikasyonlar</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Yara iltihaplanması</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Hematom</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Rekürrens (yetersiz egzersiz nedeniyle tekerrür etmesi)</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: blue"><font size="3"><font face="Times New Roman">Sağlık<br /><br /></font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Tortikolis</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Aranan Kelimeler:</strong> <strong><em>tortikolis</em></strong><em>, <strong>tortikolis</strong> nedir, belirtileri, nedenleri, <strong>tortikolis</strong> nedenleri, <strong>tortikolis</strong> tedavisi, hastalıklar, sağlık, boyun eğriliği, tedavi, <strong>sternocleidomastoid</strong></em></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal" align="center"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Çocuk Sağlığı</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong></strong></p></div>]]></description>
			<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 21:43:34 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Cumartesi, 09 Ocak 2010 17:16  -  Ani Bebek Ölümü Sendromu (ABÖS)</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2141:ani-bebek-olumu-abos&amp;catid=308:cocuk-hastaliklari&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br /><strong><font color="#ff0000">Ani Bebek Ölümü Sendromu (ABÖS)</font></strong><br /><img src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:eGAICgXchevxXM:http://img341.imageshack.us/img341/7564/bebekmuayeneee4.jpg" border="1" title="Ani Bebek Ölümü" width="120" height="90" align="left" />Tıpta yaşanan en trajik klinik durumlardan biri "ani bebek ölümü sendromu"dur: Bu sendrom, bir yaşının altındaki bebeklerde görülen, klinik ve laboratuvar olarak nedeni bulunamayan ve otopside tam koyduracak anormal bir durumun saptanmadığı bebek ölümlerini tanımlamaktadır: Ani bebek ölümü sendromunun en sık 2-4 aylık yeni doğan bebeklerde görüldüğü ve yaş ilerledikçe sıklığının azaldığı bilinmektedir:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıklar Anabilim Dalı, Yeni Doğan Bölümü öğretim üyesi Doç Dr ipek Akman, "ani bebek ölümü sendromu" gelişimi için risk faktörü kabul edilen nedenleri şöyle özetlemektedir:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">1- Bebeğin yüzüstü yatıyor olması</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">2- Bebeğin yumuşak yüzeyde yatıyor olması</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">3- Bebeğin ebeveynleri ile aynı yatakta yatıyor olması</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">4- Annenin hamilelikte sigara içmesi</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">5- Prematürelik ve/veya düşük doğum ağırlığı</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">6- Bebeği çok giydirme veya odayı çok ısıtma sonucu aşın ısınma</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">7- Erkek cinsiyet</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Normal koşullarda, uyku sırasında bebeğin yüzü yumuşak bir yüzeyle örtüldüğünde bebeğin oksijensiz kalması sonucu uyanması ve başım çevirerek düzenli nefes almayı sürdürmesi beklenir: Ancak bazı bebeklerde bu durum gerçekleşmez ve sonuçta bebek ölümü görülebilir: Doç Dr ipek Akman, "ani bebek ölümü sendromu" riskine karşılanabilecek önlemleri şöyle sıralamaktadır:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">1- Bebek uyurken sırt üstü yatırılmalıdır.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">ABD' de, 1992 yılında, "ani bebek ölümü sendromu"nu önlemek için sırtüstü yatış pozisyonuna geçilmesi ile sendromun sıklığı % 40 azalmıştır: Aileler bebekleri uyurken yan veya tercihen sırtüstü yatırmalıdır: Ailelerde sırtüstü yatış pozisyonu nedeniyle bebeğin kusması halinde kusmuğunun akciğerlere kaçacağı korkusu olabilir; ancak yapılan araştırmalarda yatış pozisyonunun değişmesinden sonra bu problemde bir artış gözlenmemiştir: Bebek uyanıkken ve ebeveynleri yanındayken yüz üstü yatırılabilir: Bu şekilde bebeğin omuzlan kuvvetlenir ve baş arkasında sürekli yatmaya bağlı düzleşme olması önlenebilir:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">2- Bebek sert yatakta yatırılmalıdır</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Bebekleri yumuşak yatak, su yatağı, yastık, yorgan veya kuzu postu gibi yüzeylere yatırmak çok yanlıştır: Bebek battaniye ile örtülecekse, gece battaniyenin bebeğin yüzünü kapamasını önlemek için, battaniye göğüs seviyesine kadar gelmesi ve uçlan çarşafla birlikte yatağın altına doğru kıvrılması gereklidir: Bebeklerin ebeveynleri ile birlikte aynı yatakta yatmaları risklidir:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">3- Annenin sigara içmemesi gereklidir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ani bebek ölümü sendromu ile ilgili yapılan tüm araştırmalar; hamilelikte ve doğum sonrasında sigara kullanımının riski arttırdığını açıkça ortaya koymaktadır:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">4- Aşın ısınmanın önlenmesi gereklidir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ani bebek ölümü sendromu kış aylarında daha sık görülür: Özellikle yüzüstü yatan, çok giydirilen ve battaniye ile örtülen bebeklerde riskin artabileceği unutulmamalıdır:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">5- Prematüre ve/veya düşük doğum ağırlığı olan bebeklerde Apne monitörleri kullanılabilir</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Prematürelerde ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde sendrom riski daha yüksektir: Bebek ne kadar erken doğduysa ve ne kadar küçükse risk o denli fazladır: Bazı prematürelerde solunum duraklaması (apne) ve kalp hızında yavaşlama (bradikardi) olabilir: Bu bebekler eve taburcu edilirken apne monitörü verilmesi uygundur; ancak bu durumda dahi ani bebek ölümü sendromu sıklığının azalmadığını iddia eden çalışmalar vardır:</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Ani bebek ölümü sendromu, nedenleri halen tam anlaşılamamış bir klinik durumdur: Ancak alınabilecek bazı basit önlemler ile riskin azaltılabileceği açıktır: Önemli bir sağlık sorunu sayılması gereken bu durumun sıklığının azaltılmasında annelerin ve babaların eğitimi öncelikli görünmektedir: saglik.tr.net den alıntıdır.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Çocuk Hastalıkları</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ani Bebek Ölümü Sendromu</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Aranan Kelimeler</strong>: <em>bebek, ölüm, sendrom, bebek ölümü, ani ölüm, ani bebek ölümü, ani bebek ölümü sendromu nedir, ABÖS, bebekler neden ölüyor</em></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal" align="center"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Çocuk Hastalıkları</font></font></span></strong></p></div>]]></description>
			<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 15:16:18 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Cumartesi, 09 Ocak 2010 17:13  -  Meme Muayenesi Nasıl Yapılır?</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2140:meme-muayenesi-nasil-yapilir&amp;catid=34:kadin-sagligi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><font face="Tahoma" size="2"><br /><strong><font color="#ff0000">Meme Muayenesi Nasıl Yapılır?</font></strong><br />Meme hastalıklarının erken tanısında hastanın düzenli aralıklarla kendi kendini muayene etmesi büyük önem taşır. Her ay bir kez kendi kendine meme muayenesi yapması kadının kendi memesinin normalde nasıl hissedildiğini, normal durumunun ne olduğunu öğrenmesini ve herhangi bir değişiklik gelişince en kısa sürede belirlenmesini sağlar. Meme muayenesi için en uygun zaman adet gören kadın için adetinin bitiminden sonraki ikinci ya da üçüncü gündür. Adet görmeyen kadınlar ayın belirli bir gününü seçip her ay gün atlamaksızın kendi kendini muayene edebilir. Bazıları bu muayeneyi banyodayken yapar. Parmaklar ıslak ve sabunla deri üstünde daha rahat kaydığından altındaki dokuyu ve değişiklikleri hissetmek daha kolay olur.</font> <p><br /><img src="http://saglik.tr.net/images/020011-1.gif" border="0" alt="Şekil2" hspace="3" vspace="3" align="left" /><font face="Tahoma"><font size="-1"><strong>1. Bir ayna önünde durunuz.</strong> Her iki memenize bakınız. Meme başından akıntı, meme başında çekinti, memede çukurlaşma, buruşma ya da kabuklaşma gibi normal dışı bir durum olup olmadığını  dikkatle inceleyiniz. </font></font></p><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><p><img src="http://saglik.tr.net/images/020011-2.gif" border="0" alt="Şekil3" hspace="3" vspace="3" align="left" /><font face="Tahoma"><font size="-1"><strong>2. Ellerinizi başınızın arkasında birleştirin </strong>ve başınızı öne doğru iterek kasların gerilmesini sağlayınız. Bu sürede aynaya bakarak normal dışı bir durum olup olmadığını inceleyiniz.</font></font></p><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><p><img src="http://saglik.tr.net/images/020011-3.gif" border="0" hspace="3" vspace="3" align="left" /><font face="Tahoma"><font size="-1"><strong>3. Sonra ellerinizi belinize doğru kuvvetlice bastırınız</strong>. Öne doğru hafifçe eğiliniz, omzunuzu ve dirseklerinizi öne doğru itiniz. Şekil 2 ve Şekil 3 deki iki hareket memenin boyutlarında ve biçiminde bir değişme olup olmadığını gösterir. Bunu yaparken göğüs kaslarının gerilmiş olması gerekir.</font></font> </p><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><p><img src="http://saglik.tr.net/images/020011-4.gif" border="0" hspace="3" vspace="3" align="left" /><font face="Tahoma"><font size="-1"><strong>4. Sol omuzunuzu kaldırınız</strong>. Sağ elinizin üçüncü ve dördüncü parmakları ile bastırarak dış uçtan başlayıp meme üzerinde küçük daireler yapacak biçimde elinizi hareket ettirerek bütün memeyi inceleyiniz. Sonunda meme başına varmış olmanız gerekir ve bütün memeyi bu yolla değerlendirmiş olacaksınız. Meme ile koltuk altı arasındaki bölgeyi de inceleyiniz. Aynı işlemleri sırayla diğer memenizede uygulayınız.</font></font> <br /><br /><br /><br /><br /><br /></p><p><img src="http://saglik.tr.net/images/020011-5.gif" border="0" hspace="3" vspace="3" align="left" /><font face="Tahoma"><font size="-1"><strong>5. Memenizin başını nazikçe sıkınız</strong> ve bir akıntı gelip gelmediğine dikkat ediniz. Aynı işlemleri sırayla diğer memenizede uygulayınız. Eğer bir akıntı varsa doktorunuza başvurmalısınız.</font></font> </p><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><p><img src="http://saglik.tr.net/images/020011-6.gif" border="0" hspace="3" vspace="3" align="left" /><font face="Tahoma"><font size="-1"><strong>6.</strong> Resim 4 ve 5’te gösterilen işlemleri yatarken de yinelemek gereklidir. Sırt üstü yatınız, sol kolunuzu başınızın üstüne doğru getiriniz, sol omuz altına ufak bir yastık ya da bükülmüş havlu koyunuz. Bu biçimde yatış, incelemeyi kolaylaştırır. Daha önce tanımlandığı gibi, dairesel hareketlerle bütün memenizi parmaklarınızın ucu ile hissediniz.</font></font></p><br /><font face="Tahoma"><font size="-1"> </font></font> <br /><br /><br /><font face="Tahoma"><font size="-1">Derinin altında ya da meme dokusu içinde her zaman hissettiğinizden farklı olarak sert bir kitle olmadığından emin olmanız gerekir.  Eğer bir değişiklik ya da sert bir kitle farkedersiniz. En kısa sürede doktorunuza ya da bir genel cerrahi uzmanına başvurunuz.<br /><br /><strong>Kendi kendine meme muayenesi nedir ?<br /></strong>Kendi kendine meme muayenesi ideal olarak adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında, ayda bir kez yapılmalıdır. Her bilinçli kadın kendi kendine meme muayenesi yapmayı öğrenmeli ve bu muayeneyi düzenli olarak yapmayı alışkanlık haline getirmelidir. Memedeki kitlelerin %80''i, bu kitleler iyi yada kötü huylu olsun, kadınların kendisi tarafından ya tesadüfen, yada kendi kendine meme muayenesinde keşfedilmektedir. Tesadüfen keşfedilen kitleler genellikle çok büyük kitleler olmakta, aksine, usulüne uygun olarak yapılan kendi kendine meme muayenesinde daha ufak çaptaki kitleleri ve ek olarak meme kanserine işaret edebilecek bazı bulguları keşfetme imkanı doğmaktadır. Menopoz döneminde olan ve adet görmeyen kadınlar ise her ayın kendi belirledikleri bir gününde bu muayeneyi yapabilirler. Menopoz döneminde kullandıkları hormon ilaçları nedeniyle düzenli olarak adet görmeye devam eden kadınlar da yine bu muayeneyi adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında yapmalıdırlar.<br /><br />Nasıl yapılır ?<br />Muayene için belden yukarısı tamamen çıplak olmalıdır. Kendi kendine meme muayenesinin üç ayrı aşaması vardır:<br />* Gözle değerlendirme,<br />* Yatar pozisyonda elle değerlendirme,<br />* Ayakta elle değerlendirme,<br /><br />1- Memelerin gözle değerlendirilmesi<br />Kendi kendine meme muayenesinin ilk aşaması memelerin gözle değerlendirilmesidir. İyi aydınlatılmış bir odada üstünüzü tamamen çıkarıp ayna karşısına geçerek meme muayenenize başlayın: Memelerinizin biçiminde veya görünüşünde herhangi bir değişiklik olup olmadığına bakın. Memenizi kollarınız yanlara sarkıkken, başınızın üzerine kaldırmışken, elleriniz kalçalarınıza sıkıca bastırırken ve öne doğru eğilmişken olmak üzere, 4 pozisyonda kontrol edin. Bu dört durumda da şunların var olup olmadığını araştırın:<br />1- Her iki memenin şekil ve büyüklüğünde bir farklılık<br />2- Meme başında içeri doğru çekilme<br />3- Meme derisi üzerinde içe çekilme<br />4- Meme başlarının görünümünde farklılık (asimetri)<br />5- Meme üzerindeki toplardamarlarda aşırı belirginleşme<br />6- Meme başlarında veya meme derisinde olağan dışı kızarma<br />7- Meme başı akıntısı<br />Bunlardan en az birini tespit ederseniz hemen doktorunuza başvurun.</font></font><font face="Tahoma"><font size="-1"><br />2- Yatar pozisyonda elle değerlendirme<br />Sertçe bir zemin üzerinde başınızın altına bir yastık ve muayene edeceğiniz memenin olduğu omuzun altına katlanmış bir havlu koyarak yatın.<br />Elle değerlendirmede elin baş ve serçe parmakları dışında kalan üç parmağı meme dokusu üzerine yerleştirilerek parmakların hassas olan iç yüzeyleriyle dokuyu hissederek yapın. Sağ memenizi sol el, sol memenizi sağ el ile muayene edin. Üç parmağınızla memeyi göğüs duvarına doğru sağlam ama nazikçe bastırın. Memelerinizin nasıl bir yapıya sahip olduğunu hissederek öğrenin. Memenizin üzerinde gösterilen yönde hareket edin. Daireler şeklinde, aşağı yukarı ya da ışınsal olanı seçebilirsiniz. Bunu her zaman aynı yönde yapın. Bu sizin tüm meme alanını kontrol ettiğinizden emin olmanıza ve her ay memenizi nasıl hissettiğinizi hatırlamanıza yardımcı olacaktır.</font></font><font face="Tahoma"><font size="-1"> <p>3-  Ayakta elle değerlendirme<br />Bu muayene ideal olarak duş altındayken sabunlu elle yapılır. Suyun ve sabunun etkisiyle meme dokusundaki muhtemel kitleler çok daha kolay saptanabilir. Ayakta muayenede önce sağ elinizi ensenize yerleştirin ve yatar pozisyonda elle değerlendirmede yaptığınız işlemleri önce sağ memeniz için sonra da sol memeniz için tekrarlayın.Bu muayene sırasında olağan dışı bir şişlik, sertlik tespit ederseniz hemen doktorunuza başvurunuz.</p><p>Kendi kendine meme muayenesine hangi yaşta başlamalı, Erken meme kanseri tanı planı ne olmalıdır?<br />* Aylık kendi kendine muayene 20 yaşından itibaren başlamalıdır.<br />* Klinik meme muayenesi 20-39 yaş arası her 3 yılda, 39 yaşından sonra her yıl yapılmalıdır.<br />* 40 yaşından itibaren mamografi çekilmelidir.<br />* Mamografi 40-49 yaş arasındaki kadınlar için, önceki bulgulara göre her 1 yada 2 yılda bir çekilmelidir.<br />* 50 yaş ve üzeri için her yıl mamografi çekilmelidir.<br />* Doktor randevuları, kendi kendine muayene ve mamografileri not etmek için kişisel bir takvim edinilmelidir.</p><p>Az yağlı yemek, düzenli egzersiz yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak gereklidir.emedeki kitlelerin %80''i kadın tarafından yapılan bu aylık muayenede saptanır. Muayeneden sonra saptanan tüm kitle ve değişiklikler kanser olarak değerlendirilemez. Bunların çoğu kanser değildir. Ancak mutlaka ayrıntılı olarak bir doktor tarafından değerlendirilip kanser olmadığınız kesinleştirilmelidir. Eğer kitlenin kanser olduğu kesinleşse dahi, kendinizi takip ederek saptamış olduğunuz bu kitle, erken teşhis edildiği için, hem hayat kalitesi, hem de yaşam süresi açısından size birçok kazanç sağlayacaktır.</p><p>ÖNEMLİ !<br />Unutulmamalıdır ki, gözle değerlendirme aşamasında bir sorun olduğunu düşündüğünüzde veya elinize kitle geldiğini fark ettiğinizde gecikmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurmalısınız. saglık.tr.net den alıntıdır...<br /><strong><font color="#ff0000">Kadın Sağlığı<br /><br />Meme Muayenesi</font></strong><br /><br /><strong>Aranan Kelimeler:</strong> <em>muayene, meme, meme başı, meme muayenesi, göğüs muayenesi, meme muayenesi nasıl yapılır, kendi kendine meme muayenesi, meme muayenesi nasıl yapılır, nasıl yapılır</em><br /><br /><font color="#ff0000">Kadın Hastalıkları</font></p></font></font></div>]]></description>
			<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 15:13:54 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Pazar, 27 Aralık 2009 00:00  -  Doğum Kontrol Hapları</title>
			<link>http://www.bilgibu.com//index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=1797:dogum-kontrol-haplari&amp;catid=34:kadin-sagligi&amp;directory=1</link>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><div align="justify"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman"><br />DOĞUM KONTROL HAPLARI</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font face="Times New Roman" size="3"><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:fDZ7lmOnn3P6dM:http://www.ojemoje.com/kategori/ask/fotograflar/119685264545.jpg" border="1" title="doğum kontrol hapları" width="124" height="93" align="left" />1. Doğum Kontrol Hapları</font></span></strong><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"> <br />Vücudumuzda doğal olarak bulunan, yapılması ile adetlerinizin düzenini kontrol eden hormonların, sentetik şekillerini içerirler. Bu hormonlar östrojen ve progesteron hormonlarıdır. <br /><br />Bir çok doğum kontrol hapları, kadın yumurtalıklarından, yumurtanın serbestlenmesini önler, yumurtlamayı engellerler. Yumurta olamayınca da spermler tek başlarına döllenmeyi gerçekleştiremezler. <br /><br /></font><strong><span style="color: red">2. Ne Kadar Güvenlidir?</span></strong></font></font><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"> <br />Doğum kontrol haplarının kullanılması %97-99 oranında koruyuculuk sağlar. Ancak cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklara karşı bir koruyuculuğu yoktur. <br /><br /></font><strong><span style="color: red">3. Nasıl Kullanılır?</span></strong><font color="#000000"> </font></font></font><br /><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000">Her gün aynı saatte bir hap yutulmalıdır. Tek bir gün içilen hapın hiç bir etkinliği yoktur. İlaçların prospektüslerinde yazıldığı gibi başlanması ve devamı gerekir. <br /><br />Kullanımın ilk 6 ayında ve daha sonra da, yılda en az bir kez jinekolojik muayene önerilir. Herhangi bir neden ile de bir doktora başvurduğunuzda Doğum Kontrol Hapı kullanmakta olduğunuzu belirtiniz. <br /><br /></font><strong><span style="color: red">4. Avantajları Nelerdir?</span></strong></font></font><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"> <br />Gebeliğin önlenmesinde çok etkindir. <br /><br />Kolay kullanılır. <br /><br />Cinsel ilişki öncesinde yapılacak herhangi bir hazırlığı yoktur. <br /><br />Adet aralıkları kısalabilir, daha hafif geçebilir. <br /><br />Daha az adet öncesi gerginlik, akne, demir eksikliği, kansızlık ve Romatoid Artirit görülür. <br /><br />Bazı yumurtalık ve rahim duvarı kanserlerine ve pelvik enfeksiyon hastalığı denen bir hastalık grubuna karşı, bir miktar koruma sağlar. <br /><br />Daha az dış gebelik görülür. <br /><br /></font><strong><span style="color: red">5. Kimler Kullanmamalıdır?</span></strong></font></font><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"> <br />35 yaş üzerinde iseniz ve günde 15 ten fazla sigara içiyorsanız. <br /><br />Her gün aynı saatte ilaç alamayacaksanız. <br /><br />Sebebi anlaşılamayan vaginal kanamalarınız varsa. <br /><br />Kan pıhtılaşma anormalliği varsa. <br /><br />Karaciğer hastalığı olanlar. <br /><br />Kalp hastalığı olanlar. <br /><br />Meme veya rahim kanseri olanlar. <br /><br /></font><strong><span style="color: red">6. Olası Sorunlar Nelerdir?</span></strong></font></font><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000"> <br />Her gün aynı saatte hap almak unutulmamalıdır. <br />Emzirme dönemlerinde kullanılamaz. <br /><br /></font><strong><span style="color: red">Doğum Kontrol Haplarının Yan Etkileri</span></strong></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Geçici düzensiz adet kanaması gibi kanamalar, </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Kilo alma olasılığı, </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Baş ağrısı, </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bulantı, </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Göğüslerde hassasiyet, </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><font color="#000000">Ruhsal değişimler. <br /><br />Bu yan etkiler genelde 2-3 ayda kaybolur. <br /><br /></font><strong><span style="color: red">7. Mutlaka Okuyunuz!</span></strong></font></font><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000"> <br />Başlanan ilaca devam etmek ve o ay sonunda bırakarak tekrar hamile kalmak için hazır olabilirsiniz. Eğer aşağıdaki şikayetler sizde görülür ise bunlar ciddi olayların işaretleri olabileceğinden DERHAL HEKİMİNİZE BAŞVURUNUZ. Kendiliğinden geçmesini beklemeyiniz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Ciddi karın ağrısı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Nefes darlığı ve ciddi göğüs ağrısı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Ciddi baş ağrısı ve baş dönmesi <br /></font><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Görüş bulanması, gözde şimşekler çkıyor gibi olması veya körlük </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Ciddi bacak ağrıları ve şişmesi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Gözlerin beyaz kısmındaki ve ciltteki sarı rengin ortaya çıkması, sarılık </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Ciddi depresyon <br /><br />Bu istenmeyen durumlar çok az görülen durumlardır. Dünyada çok sayıda kadın tarafından kullanılmaktadır, siz de hekim kontrolünde güvenle kullanabilirsiniz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">DOĞUM KONTROL HAPLARININ KULLANIMI</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Doğum kontrol ilaçları 21 tane hap içeren kutular şeklinde satılır. Monofazik haplarda ilaç paketinin arka yüzünde her hap için haftanın bir günü yazar. İlk ilaç genelde adet kanamasının başladığı ilk gün alınır. Ancak kanamanın ilk 5 günü içinde alınmaya başlanması durumunda da etkisinden birşey yitirmez. Eğer hap almaya başlarken paketin arkasında yazan günden başlarsanız bu sayede hap atlayıp atlamadığınızı daha kolay kontrol edebilirsiniz. Örneğin adet kanamanız Çarşamba günü başlamışsa paketin arkasında Çarşamba yazan haplardan birini alarak başlamalı ve daha sonra sırayı izlemelisiniz. Eğer multifazik hap kullanıyorsanız mutlaka arkasında 1 yazan haptan başlamalısınız. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">21 hap hergün bir tane olacak şekilde alınır. Hapları kullanırken günün hemen hemen aynı saatlerinde almaya dikkat edilmelidir. Ancak burada çok katı olmak gereksizdir. Gün içinde hap alımında yaşanan 3-4 saatlik farklar bir problem yaratmaz. Hapların tok karnına alınması bulantı riskini azaltmakla birlikte aç ya da tok kanına alınması etkinliğini değiştirmez.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">21 gün boyunca kullanılan haplar bittiğinde ilaç alımına bir hafta ara verilir. Bir haftalık aranın sonunda yeni bir kutuya başlanır. Son hapın alımını takiben 3-4 gün içinde adet kanaması başlar. Yeni bir kutuya başlamak için adet kanamasının bitmesini beklemeye gerek yoktur. Kanama bitmiş olsa da olmasa da önceki kutunun bitiminden 7 gün sonra sekizinci günde yeni bir kutuya başlanır. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Yeniden özetleyecek olursak sadece ilk kutuya başlarken adet kanamasının ilk 5 günü içinde hap alımına başlanır. Daha sonra sürekli bir kutu kullanıp bir hafta ara vermek şeklinde kullanılır. Bu şekilde adet kanamaları düzenli olarak 28 günde bir olur. İlaç kullanılan dönemde kanama olmaz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><table border="1" cellpadding="0" class="MsoNormalTable" style="background: #fdcff4; border: 1.5pt outset"><tbody><tr><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8 1.5pt inset; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kullanımın özellikle ilk 3 ayı içerisinde ilaç almaya devam ederken lekelenme şeklide kanamalar olabilir. Bu kısmen beklenen bir durumdur ve zaman içerisinde geçecektir. Nadiren ilaç içerisindeki östrojen dozu kişiye az geldiğinden bu durum uzayabilir ve başka bir ilaca geçme gereksinimi doğabilir. Böyle bir olay başınıza geldiği taktirde jinekoloğunuzla irtibata geçiniz. </font></font></font></strong></p></td></tr></tbody></table><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Yapılan araştırmalarda kadınların %16'sında hap alımında düzensizikler yaşandığı saptanmıştır. Bu nedenle ilaç almayı unutmamak için belirli bir düzen oluşturmak yararlıdır. Örneğin gece yatmadan önce düzenli olarak dişlerini fırçalama alışkanlığı olan bir kişi OK kutusunu diş fırçasının yanına koyabilir. Benzer şekilde her sabah düzenli olarak makyaj yapıyorsanız kutuyu makyaj malzemelerinizin yanına koyabilirsiniz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Düzensizlik ve karışıklık en fazla 7 gün ara verilen dönemde yaşanmaktadır. Kişi yeni kutuya hangi gün başlaması gerektiğini şaşırabilir. Bu riski ortadan kaldırmak ve hergün hiç ara vermeden düzenli olarak hap alma alışkanlığını oturtmak için bazı markalarda 21 değil 28 tane hap bulunur. Bu markalarda ilk 21 hap östrojen ve progesteron içerirken son 7 hap aktif madde içermez ve renkleri diğerlerinden farklıdır (genelde kahverengi). Bu hapların içinde çoğunlukla demir bulunur. 28 hap içeren ilaçlar kullanılırken hiç ara verilmez ve kutu bitince hemen yeni bir kutuya başlanır. Aktif madde içermeyen son 7 hap alınırken adet kanaması başlar. Bu tür 28 hap içeren ilaçlar ülkemizde nadiren bulunmaktadır. <br /></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">DOĞUM KONTROL HAPLARININ KORUYUCULUĞU NE ZAMAN BAŞLAR?</span></strong><br /><font color="#000000">İlk kutuya adet kanamasının ilk beş günü içinde başlandığı ve hiç hap unutulup atlanmadan kullanıldığı taktirde koruyuculuk ilk hapın alımıyla birlikte başlar. İlk kutu kullanılırken ek bir korunma uygulamak gerekmez. Hap alımına ara verilen 7 günlük zaman diliminde koruyuculuğun devam edip etmediği e-posta ile gelen sorular arasında sıkça yer almaktadır. Böyle bir koruyuculuk azalması söz konusu değildir ve ara verilen yedi günlük sürede ilişkiden kaçınmak ya da ek korunma uygulamak gereksizdir. Ancak yedi günün sonunda yeni bir kutuya başlanmadığı taktirde teorik olarak ilacın koruyuculuğu sona erer ve hamile kalma riski doğar. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">DOĞUM KONTROL HAPLARININ KORUYUCULUĞU NE KADARDIR?</span></strong><br /><font color="#000000">Doğum kontrol hapı etkinliği çok yüksek bir yöntemdir. Tüm yöntemlere bakıldığında en etkili geri dönebilen korunma yöntemi haplardır. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bütün doğum kontrol yöntemlerinin teorik ve pratik koruyuculukları vardır. Aradaki fark kişisel farklılıklar ve kullanıcı hatalarından kaynaklanmaktadır. Usulüne uygun kullanıldığında oral kontraseptiflerin koruyuculuğu %99.96'dır. Başarısızlık şansı yani hap kullanımına rağmen hamilelik oluşması 1.000'de birden daha az görülen bir durumdur. Buna karşın pratik koruyuculuk oranı %97 civarındadır. Bu oran bile diğer pekçok yöntemin teorik koruyuculuğundan daha yüksektir. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">DOĞUM KONTROL HAPLARI EN FAZLA NE KADAR KULLANILABİLİR?<br />VÜCUDU DİNLENDİRMEYE GEREK VAR MI?</span></strong><br /><font color="#000000">Doğum kontrol hapları ile ilgili bilinen en büyük yanlışlardan birisi belirli aralıklarla hap kullanımına ara vererek vücudu dinlendirmenin gerekli olduğudur. Bu hurafenin kaynağı belli değildir. Büyük olasılıkla eski kuşak hapların kullanımı ile yaşanan bazı yan etkileri azaltmak ve hastanın hap kullanımından kaçmasını engellemek amacıyla eskiden yapılan bir öneriyken giderek alışkanlık haline gelmiştir. Bu yanlış inanış sadece ülkemizde değil pek çok gelişmiş ülkede de mevcuttur. Yapılan araştırmalar bu tür bir "ara"nın gerekli olmadığını ortaya koymuştur. Vücudu dinlendirmek amacıyla hap kullanımına ara vermenin tek bir etkisi vardır o da istenmeyen bir gebelik ortaya çıkmasıdır.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Eski kuşak yüksek miktarlarda östrojen içeren doğum kontrol hapları hayati tehlike doğurabilen yan etki görülme riskindeki artış nedeni ile 35 yaş üzerindeki kadınlarda kullanılmaz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Yeni yapılan çalışmalar düşük doz hapların uzun süreler güvenle kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bu nedenle yeni kuşak düşük dozlarda östrojen içeren oral kontraseptifler menopoza kadar kullanılabilir. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Oral kontraseptif ile korunan bir kadın çocuk sahibi olmaya karar verene kadar hiç ara vermeden kullanmaya devam edebilir. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">HAP ALIMI UNUTULURSA NE YAPMAK GEREKİR?</span></strong><br /><font color="#000000">Kadınların pek çoğu hap almayı zaman zaman unutmaktadır. Bu durumda hapın koruyuculuğu azalabilmekte ve istenmeyen gebelikler görülebilmektedir. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Eğer doğum kontrol hapınızı almayı unuttuğunuzu fark ederseniz unuttuğunuz hap sayısı ve bulunduğunuz döneme göre ek önlemler alarak istenmeyen bir gebeliğin önüne geçebilirsiniz. <br /><br /></font></p><table border="1" cellpadding="0" class="MsoNormalTable" style="background: #eb81d7"><tbody><tr><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">. </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ne yapmalı ? </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Ek korunma </font></font></font></strong></p></td></tr><tr><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">1 hap unutulursa </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Akla geldiği anda o hap alınır ve bir sonraki hap normal şekilde kullanılır </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Gerekmez </font></font></font></strong></p></td></tr><tr><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">İlk 2 haftada 2 hap unutulursa </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Takip eden 2 günde ikişer hap alınır </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Şart olmamakla beraber 7 gün ek korunma uygulanabilir. </font></font></font></strong></p></td></tr><tr><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Eğer 3. haftada 2 hap ya da herhangi bir zamanda ikiden fazla hap unutulursa </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Kalan haplar bırakılıp yeni bir kutuya başlanır </font></font></font></strong></p></td><td style="background-color: transparent; border: #ece9d8; padding: 0.75pt"><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman">Hemen ek bir korunma uygulanmalı ve 7 gün sürdürülmelidir. </font></font></font></strong></p></td></tr></tbody></table><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">KİMLER DOĞUM KONTROL HAPI KULLANAMAZ?</span></strong><br /><font color="#000000">Tüm ilaçlarda olduğu gibi doğum kontrol haplarının da kullanılmaması gereken durumlar vardır. Bunlardan bazılarında kullanıma kesinlikle izin verilmezken bazı durumlarda kontrol altında kullanıma onay verilebilir. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Doğum kontrol haplarının kesinlikle kullanılamayacağı durumlar</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bilinen ya da şüphe edilen gebelik varlığı: Adet gecikmesi olduğunda bu durumun altında yatan sebep aydınlatılmadan OK kullanımına başlanmamalıdır </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Trombofilebit: Damar iltihabı olan trombofilebit varlığında ya da daha önceden bu tür bir hastalık geçirmiş kişiler doğum kontrol hapı kullanamazlar. Oral kontraseptiflerin içinde bulunan östrojen hormonu kanın pıhtılaşmaya olan eğilimini arttırmaktadır. Damar içindeki kan pıhtılaştığında damarda yıkanma meydana gelmekte ve o damarı kanlandıırdığı alanda beslenme ve oksijenlenme bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Bu olay hayati organlardan birinde ortaya çıktığında ölüme kadar uzanan etkiler görülebilir. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Tromboembolik bozukluk, serebrovasküler hastalık varlığı ya da daha önceden geçirilmiş olması da benzer risk taşıdığından OK kullanımı kesinlikle sakıncalıdır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan yeni bir çalışmada düşük doz östrojen içeren doğum kontrol haplarının gelişmiş ülkelerdeki sigara içmeyen kadınlarda inme riskinde bir artışa neden olmadığı ancak gelişmekte olan ülkelerde bir risk artışının söz konusu olduğu bulunmuştur. Bu farkın nedeni büyük olasılıkla genel sağlık durumlarındaki farklılıklardır. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Koroner arter hastalığı ya da iskemik kalp hastalığı öyküsü </font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Belirgin karaciğer bozukluğu: Östrojen hormonu vücutta karaciğer tarafından yıkılır ve atılır. Eğer karaciğer tam olarak işlev göremiyorsa östrojen yıkılamaz ve istenmeyen etkiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle hepatit ya da başka bir nedenle karaciğer sorunu yaşayan kişiler doğum kontrol hapı kullanmamalıdırlar. Yapılan kan incelemelerinde karaciğer fonksiyon testleri normale dönene kadar OK kullanılmaz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bilinen ya da şüphe edilen meme kanseri: Östrojen hormonunun kanserli meme dokusu üzerindeki etkisi belli değildir. Bu nedenle meme kanseri ya da kuşkusu durumunda kullanılmaz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Tanısı konmamış anormal kanamalar: Anormal vajinal kanamalar pek çok hastalığın belirtisi olabilir. Bu hastalıkların bazıları doğum kontrol haplarından olumsuz şekilde etkilenebilir. Bu nedenle anormal vajinal kanaması olanlarda tanı konana kadar OK kullanılmaz. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">35 yaş üzeri sigara içenler. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><strong><span style="color: red"><font size="3"><font face="Times New Roman">Klinik değerlendirme sonrası hastanın onayı ile dikkatli şekilde kullanılabilecek olan durumlar</font></font></span></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Migren: Doğum kontrol hapları içerdikleri hormonların etkisi ile migren ağrılarını tetikleyebilir. Bazı kişilerde var olan migren daha da şiddetlenebilirken diğerlerinde ağrıların sıklığı ve şiddeti azalabilir. Bazı kişilerde ise daha önceden migren öyküsü olmamasına rağmen hap kullanmaya başladıktan sonra migren ortaya çıkabilir. Bu etki özellikle yüksek doz içeren haplarda belirginidir. Migren problemi olanların başka bir yöntem kullanması daha uygun olur. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Yüksek tansiyon:</strong> 35 yaşından genç olan kadınlar herhangi ek bir sorunları yoksa tansiyonları ilaçlarla kontrol altına alındıktan sonra düşük doz oral kontraseptifleri kullanabilirler. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Myomlar:</strong> Myom ile doğum kontrol hapları arasındaki ilişki tartışmalıdır. Eskiden bu ilaçların içerdikleri östrojen nedeni ile myomlarda büyümeye neden olacağı düşünülmekteydi. Ancak yapılan çalışmalarda bu tür bir etki saptanamamıştır. Myomu bulunan kadınlar düşük doz doğum kontrol haplarını güvenle kullanabilirler. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Gebeliğe bağlı şeker hastalığı:</strong> Gestasyonel diabet adı verilen bu durum gebelikte salgılanan hormonların etkileri sonucu vücudun şekeri metabolize etme yeteneğinde bozulmaya bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Önceki gebeliklerinde şeker hastalığı ortaya çıkan kadınlar yılda en az bir kez kan şekeri kontrolü yaptırmak şartıyla düşük doz östrojen içeren hapları kullanabilirler. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Şeker hastalığı:</strong> 35 yaşından genç şeker hastaları kan şekeri düzeyleri kontrol altında olmak şartıyla OK kullanabilirler </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Epilepsi (sara):</strong> Oral kontraseptifler epilepsi ataklarını tetiklemezler hatta bazı kadınlarda epilepsi krizlerinin sıklık ve şideetinde azalmalar rapor edilmektedir. Epileptik hastaların dikkat etmesi gereken durum kullandıkları ilaçların, doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilmesidir. Bu nedenle daha etkin bir korunma sağlanması için başka bir yöntem tercih edilebilir. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Gebelikte görülen tıkanma sarılığı:</strong> Gebelikleri sırasında safra yollarında tıkanma ve buna bağlı sarılık geçiren kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımı sırasında da benzer etkiler görülebileceğinden dikkatli olunmalıdır. Düşük doz içeren ilaçların bu tür tıkanma etkisi yaratması beklenmez. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Orak hücreli anemi:</strong> Taşıyıcı olan kadınlar düşük doz hapları kullanabilir. Orak hücreli anemi hastası olanlarda ise teorik olarak damar tıkanıklığı riski mevcuttur. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Safra kesesi hastalığı ya da sarılık ile birlikte seyreden hastalıklar </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font color="#000000"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong>Kan lipide değerlerinin yüksekliği:</strong> Kan lipidleri yüksek olanlar ya da ailevi lipid yüksekliği bulunanlar yakın tkip altında kullanmalıdır </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">AMELİYAT ÖNCESİ OK KULLANIMI</span></strong><br /><font color="#000000">Oral kontraseptifler kanın pıhtılaşma mekanizmasında değişikliğe neden olabildiği için herhangi bir nedenden dolayı ameliyat planlanan hastaların bu ameliyattan en az 4 hafta önce ilaç kullanımını bırakmaları önerilmektedir. Ancak bu öneri yüksek doz içeren haplar için geçerlidir. Bu öneriye uyulması yerinde olur ancak düşük doz hap kullananların bu kadar dikkatli olmaları gerekmez. Özellikle büyük cerrahi girişim geçirecek olanlarda ya da ameliyat sonrası damar tıkanıklığı geçirme riski normalden yüksek hastalarda ise her türlü doğum kontrol hapının kesilmesi yerinde olur. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">EMZİRME DÖNEMİNDE KULLANIM</span></strong><br /><font color="#000000">Doğum sonrası oral kontraseptif kullanımı sütün hem miktarını hem de kalitesini azaltmaktadır. Bu nedenle emziren annelerde 3 aydan önce doğum kontrol haplarının kullanılması önerilmez. Emzirmeyen ya da düzensiz emziren anneler ise doğumu takip eden 6. haftadan başlayarak düşük doz doğum kontrol haplarını kullanabilirler. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">DÜŞÜK YA DA KÜRTAJ SONRASI KULLANIM</span></strong><br /><font color="#000000">12. haftadan daha erken bir dönemde gebelik düşük ya da kürtaj ile sonlanırsa zaman kaybetmeden hemen aynı gün doğum kontrol hapına başlanabilir. </font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">12 haftadan daha büyük gebelikler söz konusu olduğunda ise yüksek doz ilaçların kullanılması planlanıyorsa geleneksel olarak 2 hafta beklemek gereklidir. Bu teorik uygulamanın amacı dmar tıkanıklığı riskini azaltmaktır. Düşük doz ilaçların ortaya çıkması bu uygulamayı da gereksiz kılmıştır. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Gebelik haftası ne olursa olsun kürtaj, düşük ya da erken doğumu takiben düşük dozlu oral kontraseptifler hemen kullanılmaya başlanabilir. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">BAŞKA İLAÇLARLA BİRLİKTE DOĞUM KONTROL HAPI KULLANIMI</span></strong><br /><font color="#000000">Halk arasında bazı antibiyotiklerin kullanımının doğum kontrol hapının etkisini azalttığı ve hamileliklere yol açtığına dair hikayeler anlatılır. Bunlar doğru değildir. Temel olarak karaciğerin çalışmasını etkileyen ilaçların doğum kontrol hapının metabolizmasını değiştirerek etkinliğini azaltabileceği kabul edilir. Aşağıdaki ilaçları kullananlarda bu tür bir sorun yaşanabileceğinden başka bir doğum kontrol yöntemi seçilmesi uygun olur:</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Rifampin </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Fenobarbital </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Fenitoin </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Primidon </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Karbamezepin </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Primidon </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Etosüksimid </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Griseofulvin </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Tam olarak ortaya konmamış olmakla birlikte doğum kontrol hapları aşağıdaki ilaçların etkisini arttırabilir ve bu ilaçlar doğum kontrol hapıyla birlikte alınırken dozlarının düşürülmesi gerekebilir: </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Diazepam </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Klordiazepoksit </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Teofilin </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Trisiklik antidepresanlar </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Tam tersi olarak parasetamol ve aspirin kullanırken daha yüksek doz almak gerekebilir. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">C vitamini kan östrojen düzeylerini arttırarak ara kanamalara neden olabilir Bu nedenle günde 500 miligramdan fazla C vitamini alınıyorsa vitamin hapı ile doğum kontrol hapı alımı arasında en az 4 saat ara olmalıdır.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Yeni nesil düşük doz oral kontraseptiflerin ise bu tür etkileri son derece düşüktür.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">DOĞUM KONTROL HAPI KULLANAN HASTALARIN TAKİBİ</span></strong><br /><font color="#000000">Genç, sağlıklı ve risk faktörü içermeyen ve yeni nesil düşük doz doğum kontrol hapı kullanan kadınlar yılda bir kez muayene edilmelidirler. Bu muayenelerde;</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Öykü </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Tansiyon kontrolü </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Meme muayenesi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Karaciğer muayenesi </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Jinekolojik muayene </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">PAP smear testi yapılır </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Yüksek doz kullanan ya da yüksek risk grubunda olan kadınlar ile yukarıda belirtilen rölatif kontraendikasyonları taşıyan kadınlar ise tercihan 6 ayda bir kontrol edilmelidir. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">İlk kez doğum kontrol hapı kulllananlar ise olası yan etkilerin saptanması ve kullanımda hata olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla jinekologları ile görüşmelidirler. Bu görüşmede muayeneje gitmek şart değildir. Telefon ya da e-posta ile yapılan görüşmeler yeterli olur.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Doğum kontrol hapları ilk zamanlarda zannedilenden çok daha güvenli bulunmuştur. Doğum kontrol hapını bırakmanın en önemli nedeni yan etkilerden duyulan korkudur. Oysa yan etkiler hem son derece nadirdir hem de halk arasında sıkça söz edilen kısırlık yapar, kilo aldırır, düzeni bozar gibi hikayelerin gerçekle uzaktan ya da yakından ilgisi yoktur. Üstelik doğum kontrol haplarının istenmeyen gebeliklerden korunmanın yanısıra kadın sağlığı açısından pek çok ek yararı vardır. </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Doğum kontrol hapı kullanmaya başlamadan ya da kullanırken kontroller sırasında rutin laboratuvar incelemesi yapılması çoğu zaman gereksizdir. Bazı grup hastalarda ise kan şekeri ve kan lipid profillerinin kontrol edilmesinde yarar vardır. Bunlar:</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">35 yaş üzeri kadınlar </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Ailede kalp hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon öyküsü olanlar </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Gebeliğe bağlı şeker hastalığı öyküsü olanlar </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Şeker hastalığı olanlar </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Kilo problemi olanlar </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><strong><span style="color: red">DOĞUM KONTROL HAPININ KESİLMESİ GEREKEN DURUMLAR</span></strong><br /><font color="#000000">Aşağıdaki durumlar ortaya çıktığında doğum kontrol hapına hemen ara vermeli ve zaman kaybetmeden jinekoloğunuzla görüşmelisiniz.</font></font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Uzun süren başağrısı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Başağrısı ile birlikte görülen başdönmesi, bulantı ve kusma </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bulanık görme </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Ani görme kayıpları, geçici körlük </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Tek taraflı ve kesilmeyen başağrısı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Tedaviye cevap vermeyen başağrısı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Bacaklarda kızarıklık ve ağrı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">İnme ya da felç </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Şiddetli karın ağrısı </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Şiddetli göğüs ağrısı ve nefes almada güçlük </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">Kan basıncında yükselme </font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><br /><strong><font color="#ff0000">Doğum Kontrol<br /><br />Doğum Kontrol Hapları</font></strong></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">&nbsp;</p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong>Aranan Kelimeler:</strong> <em>doğum konrol, doğum kontrol hapları, doğum konturol hapı, doğum konturol hapları, doğum kontrol nedir, doğum kontrol hapları nelerdir, hangi haplar doğum kontrolünü sağlar, doğum konrol haplarının yan etkileri, doğum kontrol haplarının kullanımı</em></font></font></font></p><br /><font color="#0000ff"><strong><u>Doğum Kontrol Hapları</u></strong></font><br /></div></div>]]></description>
			<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 22:00:00 +0100</pubDate>
		</item>
	</channel>
</rss>
